“Vatandaş ön yargılar nedeniyle AB’ye güvenini kaybetti”

Çarşamba, 3 Temmuz 2013 14:58

egemen-bagisAvrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, İzmir’de katıldığı ‘Parlamentolar arası Yaz Kampı’nda, “AB insanlık tarihinin en kapsamlı barış projesidir. Bu önemine rağmen kıtasal barış projesidir. Türkiye’nin üyeliği bu kıtasal barış projesini küreselleştirecektir. Bize havlu attırmak isteyenlere, kendi iç politikalarında Türkiye’nin üyelik sürecini istismar etmek isteyenlere prim vermedik, vermeyeceğiz” dedi.

Egemen Bağış, İzmir Swissotel’de ‘Gençlik, demokrasi ve değişim’ konularında düzenlenen üç günlük ‘Parlamentolararası Yaz Kampı’nın açılışına katıldı. Estonya, Hırvatistan, Litvanya, Lüksemburg, Portekiz, Romanya ve Türkiye’den milletvekilleri; Belçika, İsviçre ve Türkiye’den üniversite öğretim üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, gazeteciler; Hırvatistan, Macaristen, Türkiye’den ulusal parlamento görevlisi yaklaşık 100 kişinin katıldığı kampın açılışında konuşan Bağış, Avrupa Birliği sürecinin sonucundan çok daha önemli olduğuna dikkat çekti. Bağış, “Bu süreç Türkiye’nin ilk başladığı 1959 yılından bu yana, 54 yıl içinde çok farklı bir noktaya gelmesine neden oldu. Kişi başına milli gelirin 4 bin dolardan 11 bin dolara yükselmesinin, yıllık turizm gelirinin 9 milyar dolardan 30 milyar dolara çıkmasının, Türkiye’deki daha sağlıklı gıdaya, oyuncaklara, daha iyi yollara daha iyi hastanelere ve daha iyi eğitimine ulaşmasının sürecidir” dedi.

“FIRSATLAR RÜZGARA BENZER”

Başmüzakereci Bağış, AB’nin Türkiye’ye olan ihtiyacının, Türkiye’nin AB’ye olan ihtiyacından daha önemli noktaya geldiğine dikkat çekerek, “Türkiye’nin kalkınması zenginleşmesi AB’de elimizi güçlendirmekle kalmıyor. Fırsatlar rüzgara benzer, marifet onu geçerken tutabilmektir. Türkiye o fırsatları çok iyi tutmuştur değerlendirmiştir” dedi.

“VATANDAŞ ÖNYARGILAR NEDENİYLE AB’YE GÜVENİNİ KAYBETTİ”

AB Bakanı Bağış, AB üyesi bazı ülkelerin Türkiye’yi görmeden üyeliğine karşı çıktıklarını öne sürerek, şöyle konuştu:

“Bu süreçte AB’de en büyük engel olarak gördüğümüz önyargıların kırılması. Bu, değişim programlarıyla olacaktır. Üyeliğe karşı çıkanlar Türkiye’ye hiç gelmemiş olanlar. Görseler üyeliğe sıcak bakarlar. Bu tür programlarla önyargılar kırılır. Bizim yaptırdığımız anketlerde de Türk halkının neredeyse tamamının AB reformlarının Türkiye’nin demokrasinin insan haklarını güçlendirdiğine katılıyorlar. Reformlar konusunda Türk halkının neredeyse tamamı, reform adımlarının Türkiye’nin demokrasini güçlendirdiğine katılıyor. Ama vatandaşlara ‘AB’ye üye olmak istiyor musunuz’ diye sorduğumuzda bu destek yarıya iniyor. Önyargılar maalesef karşılıklı. AB ve reformlar konusunda arzulu olan vatandaşımız önyargılar nedeniyle AB’ye güveni kaybetti. Türkiye’nin önemini idrak eden entelektüeller dışında Türkiye korkusu var ama korkunun acele faydası yok.”

“AVRUPA’NIN EN GEÇ NÜFUSU”

Bakan Bağış, Türkiye’nin Avrupa’nın en genç nüfusuna sahip ülkelerden biri olduğunu belirterek, “Gençler sadece gelecek değil aynı zamanda bugündür. Benim vatandaşlarımın yüzde 75′i 40 yaşın altında. Tarih boyunca gençlerle övündük. Bugün üyesi olmaya çalıştığımız AB’nin ortalama yaşı 45, biz 28 ortalama yaşla en genç nüfusa, en güçlü orduya sahibiz. Enerjinin yüzde 70′i bizim ülkemizin güneyinde ve doğusunda” dedi.

“SUNİ ENGELLER KALKARSA BİRKAÇ YIL İÇİNDE ÜYE OLABİLİRİZ”

AB Bakanı Egemen Bağış, Türkiye’nin reformları yüzde 65 düzeyinde gerçekleştirdiğini, suni engeller ve siyasi blokajlar kaldırıldığında birkaç yı içinde üye olabileceğini öne sürerek, şöyle konuştu:

“AB insanlık tarihinin en kapsamlı barış projesidir Bu önemine rağmen kıtasal barış projesidir. Türkiye’nin üyeliği bu kıtasal barış projesini küreselleştirecektir. Bize havlu attırmak isteyenlere, kendi iç politikalarında Türkiye’nin üyelik sürecini istismar etmek isteyenlere prim vermedik, vermeyeceğiz. Suni engeller siyasi blokajlar kaldırılırsa, birkaç yıl içinde üye olacak durumdayız. Reformlar, yüzde 65 düzeyinde olumlu hale gelmiştir. Bugün üye olup kriterleri yakalayamayan ülkeler olduğunu biliyoruz. Türkiye’nin yaşadığı sıkıntılı sürecin, AB’nin bazı ülkelerinin önyargılarından kaynaklandığını biliyoruz. Reformlar, Türkiye’ye kem gözle bakmak isteyenleri aynı zamanda durduran bir süreçtir.”

“OYUN OYNAYAMAYIZ”

AB Uyum Komisyonu Başkanı, AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Tekelioğlu, Türkiye’nin AB üyeliği hedefinde sıkıntı olmadığını, bazı AB ülkelerinin Türkiye’ye bakışında yanlışlık ve terslik olduğunu ifade etti.

AB’ye 2004 yılında üye olan Litvanya Parlamentosu Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı Juras Pozela, “AB’nin Türkiye’ye daha çok ihtiyacı var. Türkiye’nin katılım sürecinde ulusal siyasi oyun olamaz. Biz bu konuda herhangi bir oyun oynayamayız. Biz gençler olarak açık olmalıyız ve dünya için gereken değişikliklerden korkmamalıyız. Biz genellikle şunu duyarız. Gençler dünyanın geleceğidir. Sadece geleceği değildir, aynı zamanda bugünüdür. Bu bizim de işimizdir. Türkiye’nin AB ailesine yani ait olduğu aileye girmesi bizim de görevimizdir” dedi.