Türkiye’nin 2014 İnsan hakları karnesi: 2 bini aşkın insan hayatını kaybetti

Perşembe, 11 Aralık 2014 09:50

İnsan Hakları Derneği ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı tarafından hazırlanan Tükiye’nin bir yıllık insan hakları karnesine göre, Türkiye’de 2014 yılında ağır insan hakları ihlalleri yaşandı. Bir yılda 2 bini aşkın kişi insan hakları ihlalleri sonucu hayatını kaybetti. 294 kadın erkek şiddeti sonucu yaşamını yitirirken, 1018 kişi işkence başvusunda bulundu.

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin Birleşmiş Milletler (BM) tarafından kabul edilişinin 66. Yıldönümü dolayısıyla İnsan Hakları Derneği ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı basın toplantısı düzenledi. Tükiye’nin bir yıllık insan hakları karnesinde 2014 yılında yaşanan insan hakları ihlallerine ayrıntılı olarak yer verildi.

Agos gazetesinde yer alan habere göre, raporda 2014 yılının öne çıkan insan hakları sorunlarını şöyle özetlendi:

“2014, ülkemizde de ağır insan hakları ihlallerinin yaşandığı bir yıl olmuştur. İnsan hakları ihlallerinde görülen tüm çeşitliliğe ve yoğunluğa karşın başta maden ocaklarında olmak üzere yaşanan iş kazaları/cinayetleri, Suriye ve Ortadoğu’da sürmekte olan savaş nedeniyle yaşanan kitlesel göçler ve sığınmacı sorunları, Kobanê direnişi ve bu direnişi sahiplenmeye çalışan toplumsal kesimlere yönelik gösterilere müdahale sırasında yaşanan polis şiddeti bu yılın öne çıkan insan hakları sorunları olmuştur.”

Açıklamada yeni güvenlik paketinin çıkarılmak istenmesinin Türkiye açısından kaygı verici olduğuna dikkat çekildi.

Raporda öne çıkan ifadeler şöyle:

Yaşam hakkı ihlali

Yaşam Hakkı ihlali sadece devletin güvenlik güçleri tarafında gerçekleştirilenleri değil, üçüncü kişiler tarafından gerçekleştirilen fakat devletin, “önleme ve koruma” yükümlülüğünü yerine getirmeyerek neden olduğu ihlalleri de kapsamaktadır.

*2’si Türkiyeli, biri Afgan, biri Ukraynalı, biri de Rojavalı olmak üzere toplam 5 kişi gözaltında yaşamını yitirmiştir.

*Kolluk güçlerinin yargısız infazı, dur ihtarına uyulmadığı gerekçesiyle veya rastgele ateş açması sonucu 39 kişi yaşamını yitirmiş, 61 kişi yaralanmıştır.

*Kolluk kuvvetlerinin toplantı ve gösterilere müdahalesi sonucu 21 kişi yaşamını yitirmiştir.

*Köy korucuları tarafından 5 kişi yaşamını yitirmiş, 29 kişi de yaralanmıştır.

*Faili meçhul cinayet sonucu 50 kişi yaşamını yitirmiştir.

*Cezaevlerinde çeşitli nedenlerle yaşamını yitiren kişi sayısı en az 40’dır.

*Zorunlu askerlik hizmetini yaparken 35 kişi şüpheli biçimde yaşamını yitirmiştir.

*Erkek şiddeti sonucu 294 kadın yaşamını yitirmiş, şiddet sonucu 458 kadın yaralı olarak kurtulmuş, 142 kadın taciz ve tecavüze maruz kalmıştır.

*Nefret cinayetleri, ırkçı saldırılar ve linçler sonucu 11 kişi yaşamını yitirmiştir.

*İş kazaları/cinayetleri sonucu 1723 işçi yaşamını yitirmiştir.

Sınır bölgelerinde 27 kişi hayatını kaybetti

Ayrıca Suriye’de sürmekte olan iç savaş ve IŞİD Örgütü’nün Rojava’ya yönelik saldırılarının Türkiye’ye yansımaları sonucunda da yaşam hakkı ihlalleri yaşanmıştır. Bu çerçevede patlayan bomba, çatışmalardan seken kurşun, sınırı geçenlere açılan ateş vb nedenlerle 4’ü çocuk 27 kişi yaşamını yitirmiş, 8’i çocuk 85 kişi yaralanmıştır.

mülteciİşkence başvuruları

Türkiye İnsan Hakları Vakfı’na (TİHV) 2014 yılının ilk 11 ayında işkence ve kötü muameleye maruz kaldığı iddiasıyla toplam 726 kişi başvurmuştur. Başvuranların 257’si aynı yıl içinde işkence ve kötü muamele gördüklerini belirtmişlerdir.

İnsan Hakları Derneği’ne (İHD) ise 2014 yılının ilk 11 ayında (güvenlik güçleri ve köy korucusu) işkence gördüğünü belirten 64’ü çocuk olmak üzere 1018 kişi başvurmuştur.

İnternet sansürü artıyor

2014 yılında düşünce ve ifade özgürlüğü alanında ciddi ihlaller olmuş, özellikle siyasal iktidarın basın üzerindeki baskı ve kontrolü kaygı verici boyuta ulaşmıştır. Bu yıl içinde de gazeteci, yazar, insan hakları savunucusu vb. çok sayıda kişiye davalar açılmış, dergi ve kitaplar toplatılmış, gazeteler kapatılmıştır.

TİHV Dokümantasyon Merkezinin verilerine göre 2014 yılında ilk 11 ayında açılan davalar soncunda 181 kişiye toplam 239 yıl 4 ay 29 gün hapis cezası verildi. 54 kişi de beraat etti. Aynı dönem içerisinde 8 yayın toplatılmıştır.

1 Ocak – 30 Kasım 2014 tarihleri arasında erişime engellenen internet sitesi sayısı 61.780 dür. Bu sayı 2013 yılında 35.001, 2012 yılında ise 22.536 idi. Artış kaygı vericidir.

İş kazalarında 1 723 işçi can verdi

2014 yılında da esnek üretim, güvencesiz çalışma, taşeronlaştırma ve performans gibi uygulamalar yoluyla emekçilerin ağır ve acımasız çalışma koşulları devam etmiştir. Özellikle esnek çalışma MODELI ile birlikte getirilen “bireysel sözleşme” modeli de modern köleliğin aldığı son biçimdir. Ancak 2014 yılı özellikle madenlerde yaşanan toplu iş cinayetleriyle tarihe geçecek kara bir yıl olmuştur.

İşyerlerinde sağlık ve iş güvenliği açısından etkin denetim mekanizmalarının işletilememesi nedeniyle her geçen gün artan iş kazaları ve meslek hastalıkları sonucunda işçilerin sağlıklı yaşam hakları ellerinden alınmaktadır. Türkiye ölümlü iş kazalarında dünya sıralamalarında ön sıralarda yer almaktadır. 2014 yılının ilk 11 ayında tüm iş alanlarında iş kazaları/cinayetleri sonucu en az 1723 işçi yaşamını yitirmiştir.Türkiye’de çalışma yaşamında yaşanan en önemli sorunlardan birisi de taşeron işçiliğidir. Haklarını aradıkları ve sendikalaştıkları gerekçesiyle taşeron işçiler sık sık işten atılmaktadırlar.

294 kadın erkek şiddeti sonucu yaşamını yitirdi

Türkiye kadına yönelik ayrımcılık ve şiddetin çok yoğun olduğu bir ülkedir. Hukuk sisteminin halen cinsiyetçi öğelerden arındırılamamış olması, yargı ve kolluk güçlerinin uygulamalarında kadına, erkek egemen kimliğin ötekileştirici bakışı ülkemizi kadınlar için yaşanması zor bir ülke haline getirmektedir. Bir yandan kadınların toplumsal ve aile içindeki konumunda hızlı bir dönüşüm yaşanırken diğer yandan kadınların daha etkin, daha özgür bir kimlik edinme yönündeki çabaları şiddetle, ölümle bastırılmaktadır. 2014’ün ilk 10 ayında 294 kadın erkek şiddeti sonucu yaşamını yitirmiştir.

Ayrıca ülkede cinsel kimlikleri, kadın ve erkek olarak mutlaklaştıran erkek egemen zihniyet karşısında LGBTİ bireyler, cinsiyet kimliği ve cinsel yönelimleri nedeniyle toplumsal boyutta olduğu kadar herhangi bir sorun nedeniyle kamu otoriteleri ile karşı karşıya kaldıklarında da ayrımcılığa uğramaktadır. Uygulanan şiddet, aşağılama ve dışlamanın yanı sıra kişilerin bedensel bütünlüklerine yönelik olmakta ve pek çok kez yaşam hakkı ihlalleriyle de sonuçlanmaktır. Nefret söylemlerinin hedefi olmaktan kurtulamayan LGBTİ bireylere karşı sergilenen şiddet içinde güvenlik görevlileri tarafından uygulanan işkence, kötü ve küçük düşürücü muameleler ciddi bir yer tutmaktadır. 2014 yılın ilk 11 ayında nefret saldırıları sonucu en az 3 trans birey yaşamını yitirmiş, 5 trans birey de yaralanmıştır.