Woody Allen’in suçlamalara cevap olarak bugün New York Times’a yazdığı açık mektubun tam metni (Türkçe)

Cumartesi, 8 Şubat 2014 19:48

Ünlü yönetmenWoody Allen New York Times gazetesine yazdığı mektupta, evlatlık kızı Dylan Farrow’a cinsel tacizede maruz bulunduğu iddiasını bir kez daha reddetti. İşte Woody Allen’in bugün New York Times’a yazdığı açık mektubun tam metni:

“21 yıl önce Mia Farrow beni ilk kez çocuk istismarı ile suçladığında bu fikri o kadar saçma buldum ki üzerine iki defa bile düşünmedim. Çok hırçın bir ayrılık sürecinden geçiyorduk ve aramızdaki düşmanlık ve velayet savaşı git gide enerji kazanıyorudu. Kötü niyetinin kendine hizmet eden şeffaflığı o kadar barizdi ki kendimi müdafa etmek için avukat bile tutmadım. Sinema sektöründeki mümessilim bana Mia Farrow’un suçlamayı polise götüreceğini ve ceza avukatına ihtiyacım olacağını söyledi.

Safiyane bir şekilde bu suçlamanın derhal reddedileceğini çünkü tabi ki Dylan’ı istismar etmediğim için her aklı başında insanın bu dalaverayı göreceğini düşündüm. Sağduyu galip gelecekti. Sonuçta ben daha önce (ya da sonra) çocuk istismarı ile hiç suçlanmamış 56 yasında bir adamdım. Mia ile 12 yıllık birlikteliğimde bir kere olsun bana bu uygunsuz davranışa benzer bir şeyi öne sürmedi. Birden bire, bir öğleden sonra arabamla Mia’nın Connecticut’daki evine doğru çocukları bir kaç saatliğine görmeye giderken, öfkeli düşmanımın sahasında, yarım düzine insanın önünde, evleneceğim insanla mutlu ilişkimin ilk günlerindeyken, tam bu zamanı bir çocuk istismarcısı olarak kariyerime başlamak için seçecek olmam en şüpheci kafaya bile uzak bir ihtimal olarak görünür. Bu çılgın senaryonun mantıksızlığı bana çok açık göründü.

Yine de Mia benim Dylan’ı taciz ettiğim konusunda ısrar etti ve onu muayene için doktora götürdü. Dylan doktora taciz edilmediğini söyledi. Mia sonra Dylan’ı dondurma yemeye götürdü, çocuk geri geldiğinde hikayesini değiştirmişti. Polis soruşturmaya başladı, muhtemel bir iddianame havada asılı kaldı. Ben gönüllü olarak yalan makinesine girmeyi istedim, ve sonucunda da temiz çıktım çünkü saklayacak birşeyim yoktu. Mia’ya da bunu teklif ettiğimde kabul etmedi. Geçen hafta Stacey Nelkin adında, yıllar önce ilişkim olan bir kadın, Mia ve ben 21 yıl önce velayet davasında savaşırken, Mia’nın kendisinden benimle birlikteyken reşit olmadığını şeklinde basına gerçek dışı ifade vermesini istediğini söyledi. Stacey kabul etmedi. Nasıl bir karakter ile karşı karşıya olduğumuzu hepimizin bilmesi için bu anekdotu buraya ekledim. Bunu öğrenen birisi Mia’nın neden yalan makinasına girmek istemediğini daha iyi anlayabilir.

Bu arada Connecticut polisi bu tip olaylarda yardım için özel bir soruştuma ünitesi olan Yale-New Haven Çocuk Cinsel İstismar Kliniğine başvurdu. Bölge savcısının kendisine kılavuzluk etmesi için başvurduğu ve tarafsız, deneyimli erkek ve kadınlardan oluşan bu grup olaya dahil olan herkesle görüşerek, her delili inceleyerek aylar süren titiz bir soruşturma yaptı. Nihayetinde de şu sonucu yazdılar, burada alıntı yaparak aktarıyorum. “Uzman görüşümüze göre Dylan, Mr. Allen tarafından istismar edilmemiştir. Ayrıca, Dylan’ın video bandındaki ifadeleri ve bizim değerlendirmemiz sırasındaki ifadeleri 4 Ağustos 1992′de olan gerçek olaylara işaret etmemektedir. Görüşümüzü oluştururken Dylan’ın ifadelerini açıklamak için 3 hipotez üzerinde durduk. Birincisi Dylan’ın ifadeleri doğruydu ve Mr. Allen ona cinsel istismarda bulunmuştu, ikincisi Dylan’ın ifadeleri doğru değildi ve duygusal olarak hassas olan ve huzursuz bir ailenin içindeki bir çocuk tarafından gerginliklere bir tepki olarak uydurulmuştu., ve üçüncüsü Dylan annesi Ms Farrow tarafından tebihlenmiş ya da etkilenmişti. Dylan’ın cinsel olarak istismar edilmediği sonucuna vardık, ancak ikinci mi yoksa üçüncü formül mü doğru bunu belirleyemedik. İnanıyoruz ki iki formülün birleşimi Dylan’ın cinsel istismar iddiasını en iyi şekilde açıklamakta daha muhtemeldir.

Bundan daha açık olabilir mi? Mr Allen, Dylan’ı istismar etmemiştir; muhetmelen hassas ve gergin 7 yaşındaki bir çocuk Mia Farrow tarafından tembihlenmiştir. Bu sonuç bazı insanları hayal kırıklığına uğrattı. Eyalet savcısı bir ünlünün dahil olduğu bir davayı yürütmek için sabırsızlanıyordu ve çocukların velayet davası hakimi Yargıç Elliott Wilk iş suistimal konusuna geldiğinde çok sorumsuzca  ”muhtemelen ne olduğunu asla bilemeyeceğiz” fikrini yazdılar.

Ama biliyoruk, çünkü hiç bir belirsizlik olmamaksızın herhangi bir istismar olmadığı belirlenmişti. Yargıç Wilk bana karşı oldukça kabaydı ve Mia’nın evlatlık kızı olan ve o zamanlar 20′li yaşlarında olan Soon-Yi ile olan ilişkimi hiç bir zaman tasvip etmedi. Benim yaşlı bir adam olarak genç bir kadından istifade ettiğimi düşündü. Mia da bunu uygunsuz bularak çileden çıkmıştı ama kendisi de 19 yaşındayken ondan çok yaşlı olan Frank Sinatra ile çıkıyordu. Yargıç Wilk’in hakkını vermek gerekirse Soon-Yi ve benim ilişkim hakkında kamuoyu da dehşete düşmüştü ama nasıl göründüğünün ötesinde bizim hislerimiz gerçekti ve şimdi 16 yıllık bir evliliğim ve 2 evlatlık çocuğum var. (Bu arada, medya sirkinin ve yalan suçlamaların gölgesinde Soon-Yi ve ben evlatik ajansları ve evlatlık mahkemesi tarafından didik didik edildik ve herkes evlat edinmemizi kutsadı.)

Mia çocukların velayetini aldı ve herkes kendi yoluna gitti.

Benim kalbim kırılmıştı. Moses bana kızgındı. Ronan’ı pek iyi tanımıyorudm çünkü Mia doğduğundan beri ona yaklaşmama izin vermiyordu. Taptığım ve çok yakın olduğum Dylan için ise Mia kardeşimi arayarak “O benim kızımı aldı ben de onun kızını alacağım” dedi. Onu bir daha hiç görmedim ve ne kadar uğraşsam da onunla konuşamadım. Onu hala çok derin duygularla seviyordum, ve Soon-Yi’ye aşık olmuş olmamın onun bir piyon gibi kullanımasına yol açtığı için kendimi suçlu hissediyordum. Soon-Yi ve ben, Dylan’ı görmek için sayısız girişimde bulunduk ama Mia, Dylan’ı nekadar çok sevdiğimizi bilmesine rağmen küçük kıza verdiği acı ve zarara kayıtsız kalarak sadece kinini yatıştırmak uğruna girişimlerimizin hepisini engelledi.

İşte o zaman 14 yaşında olan Moses Farrow’dan yaptığım alıntı: “Annem kızkardeşime cinsel tacizde bulunduğu için ve aileyi yıktığı için bamamdan nefret etmemi kafama yerleştirmeye çalışıyordu. Moses 36 yaşında ve profesyonel bir aile terapisti. “Tabi ki de Woody kardeşimi istismar etmedi” diyor Moses. “Kardeşim Woody’yi çok severdi ve onu görmek için sabırsızlanırdı. Annem evde korku ve babama karşı nefret atmosferi yaratmadan önce asla ondan saklanmazdı” diyor. Dylan 7, Ronan 4 yaşındaydı, ve Moses’a göre hikaye bu şekilde yıllarca devam etti.

Burada kısaca Ronan durumuna da değinmek istiyorum. O benim oğlum mu yoksa Mia’nın öne sürdüğü gibi Frank Sinatra’nın oğlu mu? Kabul ediyorum, mavi gözleri ve yüz yapısı ile Frank’e çok benziyor, ama eğer öyleyse bu ne demektir? Yani bütün o velayet davası süresince Mia yeminli olarak yalan söyledi ve Ronan’ı yalan bir şekilde oğlumuz olarak mı gösterdi? Frank’in oğlu değilse bile, olabileceği gibi bir ihtimal ortaya atması, onun birlikte olduğumuz yıllar içinde gizlice Frank ile ilişki halinde olduğunu gösterir. Çocuk bakımı için verdiğim onca paradan bahsetmiyorum bile. Yani ben Frank’in oğluna mı bakıyordum? Burada yine böyle bir hayat süren bir insanın namusuna ve dürüstlüğüne dikkat çekmek istiyorum.

Şimdi, 21 yıl sonra, Dylan Yale uzmanlarının araştırıp yanlış bulduğu bir suçlama ile yeniden öne çıkıyor. Ve nasıl oluyorsa bu suçlama 21 yıllık ayrılığımız süresince biraz da yaratıcılık ile sihirli bir biçimde zengileşmiş.

Ben Dylan’ın suistimal edildiğine inanmadığından şüphe duymasam bile, eğer 7 yaşından beri bir çocuga güçlü bir anne tarafından babasından nefret etmesi öğretilmiş ve istismarcı bir canavar olarak gösterilmişse, yıllardır süren bu telkinin, Mia’nın oluşturmak istediği bu imajın sonunda kök salmış olması o kadar inanılmaz mı? 21 yıl önce uzmanların Mia’nın bir anne olarak telkine bulunduğunu farketmeleri şaşırtıcı mı? Uydurulmuş bu istismarın gerçekleştiği yerin seçimi de başarısız ama ilginç. Mia tavan arasını seçmiş. Benim asla girmeyeceğim kadar küçük, sıkış tıkış, kapalı ve bir kişinin zar zor ayakta durabileceği bir yer ve benim ciddi klostrofobim var. Beni oraya bir iki kereliğine birşey göstermek için çağırmıştı ve gittim, ama koşarak geri çıktım. Fikir şüphesiz ki ona Dory Previn’in (Mia Farrow’un eski kocası, beseteci Andre Previn’in eski eşi) “With My Daddy in the Attic” (babamla tavan arasında) adlı şarkısından geliyor. Bu şarkı, Dory Previn’in Mia hakkında, kocasını elinden aldığı için yazdığı “Be aware of young girls” (genç kızlara dikkat edin) adlı şarkısınında bulunduğu albümde yer alıyor. İnsan kendine soruyor, mektubu Dylan mı yazdı, yoksa en azından annesi tarafından mı yönlendirildi? Mektubun Mia’nın eski ve kirli gündemini geliştirmek dışında Dylan’a bir yararı ne? Bana çamur atarak zarar vermek. Hatta film starlarını işin içine katıp profesyonel zarar verme teşebbüsünde de Dylan değil Mia kokusu var.

Sonuçta eğer konuşmak Dylan için bu kadar gerekliyse aylar önce Vanity Fair dergisine konuşmuştu zaten. Burada yine Moses Farrow’dan alıntı yapıyorum: “Annemin bizi çok sık piyon olarak kullandığını bildiğimden, aile içinde kimsenin yazdığı hiç bir şeye inanmıyorum”. Nihayetinde, Mia da gerçekten benim kızını taciz ettiğime inanıyor mu? Sağduyu şunu sorar: Bir anne eğer 7 yaşındaki kızına bir tacizci tarafından cinsel olarak istismar edildiğini öğretiyorsa (korkunç bir suç) Golden Globe’da tacizcisinin onuruna gösterilen bir klipte yer almasına müsade verir mi?

Tabi ki de Dylan’ı taciz etmedim. Onu sevdim ve umuyorum ki bir gün kendi irinli kızgınlığını kızının iyiliğinden çok daha fazla umursayan bir anne tarafından sömürülerek onu çok seven babasından mahrum bırakıldığını anlayacak. Babasından nefret etmesi ve cinsel olarak istismar edildiğine inandırılması sevimli bir genç kadına çoktan psikolojik zarar vermiş bile, ve Soon-Yi ve ben umuyoruz ki o da bir gün tıpkı Moses gibi kimin onu kurban ettiğini anlayacak ve bizimle yeniden sevgi dolu ve yapıcı bir bağ kuracak. Kimse istismar kurbanlarının konuşmaları için gereken cesaretlerinin kırılmasını istemiyor, ama yalan yere suçlanan insanlar da var ve bu da çok yıkıcı bir şey. (Bu benim bu konudaki son sözümdür ve bundan böyle bu konuda benim adıma kimse yorum yapmayacaktır. Yeterince insan zarar gördü)”

 

Çeviri: Dipnot.tv / Ildem Wilson