Uğur Meleke ile 5 Soru 1 Şike

Cumartesi, 29 Haziran 2013 17:10

uğur-meleke_c4f398ed-c3f8-4b6e-9380-c662a0b088cd_4_33070A8F-D05D-4E83-A696-A63487803403UĞUR MELEKE İLE 5 SORU 1 ŞİKE

UEFA Disiplin Kurulu’nun açıkladığı cezalar ile 3 Temmuz 2011 tarihinde başlayan şike süreci yeni bir boyut kazandı. Fenerbahçe’nin 2+1 yıl, Beşiktaş’ın 1 yıl Avrupa kupalarına katılımın men cezası almasını ve şike sürecinde gelinen son noktayı Milliyet Gazetesi spor yazarı Uğur Meleke’ye sorduk. Sürecin başından yazılarında futbol ahlakını öne çıkaran, adaletin kulüplerin ekonomik değerinden daha önemli olduğunu söyleyen Uğur Meleke Dipnot Tablet’e ilk günden beri en çok nerede yanlış yapıldığını ve kendisini en çok hangi konunun üzdüğünü açıkladı.

Dipnot Tablet:  3 Temmuz 2011 tarihinde başlayan şike sürecinde en büyük hata hangi aşamada yapıldı?

Uğur Meleke: O kadar çok hata yapıldı ki.  Eski TFF’nin aylarca “yeterince delil yok” diye konuyu sündürmesi… Ortada yeterince delil yoksa neden Fenerbahçe’yi Avrupa’ya göndermediniz?

Fenerbahçe Kulübü’nün aylarca masum olduğunu iddia ettikten sonra CAS’taki davasını geri çekmesi… Önce 58’inci madde değişsin, sonra değişmesin demesi…

Yeni TFF’nin “şike sahaya yansımamış” açıklamasından sadece bir hafta sonra PFDK’nın İbrahim Akın ve Ahmet Çelebi’ye“müsabaka sonucuna etki etmekten” ceza vermesi… Eğer Akın ve Çelebi müsabaka sonucuna etki etmekten ceza aldıysa, şike sahaya nasıl yansımadı? Eğer şike sahaya yansımadıysa, Akın ve Çelebi müsabaka sonucuna nasıl etki etti?

Sanırım özetle gangren olmuş parmağı kendimiz kesemememizdi en büyük hata.

Dipnot Tablet:  Şike sürecinin yaşandığı günlerde yazdığın bir yazıda ” Aziz Yıldırım mahkemede ‘darağacında bile son sözüm Fenerbahçe’ dedi. Bunun yerine ‘darağacında bile son sözüm adalet’ demesi daha iyi olurdu” şeklinde yazmıştın. Şike sürecinde adı geçen herkes ilk günden beri son ve tek sözümüz adalet deseydi, bugünlere gelinir miydi?

Uğur Meleke: Muhakkak ki gelinmezdi. Zaten aslında büyük planda sorunumuz da böyle özetlenebilir.

Dipnot Tablet: UEFA’nın cezalarından sonra gazeteler Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın maddi kayıplarını, olası transfer kayıplarını yazıyorlar. Kimse tarihe sürülecek şike lekesinin itibar kaybını konuşmuyor.  Türk futbolunda para, onuru ne zaman yendi?

Uğur Meleke: Başbakan, “8 takım düşerse futbol ekonomisi batar” dediğinde. Spor Bakanı, “hepimiz aynı gemideyiz” açıklamasını yaptığında. Namusluların neden namussuzların gemisinde olması gerektiğini hiç anlayamadım zaten.

Dipnot Tablet:  Bu günden sonra neler olacağına dair hukuki öngörüler mevcut. Hukuki sürecin nasıl işleyeceğinden öte, eğer cezalar onanırsa top yekün bir şekilde temize çıkmak için adım adım neler yapılmalı?

Uğur Meleke: Bence o tren kaçtı. 3 Temmuz 2011′in üstünden tam 724 gün geçti. Bu 724 gün kimsenin kimseye güveninin kalmadığı, sokaktaki adamın spor sektöründeki hemen herkesten nefret ettiği, büyük bir oyunun oynandığına kâni olduğu bir 724 gün oldu. Şahsen ben umudumu büyük ölçüde yitirdim.

Dipnot Tablet: Şike süreci ve bugün gelinen noktada seni en çok üzen ne oldu?

Uğur Meleke: Beni üzen çok şey oldu tabii. Ama kırılma noktası sanırım Mehmet Ali Aydınlar’ın 58′inci maddeyi kongreye götürme kararı oldu. Aydınlar, o noktada yetkisini kullanıp, maddeyi değiştirip puan cezası vs. uygulasa belki yanlıştan bir kademe de olsa dönülebilirdi.

Dipnot Tablet’in yeni sayısını indirmek için hemen tıklayınız…