Ünlü Spikerler Halit Kıvanç, Orhan Ayhan ve Okay Karacan’ın Dünya Kupası anıları Dipnot Tablet Özel Eki’nde

Pazartesi, 23 Haziran 2014 13:56

Ünlü Spikerler Halit Kıvanç, Orhan Ayhan ve Okay Karacan’ın birbirinden özel Dünya Kupası Anıları Dipnot Tablet Özel Eki’nde…

OKAY KARACAN

okay karacan

Dünya Kupası’nda maç anlatmak insanın hayatında her zaman unutulmaz bir an oluyor. Nijerya ile Bulgaristan’ın oynadığı maça feci çalışmıştım. Yaş ortalamaları, iki takımın ayakkabı numaralarından, kariyerlerine kadar hepsi vardı. Nijerya Bulgaristan karşısında 3-0 galip geldi. Nijerya iyi jenerasyon yakalamıştı.  Yekini’nin topu ağlara gönderdikten sonra Silver’e sarılması jeneriklere konu olmuştu. Stoichkov’un ofsayt sonrası en direk vuruştan topu ağlara göndermesi ve kural gereği gol olmaması… Bunları nakletmek, Dünya Kupası anlatmak enfes keyifli bir şeydi. Çok büyük bir keyifti. Hayatımın futbol anlamında, bir futbol maçına nasıl hazırlanılır, bir futbol maçı nasıl anlatılırın dersini aldığım maçtır. 94 Dünya Kupası, tabii ilk Dünya Kupa’m olması itibarıyla unutulmazdır.

1994 Amerika’daki Dünya Kupası’nda Cattle Bowl Stadı’nın yanında bir park var. Bu parkın içerisinde bir lokanta var. Gidebileceğiniz yegane yer. Fakat yemekleri son derece lezzetsiz ama başka çaremiz yok. Pilav en çok beğendiğimiz yemek ama o da yağsız ve tuzsuz olduğu için hiçbir şeye benzemiyor. Bir iki gün böyle gittik ama pilavı doğru düzgün yemek istiyoruz. Sonunda bir gün Tansu Polatkan’la gittik. Tansu dedi ki, ‘Neden mızırdanıyorsunuz? Gayet lezzetli oluyor.’ Nasıl lezzeti oluyor diye sorduk. Burada soğan çorbası var. Burada da pilav var. Soğan çorbasının suyunu alıyorsunuz. Pilavla karışıyorsunuz. Normal pilav haline geliyor. Sonra gittim, denedim. Mükemmel bir hale geldi. Sonra orada yemeklerden memnun olmayan gazetecilerin de bizim formülü uyguladıklarını, soğan çorbasının suyuyla pilava hayat verdiklerini gördük. Tabii bu bir anı olarak kaldı. Dört sene sonra Fransa’ya gittik. Fransa’da gittiğimiz her yerde aynı yemekleri yiyoruz ama çorba bulamıyoruz. Bir arkadaşımız dedi ki, ‘ben çorba içmek istiyorum.’ O sırada Lyon’dayız. Gecenin o vakti Lyon’un en lüks restoranlarından birine gittik. Dedim ki burada et falan ye. Yok dedi çorba içmek istiyorum. Çağırdım garsonu. İki tane spesyelimiz var. Tamam, B olsun dedim. Emin misiniz diye sordu. Eminim dedim. Sonra etler geldi. Ben, Acun Ilıcalı, uplinkten arkadaş, kameraman yemekleri yiyip, sohbet ediyoruz. Sonra köşede bir tane servis arabası belirdi. Üzerinde dev bir tencere var. Yanında 55 yaşlarında bir aşçı yürüyor. Sonra yanımıza geldi. İşte aşçımızın çok ünlü soğan çorbası diye tanıttılar. Sonra büyük bir törenle arkadaşımıza servis ettiler. Arkadaş tattı ve ‘ben bunu beğenmedim, geri gönderebilir miyiz dedi?’ Aşçı da heyecanla tebrik ve teşekkür bekliyor. Hemen toparlayarak adama döndüm. Çok teşekkür ederiz, çok beğendi arkadaş dedim ama adam bana inanmadı. Sonra yine törenle arabayı geri çektiler. Tabii biz kıpkırmızı olduk. Sonra hesap geldi. Çorbanın fiyatı 150 dolarmış. Bunun üzerine orada arkadaşlara soğan çorbası hikâyesini anlattım. O yüzden Dünya Kupası deyince aklıma soğan çorbası gelmiyor değil.

 

Yazının devamı Dipnot Tablet’in yeni sayısında…

Dipnot Tablet Dünya Kupası Özel Eki için buraya tıklayın.

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Get-it-on-Google-Play