“Yeni Eğitim Sistemi” ile neler değişecek? Uzmanlar Dipnot.tv’ye değerlendirdi

Pazartesi, 9 Eylül 2013 13:56

fft99_mf3557124- 8′inci sınıflara uygulanacak merkezi yazılılar 6 dersten yapılacak.

- İki yazılısı olan derslerden ilki, 3 yazılısı olanlardan da ikincisi merkezi olarak düzenlenecek.
- Sınavlar iki okul gününe yayılacak. O günlerde okullar tatil edilecek.
- Sorular çoktan seçmeli olacak. 4 yanlış 1 doğruyu götürmeyecek.
- İleride sınavlar, açık uçlu soruları da içerecek hale getirilecek.
- Sınava giremeyen öğrencileri, telafi sınavlarına belirlenen merkezlerde girecek.
- Liselere yerleştirmelerde 6, 7 ve 8′inci sınıf yıl sonu başarı puanlarının ortalamasının yüzde 30′u ile 8′inci sınıf ağırlıklı olarak merkezi sınav puanının yüzde 70′inin toplamı kullanılacak.
- Yıl sonu başarı puanı, not ile değerlendirilen tüm derslerin ağırlıklı yıl sonu puanlarının o dersin haftalık ders saati sayısı ile çarpımının o sınıfa ait haftalık ders saatleri toplamına bölümünden elde edilen puanı ifade edecek.
- Fen ve teknoloji, matematik, Türkçe, yabancı dil, din kültürü ve ahlak bilgisi ile inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersleri, merkezi değerlendirme sistemi kapsamında olacak.
- Merkezi değerlendirmeler iki yazılısı olan derslerden birincisi, üç yazılısı olan derslerden ise ikincisi olmak üzere yapılacak.
- 2013-2014 döneminden itibaren okullara alternatif olarak çıkan kurumlara artık ihtiyaç duyulmayacak.

faruk_koprulu

Özel Dershaneler Birliği Derneği Başkanı Faruk Köprülü:
“Tek ders sınav olsa da öğrenciler dershanelere yönelecek!”

SBS’nin kaldırılmasıyla “okul haricinde kurumlara ihtiyaç kalmadı” fikrine ben katılmıyorum. Tek bir sınav olmasa dahi öğrenciler ders başarısını arttırmak için dershanelere yönelecektirler. Her ne kadar merkezi sınav denilmese de yeni sınav sistemi “Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan bir sınav” olma statüsünü hala hazırda sürdürmekte. Ayrıca her koşul altında öğrenciler daha iyi bir okul, daha parlak bir gelecek için sürekli olarak okul dışında alternatif kurumlara başvuracaktırlar.

Uygulanabilirlik açısından da yeni sistem farklı zorluklar getirecektir. Çünkü eski sistemde bir sınav var iken şuanda 36 sınav olacak ve yeni sorunlar doğuracaktır. Soru hazırlama, soru kitapçıklarının dağıtımı ve sonuçlarının değerlendirilmesi süreçleri oldukça sıkıntılı olacaktır.

cihat şener

Eğitim Uzmanı Cihat Şener
“Daha akıcı bir yapı oluşturuluyor.”

Yeni sınav sisteminin makul olduğunu söyleyebiliriz. Belki önemli bir kaç noktaya değinebiliriz:
1- Sınav sisteminin daha çok güven vermesi gerekir .
2- Sınavın içeriği dikkatle hazırlanmalıdır.
3- Ölçme değerlendirme yapılırken daha iyi olmalıdır.

Genel olarak çok sınavlı sistem kötü değil, hatta bir öncekinden daha iyi. İnsanlarda hakim olan “değişiklik kötüdür” düşüncesi yanlış. Kötü olan bir şeyin düzeltilmesi doğru olandır.

Geçmiş dönemde alınan kararlar revize ediliyor, güncelleştiriliyor; daha iyi daha akıcı bir yapı oluşturuluyor.

Burada belki kötü ya da hatalı olan şu var: belli sayıdaki yanlışın doğruyu götürmemesi. Yanlış soruların doğruyu götürmeyecek olması öğrenciyi, sorunun cevabını atmaya, yanıtını bilmeden cevaplamaya iter.

sadık gültekin

Eğitim Uzmanı Sadık Gültekin
“Dışarıdan takviye gerekli olacak!”

Her sınıfta ülke genelinde yaklaşık 1 milyon öğrenci var ve 6-7-8. Sınıfların toplamında yaklaşık 4 milyon öğrenci var. Bu öğrencilerin 3 yıl boyunca girecek oldukları 36 sınav 3 yılda, 4 milyon x 36 ‘dan 144 milyon öğrencinin sonuçlarının değerlendirilmesi gerekiyor. Bu da büyük bir maliyet doğuruyor. Seçimler de dahi 40 milyon seçmen oy kullanıyor. Bu 144 milyon öğrencinin kitapçıklarının Ankara’dan diğer illere dağıtılması, ardından geri toplanması büyük bir küfler olacak; bu bütçe ile çok sayıda okul yapılabilir.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı “uzun yıllar süren araştırmaların sonrasında bu sistemin ortaya çıktığını” söylüyor fakat daha önceki söylemlerden farklı bir sistem ortaya konmuş durumda. Öncesinde %40 öğretmen kanaati %60 sınav performansı denilmişti. Fakat şimdi ise %30 ve %70 şeklinde kanaat notu olmaksızın bir puan sistemi oluşturulmuş durumda.

Diğer bir konu ise 3 ya da 4 yanlışın doğruyu götürmüyor olması. Bu durumda öğrencilerin sıralanmasında önemli sorun teşkil edecek gibi duruyor. Çünkü çok sayıda adayın sınav sonucunu değerlendirirken, sıralamada dengeyi bozabilmek adına bu kıstasın olması önemli bir etken.

Yeni sınav test usulü olacak fakat okullar bu sisteme göre eğitim vermiyor. Sınırlı sürede çok sayıda soruya cevap vermesi için mecburen dışarıdan takviye gerekli olacak. Bu takviye de ya “özel ders” ya da “merdiven altı dershanelerde” gerçekleşecek. Bu tür bir gelişme de beraberinde kayıt dışı bir ekonomi getirecek.

Son olarak da; Kadıköy Anadolu Lisesi, Kabataş Lisesi gibi kurumlara nasıl girileceğine dair sorular cevapsız kaldı. Ancak şu şartlar altında görülen o ki, bu okullarda şahsi sınavlarıyla öğrenci alacaklar ve adaylar daha fazla sınava girmek zorunda kalacak.

abbasguçlu

Eğitim Uzmanı Abbas Güçlü:
“Yeni sistemde artan sınav sayısı öğrencilerin yaşadığı stresi arttıracak.”
Yeni sınav sistemini değerlendirmek için öncelikle üç kritere bakmamız gerekiyor.

1- Adiliyet
Şartlara bakıldığında sistemin adil olduğunu söylemek doğru değil. Kolejde okuyan bir öğrenci ile Hakkari’de bir okulda eğitim gören bir gencin aynı imkana sahip olduğunu söyleyemeyiz.

2- Uygulanabilirlik
Türkiye zaten yıl içerisinde 180 iş günü ile en az eğitim süresine sahip ülkelerden birisi. Kar-Kış tatilleri, bayram tatillerine ek olarak bir de sıvan günleri takvimi sıkıştıracak. 2 milyon öğrencinin aynı anda sınav olması hava şartları nedeniyle zor olacak ve erteleme imkanı da yok.

3- Sürdürülebilirlik
Sistemin uzun zaman zarfında sürdürülebilir olduğunu söylemek de mümkün değil. Yine daha önce Eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik OKS sisteminin öğrenciler üzerinde yarattığını belirterek, SBS sistemi getirmişti. Fakat yeni sistemde artan sınav sayısı öğrencilerin yaşadığı stresi ve sınav yoğunluğunu daha da arttıracak. Belki de gelecek yeni Bakan da bu sistemi değiştirecek.