Üçüncü Havalimanı’nı Anlama Kılavuzu! Ağaçlar nereye taşınacak?

Pazartesi, 13 Mayıs 2013 14:55

[wzslider autoplay="true" transition="'slide'"]

Kapasite yetersizliği nedeniyle İstanbul’a yapılacak olan üçüncü havalimanı için en çok merak edilen konulardan biri de ihaleyi kimin, hangi teklifle kazanacağıydı. Geçtiğimiz hafta yapılan ihaleyi, cumhuriyet tarihindeki en yüksek teklif olan 22.1 milyar Euro’luk rakamla Limak-Cengiz-Kolin-Mapa-Kalyon ortaklığı kazanırken, şimdi de inşaatın nasıl yapılacağı tartışılıyor.

Yolcu kapasitesiyle dünyanın en büyüğü olacak İstanbul’un üçüncü havalimanı için konsorsiyum, en geç bir yıl içinde havalimanının inşaatına başlamayı planlıyor. Ancak bölgedeki ağaçların nereye taşınacağı, göllerin ne olacağı, denizin nasıl doldurulacağı ve bu paranın nasıl finanse edileceği gibi sorular yanıt bekliyor.

Üçüncü Havalimanı Tam Olarak Nereye Yapılacak?
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından hazırlanan haritaya göre yeni havalimanı Karadeniz’in kıyısında Eyüp ile Arnavutköy ilçe sınırlarına kurulacak. Havalimanının kuzeyinde Yeniköy ve Akpınar Köyü, güneyinde ise Tayakadın ve Işıklar Köyü var. Eski maden ocakları ile ormanlık alana kurulacak havalimanının yüz ölçümü 76.500.000 metrekare olacak.

Yapım kararı alınan 3. köprünün yeni havalimanına bağlanacak olması bölgede yeni yerleşim yerleri de mi oluşturulacak sorusunu doğuruyor. Bu soruya Radikal Gazetesi’nden Çağlar Yurtseven 5 Mayıs tarihli yazısında şöyle cevap veriyor: “Medeniyet tarihi gösteriyor ki, yolun gittiği yere yerleşim de gider, yeni otoyolun ve köprünün güzergâhında yerleşimin başlaması da kaçınılmaz. Bu, ülkemizde “çevre yolu” olarak yapılan kara yollarının bir süre sonra “şehir içi” yola dönmesinden de, köprü ve otoyol güzergâhında şu an sit alanı olan ve normal koşullarda hiçbir inşaatın yapılamayacağı arazilerin fiyatlarındaki olağanüstü artıştan da belli. Tahribat için yalnız yukarıda sayılan projeler bile yeterliyken bir de yeni yerleşim yerlerinin kurulması da kısa vadede ortaya çıkacak. Tahribatın tam boyutları hakkında öngörümüz de olamayacak, çünkü Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, üçüncü köprüyü ÇED’den muaf tutacak bir yönetmelik çıkardı!”

Dünyanın En Büyük Havalimanı

Havalimanının yapımının 2018’de sonuçlandırılması bekleniyor. Dört etapta bitirilmesi beklenen, yılda ortalama 80 bin kişiye iş imkanı sağlanacak olan havalimanının hizmete girmesiyle 120 bin kişiye iş imkanı yaratacak.

Tüm etaplar bittiğinde İstanbul’un üçüncü havalimanı, yaklaşık 1,5 milyon metrekarelik kapalı alanı olan, yıllık 150 milyon yolcu kapasiteli bir havalimanı olacak. Yeni havalimanı tamamlandığında 165 yolcu köprüsü, terminaller arasındaki ulaşımın raylı sistemle yapıldığı 4 ayrı terminal binası, 3 teknik blok, 8 kontrol kulesi, her türlü uçak tipinin operasyonuna uygun müstakil 6 pist, 16 taksi yolu, 500 uçak park kapasiteli toplam 6,5 milyon metrekare büyüklüğünde apron, şeref salonu, kargo ve genel havacılık terminali, devlet konuk evi, yaklaşık 70 bin araç kapasiteli açık ve kapalı otopark, havacılık tıp merkezi, oteller, itfaiye ve garaj merkezi, ibadethaneler, kongre merkezi, güç santralleri, arıtma ve çöp bertaraf tesisleri gibi yardımcı tesislerden oluşacak.

Tesis, tamamlandığında yolcu kapasitesi bakımından dünyanın en büyük havalimanı olacak.

Ağaçlar Nereye Taşınacak?

Havalimanı inşaatında en tartışmalı konulardan birisi de bölgede bulunan ağaçlar. İlk ÇED raporunda, bölgede 2 milyon 513 bin 341 ağacın bulunduğu belirtilmişti. Bölgedeki bu ağaçların 1 milyon 855 bin 391 adedinin taşınacağı, 657 bin 950’sinin de kesileceği ifade edilmişti. Ancak, Nihai ÇED raporunda ağaçların son durumuyla ilgili herhangi bir bilgi yer almıyor.

Daha önce Olimpiyatlar için Yunanistan 400.000 adet ağaç, Çin ise 1 milyon ağaç taşıdı. Başka ülkelerde de gerçekleştirilen bu işlemin, ağaçların filizlenme dönemleri dışında olan kasım ile mart ayları arasında gerçekleştirilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, bu durumun çok hassas olduğunu vurguluyorlar. Özel ağaç taşıma makineleri kullanılması gereken bu işlemde, bir makine günde en fazla 10 adet ağaç taşıyabiliyor. Ağaçların taşıma işleminden sonra yaşaması ise taşınacak bölgeye ve zamana bağlı durumda. En önemli nokta ise Avrupa Standartlarına göre ağaç taşıma işleminin başarılı sayılabilmesi için taşınan ağaçların %85’nin yaşaması gerekiyor.

1 milyon 855 bin ağacın nereye, ne zaman taşınacağı konusunda verilen eksik bilgiler nedeniyle uzmanlar bölgedeki bulunan ormanlık alanın tahrip edileceğini düşünüyorlar.

Deniz Dolgusu Kanal İstanbul’dan Yapılacak
Havalimanı alanına 4. etapta deniz dolgusu da yapılacak. Bu dolgunun 2.500.000 m3’u bulacağı belirtiliyor. ÇED raporlarında bu malzemenin tamamının ruhsatlı maden ocaklarından, proje sınırları içerisinde kot farkı düzenleme çalışmaları sırasında meydana gelecek hafriyat malzemesinden, kentsel dönüşüm, otoyol, demiryolu, Kanal İstanbul projelerinden temin edileceği ifade ediliyor.

Dipnot Tablete açıklama yapan Harita ve Kadastro Mühendisler Odası Başkanı Mehmet Yıldırım endişelerini şu şekilde dile getiriyor: “Uzun yıllardır bu bölgede kömür işletmeciliği yapıldı. Deniz seviyesinin bile altında kömür çıkartıldı. Düzensiz bir şekilde denize dolgu yapıldı. Kıyı hattı tahrip edildi. 3. Havalimanı projesine bakıldığında proje şu andaki bölge yüksekliğinin 80 metre üzerine oturtulması planlanıyor. Bu da halihazırda bozulmuş bir zeminin üzerine daha fazla dolgu yapılması anlamına geliyor. Bu zeminin iyileştirilmesi ciddi bir maliyet getirecektir. Ayrıca bozulmuş olan kıyı hattının daha fazla tahrip edilmesi anlamına gelmektedir. Çok ciddi bir tehlike söz konusudur.”

Göller Nihai Raporda Yer Almıyor
Bir başka konu ise göller. İlk ÇED raporunda 660 hektar göl alanı belirtilirken, Nihai ÇED raporunda bölgede göl bulunmadığı, 70 adet büyüklü küçüklü su birikintilerinin olduğu belirtiliyor.

İnşaat aşamasında alandaki yapay göl ve gölet suları, kullanma ve sulama suyu olarak kullanırken, daha sonra hafriyat ve dolgu malzemesi ile doldurulacak. Proje kapsamında gerek inşaat gerekse işletme aşamasında yüzeysel ve yeraltı suyuna hiçbir şekilde deşarj yapılmayacak.
Havalimanının kurulacağı bölge kuş göç yolları üzerinde olduğundan, inşaata başlanmadan önce rapor hazırlatılarak, göç yolları ve uçuş rotaları belirtilenecek. Önlem olarak, pist çevresinde kuşları cezbedecek ortamlar ortadan kaldırılacak, havalimanı çevresine iğne yapraklı ağaçlar dikilecek ve yakınlarında çöplük kurulmasına izin verilmeyecek.

22 Milyar Euro Çok mu?
Geçtiğimiz hafta Esenboğa Havalimanı’nda yapılan ihale sonucunda 22 milyar 152 milyon Euro artı KDV teklifi ile Limak/Cengiz/Kolin/Ma-Pa/Kalyon inşaat OGG ihaleyi kazandı. KDV eklendiğinde 26 milyar Euro’yu bulan bu rakam, inşaat tamamlandıktan sonra 25 yılda eşit taksitler şeklinde ödenecek. Biraz daha basit bir hesapla devlet her yıl 1 milyar 100 milyonluk bir gelir elde etmiş oluyor.

Limak Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir bir yıl içinde başlayacakları havalimanı inşaatını 2018 yılında bitirmeyi hedeflediklerini, projeyi etap etap yapacaklarını, etaplar bittikçe kullanıma açılacağını belirtti.

Bu parayı nasıl finanse edecekleri konusunda yurt içine ve yurt dışına bakacaklarını söyleseler de, ihale sonucu çıkan rakam çok ciddi boyutlarda. TAV’ın 2005 senesinde ihalesini aldığı Atatürk Havalimanı’nın 15.5 yıllık kirası 2 milyar 950 milyon dolar, dünyanın üçüncü büyük havalimanı 70 milyon yolcu kapasitesi ile Londra Heathrow Havalimanı’nın 25 yıllık kirası ise 14 milyar 246 milyon Euro iken İstanbul’un üçüncü Havalimanı’nın kirası neredeyse bunun iki katı.

,Bu rakamlar akla burası dünyanın en pahalı havalimanı mı olacak sorularını getiriyor. Bu konuda Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım: “Burası en pahalı havalimanı olacak eleştirisi yanlış. Bugün İngiltere Heathrow’da ücret 35 Euro. Yeni havalimanında dış hat giden transit ücreti 20 Euro olacak. Devletten de proje için bir kaynak harcanmıyor. Verdiğimiz bir yolcu garantisi var ama bu yolcu garantisini de proje kendi içinde karşılıyor. İlave bir para verecek değiliz.” diyerek bu ücretin sabitleneceği ve herhangi bir değişiklik olmayacağını söylese de uzmanlar bu konuda hemfikir değil. Bu durumun, otopark ücretlerine ve havalimanı içerisinde bulunacak olan cafe ve restoranlara yansıyacağını söylüyorlar.

Havalimanı işletmecisinin gelir kaynakları şu şekilde oluşuyor:
Yurtdışına giden yolcu için havayolu şirketinden alınacak para (20 Euro)
Yurtiçinde seyahat eden yolcu için havayolu şirketinden alınacak para ( 5 Euro)
Transit seyahat eden yolcu için havayolu şirketinden alınacak para ( 5 Euro)

Hava trafiği geliri
Duty free, otoparklar, mağazalar, lounge kiraları