Üniversite’de bölüm seçme stresi ve tedavi yöntemleri! Cüneyt Özdemir yazdı

Cumartesi, 13 Temmuz 2013 17:40

standardized-testsÜniversite ne işe yarar?

Durun öyle değil de şöyle soralım ‘üniversite bir işe yarar mı?’

Hop, hemen celallenmeyin sevgili akademisyenler. Niyetim onca emeğinizi, çabanızı, yıllarınızı boşa çıkartmak değil. Sadece şu aralar üniversitede yeni bir bölüm seçip hayatlarının geleceğini belirleyecek üniversite kapısında birikmiş genç arkadaşlarımla bir ufuk turu yapmak istiyorum.

Ben Basın Yayın Yüksoukulu’na girip değişen müfredatlarla İletişim Fakültesinden mezun olmuş bir sistemzede olarak Mülkiye’nin yanıbaşında ‘iliştirilmiş’ okulda bu sorunun bayağı bir cevabını aramıştım. Gün oldu şu anda Kanal D’nin anahaber bültenini sunan Serdar Cebe ile okulu boykot edip Güler Pastanesi’nde takıldık, gün oldu okulun fotoğrafçılık atölyesinde isyan ayağına dersleri astık. Ama gün oldu Ahmet Taner Kışlalı’nın derslerine girip kıran kırana tartışmalara katıldık. Bülent Çaplı ile işi abi kardeşliğe de bağladık.

Yine de yıllar boyunca üniversite koridorlarını arşınlarken ‘ulan acaba burada boşuna mı zaman kaybediyoruz?’ sorusu beynimizi kemirdi durdu. Daha doğrusu diğer arkadaşların beynini kemirdi durdu demek daha doğru olur. Zira ben 3. sınıfta bir yabancı haber ajansında eşek gibi çalışmaya başlamıştım. 4. sınıfa geçtiğimde 32. Gün prorgamında asistanlığa kapak atmış ve okulu iyiden iyiye kızağa çekmiştim.

Zaten üniversiteyi bir yıl gecikmeli bitirmemin nedeni de iş hayatım oldu.

Gelin görün ki 24 yıldır gazetecilik yapıyorum bir tek kişi bile bana diplomamı sormadı. İşin fenası ben de diplomamı kaybetmiş durumdayım. Sorsalar bile nerede olduğunu bilmiyorum.

Yine de benim durumuma bakıp ‘üniversite okumaya gerek yok’ diye düşünmeye başlarsanız yanılırsınız. Zira üniversite okumak iyi bir şeydir. Hele de sevdiğiniz bir bölümü yakaladıysanız şahane bir şeydir. Yeter ki beklentilerinizi iyi belirleyin.

Üniversite bizim memlekette bir iş bulma kurumu gibi algılandığı için herkesin beklentisi genelde ilk yıllarda bu yönde gelişiyor. Böyle olunca da hayalkırıklığı duvarına tosluyor. Oysa üniversitenin tanımı biraz da insanların düşünce formasyonunu geliştirdikleri, kendi kendilerini yetiştirdekliri mekanlar anlamına geliyor.

Ben bunu ‘hayat avansı’ olarak adlandırıyorum.

Bir konu hakkında bilgi sahibi olmak, düşünebilmek, daha önce düşenenlerin düşüncelerini öğrenmek ve en önemlisi tartışabilmek için size tanınan fırsatlar ya da  uygun zaman aralıkları da diyebiliriz bu duruma.

Bizim üniversite hayatımızın ilk iki yılı sabırsızlıkla gazetecilik mesleğini öğreneceğimiz anı beklemekle geçmişti. 3. yılda gazetecilik olarak tanımladığımız kamera kullanımı, daktilo yazımı (evet böyle bir ders vardı) radyo piyesi yapımcılğı (vallahi böyle bir meslek de vardı) derslerini almaya başladığımızda aslında üniversite adına alacağımızı çoktan almıştık. Bir gazeteci olarak müzik tarihinden, muhabeseye, Anayasa’dan Türkçe’ye kadar pek çok farklı branşta bir nevi ‘genelkültüre giriş’ düzeyinde bilgi sahibi olmuştuk.

Zaman zaman ofisimize genç arkadaşların gelip yıllar önce benim sabırsızlığımın bir benzeri ile kapımıza dayandıklarını görürüz. Hepsine aynı tavsiyede bulunurum. ‘İlk iki yıl stajı mıtajı boşverin kafanıza göre takılın’ derim. Okuyun, gezin sinemaya gidin. İleride bütün bunlara pek fırsatınız olmayabilir. Nitekim bütün stajyerlerimizi 3. sınıftan itibaren alır ve kendi meslek ilkelerimize göre yetiştiririz. Dipnot Tablet’in Yayın Yönetmeni Emiyra Yılmaz ile bu şekilde çalışmaya başlayalı 17 yıl oldu. En genç çalışma arkadışımızla 5 yıldır aynı çatı altındayız.

Biz Allahın şanslı kullarıyız. Sevdiğimiz bir bölümü okuduk ve sevdiğimiz işi yapabiliyoruz. İşsizliğin her geçen gün arttığı bu dönemde emin olun bu bile bir lütuf.

Üniversite tercihini hangi branş üzerine yapmaya henüz karar verememiş ve heyecanla kurdeşen dökme kıvamına gelen genç arkadaşlarımıza bir iki tavsiyem olacak.

İlk olarak sevdiğiniz bir bölümü seçin seçebiliyorsanız.

İkinci olarak çok büyük beklentilerle gitmeyin kayıt sırasına hangi okul hangi bölüm olursa olsun sonuçta iş dönüp dolaşıp sizde bitiyor.

Üçüncü olarak çok da takmayın kafanıza arkadaşlar.

Diplomanızı nereden alırsanız alın hayat suyu bir şekilde yolunu buluyor ve sizi bambaşka bir yere de yönlendirebiliyor.

İyi haftalar…

App. Store’dan iPad ve iPhone’nunuza indirmek için TIKLAYINIZ