Türk Dizileri Balkanlar’da Neden Bu Kadar Popüler?

Pazartesi, 6 Ekim 2014 14:07

Yeni Türkiye’nin belki de en hızlı yükselen sektörlerinden biri de Türk dizileri. Sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada yüksek izlenme oranları yakalayan Türk dizileri Türkiye’nin başarı öykülerinden biri haline geldi. Bu başarı öyküsünü yakından incelemek için mercek altına alan bir arkadaşımın değerlendirmelerini sizinle paylaşmak istedim. Sevgili arkadaşım ziyadesiyle (artistlik ihtimali de yabana atılmamalı) mütevazi bir insan olduğundan isminin paylaşılmamasını rica etti.

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü’nün (BYEGM) 2013 yıllık raporuna göre Türkiye’de artık her sene 80 ila 100 arası yeni dizi gösterime girmekte. Artan prodüksiyon kalitesiyle uluslararası pazarlara da giren Türk dizileri ile birlikte Türkiye dünyanın en önemli içerik üreten merkezlerden biri konumuna geldiği rahatlıkla söylenebilir. Türk dizilerinin ünü Ortadoğu’dan Balkanlar’a, Orta Asya’dan Güney Amerika’ya kadar yayılmış durumdadır ve bu ülkelerde prime time denen zaman aralığında gösterime girip izlenme rekorları kırmaktadır. Dizilerin, gösterildikleri ülkelerde en çok izlenen yapımlar arasına girmesi her geçen gün talebi artırırken Türk oyuncular da birer dünya starı olma yolunda ilerlemeye başlamıştır. Örneğin; yurtdışında en çok izlenen diziler arasında gösterilen Gümüş dizisinin final bölümünü sadece Ortadoğu’da 84 milyon kişi izlemiştir. Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre, 2011 yılı sonu itibariyle Ortadoğu, Afrika ve Balkanlar’daki pek çok ülkeye toplam 10 bin 500 saatlik dizi ve içerik ihracatı gerçekleştirilmiştir. Bu ihracattan elde edilen gelir de yıllık 60 milyon doları aşmıştır. Türk dizilerinin günümüzde 75 farklı ülkede 400 milyon izleyiciye ulaştığı tahmin edilmektedir. Türk dizilerinin yurt dışına satış fiyatı ise bölüm başına 500 ile 200 bin dolar arasında farklılık göstermektedir.

Türkiye’nin Yeni Osmanlıcılık adı altındaki dış politikasının hedeflerinden biri olan Balkanlar da Türk dizileri çılgınlığından nasibini almıştır. Balkanlar’da Türk dizilerine olan ilginin büyük bir patlayış göstermesi son birkaç yılda gerçekleşmiş olsa da, Türk dizilerinin Balkanlar’da gösterim şansı bulması daha da eskilere gitmektedir. 2005 yılının yazında Yunan Televizyonu Mega, ölü sezon olarak nitelendirilen yaz sezonunda Yabancı Damat dizisini gösterime soktu. Bodrum’da tanışıp birbirlerine âşık olan Tük kızı Nazlı ile Yunanlı erkek Nikos’un dokunaklı ve eğlenceli öyküsünü anlatan ve Türk-Yunan ilişkilerine göndermelerde bulunan dizi beklentilerin aksine Yunanistan’da büyük bir ilgi görüp fenomen haline geldi ve yüzde 58,4’lük gibi büyük bir reyting yakaladı. Bu başarısı üzerine dizi Bulgaristan’da gösterime girdi ve gene önemli bir başarı yakaladı.

Ancak Tük dizilerinin Balkanlar’a gerçek anlamda girmesi ve büyük bir yankı uyandırması Binbir Gece dizisi ile oldu. 2010 yılında ilk olarak Makedonya’da gösterime giren dizi yüzde 40’lık bir reyting yakalayarak büyük bir başarı kazandı. Dizi kısa bir süre sonra Yunanistan’da da prime time’da gösterime girdi ve bir milyonu aşan bir hayran kitlesine ulaştı. Dizinin başrol oyuncuları Halit Ergenç ve Bergüzar Korel Yunanistan’da birer yıldız haline geldiler. Dizinin popülaritesi bununla da sınırlı kalmadı, takip eden yıllarda dizi Hırvatistan, Romanya, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Sırbistan, Arnavutluk, Karadağ gibi Balkan ülkelerine de pazarlandı ve buralarda da yoğun ilgi gördü. Özellikle Hırvatistan’da Binbir Gece’nin yarattığı etki o kadar büyük oldu ki, Zagreb sokaklarında “Hoşgeldin”, “Estağfurullah”, “Tövbe Ya Rabbi” gibi Türkiye’de kullanılan kelimeler duyulmaya başlandı.

Binbir Gece’nin başarısının ardından Türk dizilerinin Balkan ülkelerinin TV kanallarında gösterimi büyük bir hızla devam etti. Gene 2010 yılı içerisinde Dudaktan Kalbe, Gümüş, Acı Hayat gibi Türk dizileri Yunanistan’da gösterime girdi. 2011 yılıyla beraber sadece Yunanistan değil, Arnavutluk, Bulgaristan, Romanya, Sırbistan, Makedonya, Bosna-Hersek, Hırvatistan gibi ülkelerde de Ezel, Fatmagül’ün Suçu Ne, Kuzey Güney, Acı Hayat gibi diziler gösterime girdi ve daha önceleri bu ülkelerde popüler olan Latin Amerika dizilerinin yerini aldı. 2012 yılı itibariyle Bulgaristan Türkiye’den toplam 27 dizi satın almış durumundaydı. Mareco Index Bosnia kuruluşunun yaptığı bir araştırmaya göreyse, 2013 yılında Bosna-Hersek’te toplam 13 Makedonya’da 9 ve Kosova’da 3, Sırbistan’da ise 4 Türk dizisi farklı televizyon kanallarında gösterilmekteydi. Bu diziler arasında Muhteşem Yüzyıl ile Öyle bir Geçer Zaman Ki bu ülkelerde en çok izlenen diziler konumundadır. Özellikle Muhteşem Yüzyıl’ın yarattığı ilgi o kadar fazla olmuştur ki, Bosna-Hersek’te OBN TV tarafından Muhteşem Yüzyıl dizisinin ana karakterleri olan Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan’a en çok benzeyen kişi yarışması düzenlenmiş ve yarışmayı kazanacaklara İstanbul gezisi vaat edilmiştir. Yarışma için 300 başvuru olmuş ve yarışma sosyal medyada büyük yankı bulmuştur. Kosova’da 2013 yılı itibariyle Fatmagül’ün Suçu Ne dizisi reytinglerde en tepede yer alırken, Aşk ve Ceza dizisiyse üçüncü sırada yer almıştır. Makedonya’da ise 2013 yılında en çok izlenen iki dizi ise Öyle Bir Geçer Zaman Ki ile Asi dizileridir.

Türk Dizilerinin Balkanlar’daki Popülaritesinin Nedenleri

Balkanlar’da neredeyse bir salgına dönüşmüş olan Türk dizilerine olan yoğun ilgi pek çok kesimde tartışmalara yol açmış ve konu ile farklı yorumlar ve tepkiler ifade edilmiştir. Türk dizilerinin Balkanlar’da daha önce popüler olan Latin Amerika dizilerine göre farkı Türkiye’deki toplumsal gerçekliği yansıtırken seçici davranarak belli geleneksel, kültürel ve dinî öğelere yer vermemesidir. Bunun dışında Türk dizilerinin prodüksiyon kalitesinin rakiplerine göre daha yüksek olması, daha egzotik mekânlar kullanması ve yoğun bir melodram ve duygusallık barındırması da Türk dizilerine olan ilgiyi daha da arttırmıştır.

Ancak Türk dizilerine Balkanlar’da olan ilgi bu dizilerin sadece içerikleriyle ilgili değildir. Sırp Sosyolog Ratko Bozoviç Sırp halkının Türk dizilerini izlerken linguistik ve kültürel benzerliklere şahit olduğunu ve bu ortak unsurları tanımaktan keyif aldıklarını, bunun ise Sırp halkının bu dizileri tercih etmelerinde önemli bir role sahip olduğunu belirtmektedir. Özellikle Sırp toplumunda yaşanan hızlı değişimin sonucunda aile hayatında yaşanan hızlı değişiklikler genelde aileyi merkezine alan Türk dizilerine olan Sırbistan’daki ilgiyi artırmış ve unutulmaya başlanmış bu değerler Türk dizileriyle tekrardan hatırlanmaya başlanmıştır. Kosovalı sosyolog Artan Muhaxhiri de benzer bir biçimde, Arnavut halkıyla Türk halkı arasındaki kültürel benzerliklerin ve yakınlıkların Türk dizilerinin Kosova’daki ve Arnavutluk’taki başarısının altında yatan neden olduğunu belirtmektedir. Yunanlı gazeteci ve yazar Nikos Chiladakis de, Türk dizilerinin Yunan özel hayatının unutulmaya yüz tutulmuş yönlerini açığa çıkardığını ve özellikle ailenin önemi, kadının toplumdaki saygın yeri, büyüklere saygı gibi temaların bu dizilerin izlenmesinde etkili olduğunu söylemektedir. Yunanlı antropolog Penelope Papailias’a göre de, bu diziler sayesinde Yunan halkı uzun yıllar beraber yaşamış olduğu Türk halkıyla ortak yönlerini, kültürel miraslarını ve tarihsel bağlarını yeniden keşfetmektedir.

Türk dizilerinin Balkanlar’daki büyük başarısının nedenlerinden biri de işin ekonomik ve sosyal boyutudur. 2008 ile beraber Balkan ülkelerinin ekonomik krize girip ciddi siyasi sorunlar yaşamaları da Türk dizilerinin Balkanlar’da kendilerine yer bulmalarını kolay bir hale getirmiştir. Gündelik hayatın zorlukları ve sıkıntılarından uzaklaşmak isteyen yoğun bir kesimin varlığı takip etmesi kolay, özdeşleşilecek çok fazla karakter bulunduran ve mizah ile melodramı bir arada bulunduran Türk dizilerini Balkanlar’da popüler hale gelmesini daha da hızlandırmıştır. Bunun dışında ekonomik kriz ve durgunluğun varlığı da Balkanlar’daki televizyon kanalları için Türk dizilerini daha cazip bir hale getirmiştir. Bu kanallar kendi yerel dizlerini yapmak için harcayacakları paralardan çok daha az miktarlarda para harcayarak Türk dizilerini satın alma yoluna gitmişlerdir ve Türk dizilerinin yüksek reytingleri sayesinde de bu ithalatı kârlı bir hale getirmişlerdir.

Hazırlayan: Ali Mendillioğlu

Devamı için:

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

 available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Get-it-on-Google-Play