Yüzümü Güldüren, Güzel Yüzlü Kadın: Şebnem Bozoklu

Çarşamba, 30 Temmuz 2014 12:57

Ulan İstanbul fenomen olma yolunda ilerliyor. Dizinin yıldızı Şebnem Bozuklu ise her bölüme damgasını vuruyor. Gizem Kaboğlu Şebnem Bozoklu’ya dair her şeyi Dipnot Tablet için yazdı.

 

Yüzümü Güldüren, Güzel Yüzlü Kadın: Şebnem Bozuklu

Ekranların sevilen yüzlerinden her ay bir portre ile sizleri buluşturmak gelenek oldu artık, portrenin yanında başarısının sırrını irdelemek de elbette. Bu kez ibre Ulan İstanbul’un bıçkın Yaren’i Şebnem Bozoklu’yu gösteriyor. Canım Ailem’in Meliha’sı olarak geniş kitlelerce tanınsa da ekran macerası Selena dizisine kadar dayanıyor. Emret Komutanım ve Derman dizilerinde rol aldığını hatırlattığımda “nasıl fark edememişiz” dediğinizi duyar gibiyim. Canım Ailem’den sonra Bizim Yenge ve Cesur Hemşire dizilerinde Şebnem Bozoklu adını gördüğümüzü belirtirken gelin ünlü oyuncunun başarısının sırrını irdeleyelim diyorum…

Şebnem Bozoklu yaşıtlarıyla değil, Perran Kutman, Binnur Kaya, Füsun Demirel gibi deneyimli oyuncularla kıyaslandı ve kıyaslanıyor. Elbette bunda tanındığı projede yaşı büyük bir karakteri canlandırmasının etkisi olsa da bu isimlerin anılmasının bir nedeni de sıcak diziler ile özdeşleşmesi oldu. Bizim Yenge de Ulan İstanbul da bu açıdan bakıldığında denklemi tamamlayan öğeler. Adı geçen ancak anlaşılamayan aksiyon ve dram projeleri olduğunu da belirtirken Karagül’ün ilk castında yer alan ismin Bozoklu olduğunu da hatırlatmakta fayda görüyorum. Her ne kadar ısınamadığım Cesur Hemşire gibi bir projede yer alsa da genel anlamda aynı hedef kitleye uygun iş seçimleri yapan Bozoklu, her ismin bir marka olduğu varsayımıyla ilerlersek doğru bir marka konumlandırması yapıldığının örneği. “Cebimde daha çok yetenek var” dercesine Soğuk adlı filmde ve Festen gibi pek çok farklı oyunda yeteneklerini sergileyen oyuncunun ekranda ise birbirini anımsatan daha doğrusu birbirinden referans alınabilir işlerde rol almasının tesadüf olmadığını ve doğru menajerle buluşmanın sonucu olarak karşımızda olduğunu düşünüyorum.

“İdeal Kadın”: Yaşasın Kıvrımların Yükselişi

Mankenden oyuncu olur mu tartışmaları hatırlarsınız, aslında bu tartışmanın varlığı bile ekranda yer alan fiziksel imajın göstergesiydi. Yıllar içinde aşka layık görülen, en büyülü aşk hikayeleriyle idealleştirilen kadının bel ölçüsü giderek küçüldü. Televizyonun idealize ettiği kadınlar magazin figürleri olarak yıllar içinde verdikleri kiloları yarıştırdılar, bikinili görüntüleriyle selülit avcısı kameramanların objektifine gülümseyerek poz verebilmek için spor salonlarında sabahladılar. Kıvrımlı hatlara sahip kadın ve erkekler diziler içinde bile kilolarıyla konu edildi, Baskül Ailesi buna net bir örnektir. Şebnem Bozoklu sıfır beden trendinin yükselişini sürdürdüğü ekranlarda tam da Hollywood’da 32 beden tartışmasının yaşandığı günlerde Meliha gibi bir başrolle adeta izleyicinin güzellik beklentisinin TV’nin idealize ettiği gibi olmadığını gösterdi. Sosyal medyada adına yazılan her üç iletiden birinde “güzel kadın” olarak betimlenen ünlü oyuncu, Canım Ailem’den sonraki projelerinde aşık olan ve olunan kadın olarak da ekrana geldi. 38 beden bir kadın oyuncunun neredeyse olmadığı TV dünyasında kıvrımların çekiciliğini ilan etti ve Canım Ailem’de yaşından büyük bir kadını canlandırmasına rağmen başarılı oldu. Sempatik halleri, yeteneği ve tam da bahsettiğim ideal kadın imajına ters düşen kıvrımlarının da etkisiyle erkekler kadar kadınların da övgüsüne nail oldu.

Tamamı için:

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

 available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Get-it-on-Google-Play