Tekirdağ Cezaevi’nde açlık grevi 36. gününde sona erdi

Pazartesi, 29 Nisan 2013 16:16
490-254

Tekirdağ 2 Nolu F Tipi’nde 21 mahpusun 36 gündür yürüttüğü açlık grevi, bugün sonlandırıldı.

Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcısının taleplere olumlu yaklaşması ve taleplerin karşılanacağı yönündeki irade beyanının ardından sonlandırılan açlık grevine Cüneyt Özdemir Radikal’deki köşesinden şöyle dikkat çekmişti:

“Tekirdağ’da görünen o ki uygulamadan kaynaklanan bir problem kangrene dönüşmüş durumda. İdarecinin inadının bedelini, tutuklu ve mahkûm açlıkla çekiyor. Adalet Bakanı Sayın Sadullah Ergin’den, sıradan bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak bir ricam var. 31 gündür açlık grevine neden olan bu cezaevini gidip yerinde denetlesin. Diğer cezaevlerinde açlık grevine götürecek bir ortam yokken Tekirdağ’da ne olduğunu gözleriyle görsün.

Bir yanda 30 yıllık bir problemi çözerken diğer yanda bu kadar basit insani istekler için yapılan bir açlık grevi; sadece Tekirdağ’daki aç mahkûmlara değil Türkiye’ye yazıktır, ayıptır, günahtır…”

Savcılarla ve mahpuslarla hem geçen Cuma hem de bugün görüşen İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nden Avukat Tamer, mahpusların, savcılığın “temel haklarla ilgili taleplerin karşılanacağı ile ilgili irade beyanı üzerine” açlık grevine son verdiklerini söyledi.

21 mahpus bugün hastaneye sevk edilerek genel kontrolden geçecek, ardından da diyet programına alınacaklar.

Mahpuslar, 25 Mart’tan bu yana tutsak süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olduklarını açıklamıştı. Talepleri şunlardı:

* Hapishaneye girişte dayatılan çıplak arama uygulamasına ve fiziki işkencelere son verilmeli.

* Tutsaklara yönelik başta fiziki ve psikolojik işkence olmak üzere hakaret ve aşağılayıcı tavır ve uygulamalara son verilmeli.

* Havalandırma hakkı günde yalnızca bir saat ile sınırlandırılan ve hiçbir sosyal faaliyete katılımına izin verilmeyen

* Ağırlaştırılmış müebbet” hükümlüsü mahpusların koşulları iyileştirilmeli.

* 45/1 nolu “Sohbet Hakkı” genelgesi tam olarak ve tüm mahpuslara ayrımsız uygulanmalı.

* Aramalar amacına uygun yapılmalı, talan etme ve başta el yazması anı, öykü, şiir vb. içerikli olan defterlerimize el koyma uygulamasına son verilmeli.

* Keyfi bir biçimde açılan disiplin soruşturmaları ve kesinleşen cezalar iptal edilmeli.

* Hastane sevklerindeki kelepçeli muayene tedavi dayatmasına son verilmeli.

* Mahpusların hangi hücrede kimlerle kalacağına dair alınan kararlarda kişinin tercihi esas alınmalı, zorla ve yaptırım amaçlı yer değişikliği uygulamalarından vazgeçilmeli.

* Mahpuslar arası dayanışmaya izin verilmeli, bu kapsamda adımıza kayıtlı su ısıtıcısı, televizyon, buzdolabı gibi eşyaların ihtiyacı olan arkadaşlarımıza verilmesi önündeki engeller kaldırılmalı.

Cüneyt Özdemir’in “Tekirdağ’da F tipi Geceyarısı Ekspresi” başlıklı yazısının tamamını okuma için tıklayınız…