Woody Allen İstanbul’da Film Çeker mi? Ali Arıkan yazdı

Cumartesi, 24 Ağustos 2013 15:35

[wzslider autoplay="true" transition="'slide'"]

Woody Allen’ın Avrupa’ya olan sevdası kariyerini eski kıtaya taşımasından çok önce de belliydi. Fransız yeni dalgacılarına, Federico Fellini’ye, Ingmar Bergman’a ve savaş sonrası Alman gerçekçiliğine olan ilgisi eski filmlerinde de zaman zaman yer almıştı. Match Point’le Avrupa’ya adım attığında şahsen geç bile kaldığını düşünmüştüm.

Londra’da geçen Match Point’i, yine aynı şehirdeki Scoop ve Cassandra’s Dream izledi. Bu iki film neresinden bakarsanız bakın ustanın vasatın altındaki eserlerinin arasına girebilecek düzeydeydi. Onları, nispeten daha iyi olan ve Barcelona’yla çevresinde geçen Vicky Christina Barcelona izledi. Hem gişede hem de Oscar’larda başarılı olan filmden sonra Whatever Works için New York’a geri dönse de, bir sonraki filmi You Will Meet a Tall Dark Stranger’ı da yine Londra’da çekti. Bunu, yönetmenin Avrupa furyasının en başarılı filmi olan Midnight in Paris takip etti. Tam anlamıyla şaheserdi o film. Ondan sonra gelen To Rome With Love da fena değildi ama Midnight in Paris’i Allen’ın panteonunda yerinden edemedi.

Woody Allen’ın son filmi Blue Jasmine yine New York’ta geçiyor. Ülkemize birkaç ay sonra gelir. Başrollerinde Colin Firth, Emma Stone ve Marcia Gay Harden’ın yer aldığı yönetmenin yeni filminin çekimleri ise Fransa’nın güneyinde devam ediyor. Yani Allen yine Avrupa’ya geldi.

Geçen hafta bir haber vardı. Allen’ın Rio’da film çekmesi için şehrin Belediye Başkanı Eduardo Paes, her şeyi göze aldığını belirtti. Paes, “ Tüm yapım masraflarını karşılayacağım. Buraya gelip film çekmesi için ne kadar para gerekiyorsa ödemeye hazırım” dedi. Woody Allen, Rio’da film çeker mi, bilmiyorum. Birkaç ay önce Stockholm’den de bu yönde bir teklif geldiği konuşulmuş, Allen da hem şehre hem de İsveç sinemasına olan sevgisinden dolayı, konuya sıcak baktığını açıklamıştı. Gerekli olan iki şey vardı nitekim: Hikaye ve 14 milyon Euro’luk bütçe. Bunları bulursam yaparım diyordu Allen.

Peki İstanbul’da film çeker mi? Her şeyden önce, Allen’ın filmini çekeceği şehri seviyor olması lazım. Hem seviyor hem de biliyor olması. Geçen sene Hürriyet’ten Hakan Gence’ye verdiği bir röportajda Allen, “Nasıl bir hikâye olur bir fikrim yok ama İstanbul film çekmek için oldukça egzotik bir yer, neden olmasın” demişti. Filmini satıyordu, uluslararası basınla konuşuyordu, onun için “hayır, çekmem” demesini beklemek saçma olurdu. Zaten Allen şöyle devam ediyordu: “Daha önce sadece bir kez İstanbul’a geldim. Bir caz konserinde çaldım ve fazlasıyla keyifliydi. Birçok Türk filmi izledim ama birdenbire sorunca yönetmenlerin adı aklıma gelmiyor.”
Woody Allen’ın Roma’da çektiği To Rome With Love’ın bütçesinin tamamını Roma karşıladı. Woody Allen da atıldı bu işe. Ama kendisinin de daha önce söylediği gibi Roma’yı fon olarak kullanabileceği, Romalıları konu alan bir film yapmak istiyordu. Woody Allen iflah olmaz bir Fellini hayranıydı ne de olsa, onun için hem görsel hem de tematik anlamda şüphesiz çok doluydu.

İstanbul deyinceyse adamın aklına caz konseri, kebap, lokum gibi şeylerin geldiği belli. Zaten Türk sinemasına da o kadar aşina değil (onu hiç suçlamıyorum). Onun için Stockholm varken, hatta Rio varken, İstanbul’a gelir mi? İçindeki sanatsal boşluğu doldurmak için geleceğini sanmıyorum.

Ama İstanbul çıkarıp da Woody Allen’a 15 milyon Euro verir ve işine de hiç karışmayacağını taahhüt ederse, işte o zaman gelir herhalde. Eğer Olimpiyatları alamazsak o fondan bir 15 milyon euro’cuğu Woody Allen’a vermek hiç de kötü bir fikir değil.

Ali Arıkan

App. Store’dan iPad ve iPhone’nunuza indirmek için TIKLAYINIZ

Tags