Türk edebiyatından para kazanmak! Barbaros Altuğ yazdı

Pazartesi, 4 Mart 2013 11:26

Library-BooksDipnot Tablet Edebiyat Yazarı Barbaros Altuğ “Türk edebiyatından para kazanmak!”  başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Türk edebiyatının başına son on yılda iki güzel şey geldi: İlki olmasa da en önemlisi Orhan Pamuk’un Nobel edebiyat ödülünü kazanması idi. Bu sayede, edebiyatı Nobel kazanacak düzeye gelmiş bir ülkenin evlatları olarak “bakalım bunlardan başka Orhan Pamuk çıkarabilir miyiz?” arayışındaki dünya yayıncılarının ilgisine mazhar oldu Türk edebiyatçıları. İkincisi ise neredeyse aynı zamanlarda başlayan (aslından biraz daha önce Nobel’den) TEDA projesiydi. TEDA yani Türk Edebiyatının Dışa Açılması projesi AK Parti döneminin kültür-sanat alanındaki en önemli atılımlarından biri.

TEDA nedir?

Bundan tam sekiz sene önce Şubat 2005 yılında Kültür Bakanlığı bir yönerge yayınladı. Bu yönerge TEDA adlı bir projenin başlatıldığını ve bu projenin uygulanma esaslarını anlatıyordu.

Yönergeye göre Türk edebiyatından eserler yurt dışındaki ülkelerde yayıncı bulurlarsa TEDA projesi o kitabı yayınlayacak yabancı yayıncıya karşılıksız olarak çeviri ve tanıtım desteği verecekti. Yönergenin baş şartlarından biri bu yayıncıların kendi ülkelerinde tanınmış ve prestijli olmaları idi; zaten bu nedenle bu desteğe başvuracaklardan daha önce yayınladıkları eserlerin listesini içeren kataloglar ve kendi ülkesindeki yayıncılar birliğinden resmi yazılar da isteniyordu.

Projenin işlemesi…

Proje büyük bir iyi niyetle ve bakanlık çalışanlarının desteği ile uygulamaya kondu. Aradan geçen sekiz sene içinde de tam 1300 kitabın yurt dışı yayınını destekledi TEDA; 53 dil ve dünyadaki hemen her ülkeye yayılan bir edebiyatımız oldu böylece.

Elbette ki bu kağıt üstündeki veriler. Oysa bu parlak yüzeyi kazıyınca ne yazık ki Türkiye’nin verdiği vergilerle oluşturulan bu önemli fonun yurtdışı ve yurtiçindeki bazı uyanıklar tarafından suistimal edildiği ortaya çıkıyor.

Yayıncı var yayıncı var…

Öncelikle rakamların tuhaflığına bakmak gerekiyor: 8 sene içinde tam 1333 kitaba destek verilmiş. Sene başına hesaplarsak kabaca 170 civarında Türk edebiyatı eseri yurtdışında yayınlanıyor demektir! Dünyada bu denli talep gören bir başka edebiyat ülkesi sanırım yok; ki belli başlı bazı yayıncılar (mesela diyelim ki ABD’den Penguin, Viking) asla yardım için başvurmuyorlar TEDA’ya. Oralarda yayınlananlarla birlikte her sene 200 kitabın onlarca dile çevildiği bir ülkeyiz! Ya da acaba gerçekten öyle mi? Bu desteklerden yararlanan kitaplar ve bu kitapları yayınlayan yayınevleri ne durumda? Hatta bu yayınevleri var mı yoksa sadece bizim paramızı almak üzere alelacele oluşturulmuş “tabela” şirketler mi?

Örneklerle yürüyelim…

ABD yabancı yazarların girmek için can attığı bir ülke: Dünyanın hala en önemli kitap pazarı ve çeviri oranı yüzde 4 civarında! Bu zor ve önemli pazara Orhan Pamuk, Elif Şafak, Zülfü Livaneli, Mehmet Murat Somer en büyük dört yayınevinden yayınlanarak girmeyi başaran yazarlarımız. İşte her ülkeden ince eleyip sık dokunarak seçilen ve bir elin parmaklarını aşmayan yazarlara son 2 senede birdenbire 10 yazar daha ekleniyor!

TEDA’ya başvuran Universe adlı bir yayınevi var. Bu yayınevinin websitesi de burada:

http://universepublishingcompany.com/

Universe iki sene içinde 10 Türk yazar için destek alıyor! Ve 5’ini de hemen yayınlamış! Kim bu Universe? Daha önce kimleri yayınlamış diye sormak gerekiyor öncelikle; zira TEDA’nın yönergesi de bunu emrediyor. Cevap: Daha önce ABD’de tek bir yazar dahi yayınlamamış! Daha güzeli; hiç yayın yapmamış! Peki şimdi listesinde kimler var? Sadece ve sadece TEDA’dan destek aldığı Türk yazarlar.

Peki bu “yayınladığı” kitapları hangi kitapçılarda bulabiliyoruz? Cevap: hiçbirinde! Barnes and Noble, veri olarak en geniş ağa sahip ABD’de ve bu yayınevinin yayınladığı kitapları bırakın bulmak adları dahi yok veri tabanında!

Daha da şaşırtıcı olan bu yayınevinin ABD’de “yayınladığı” Türk yazarların hepsi aynı anda Mısır’da ETRAC adında bir yayınevinden de çıkıyor! Ve bu yayınevi de onlarca Türk yazar yayınlıyor! Başka? Hayır, başka yazarları yok, ki zaten ETRAC ülkesinde matbaacı olarak biliniyor! Aynı yazarlar nedense yine gruplar halinde Bulgaristan’dan eski Yugoslav cumhuriyetlerine aynı anda destek alıp aynı anda yayınlanıyor!

İnsan elbette merak ediyor:
1. Mesela Universe’in ABD’deki yayın kataloğu bakanlığa iletildi mi?

2. Hiç ABD yayını olmayan bir yayınevine tuhaf bir güven ile onlarca yazar için on binlerce dolarlık destek nasıl verildi?

3. Bu yazarların birtakım ülkelerde yayını için hep bloklar halinde başvuru yapılması ve destek alması hiç mi dikkatini çekmedi TEDA’nın?

4. Polonya’da yine aynı yazarlar için destek alan ve Polonya yayıncılar birliğinin dahi haberi olmayan ve daha önce tek bir kitap yayınlamamış olan Uclad ANKA adlı “yayınevi”ne destek nasıl verildi? Bu yayınevi şu anda nerede?

5. Bu yayınevlerine verilen desteklerin toplamı ne kadardır?

6. Bu yazarların anlaşmaları hep aynı kişiler tarafından mı yapılıyor? O zaman bu TEDA’ya tuhaf gelmiyor mu?

7. ABD’de bırakın Türkiye’yi Fransa veya Almanya gibi ülkelerden dahi senede 10 yazar yayınlayan yayınevi yokken bu yayınevleri hakkında en ufak şüphe duyulmamasının sebebi nedir?

Milyonlarca liralık bir fon haline gelen TEDA’nın sadece benim değil yurt dışındaki prestijli yayıncıların da aklına takılan sorulara cevap vermesi sadece şeffaflık gereği değil aynı zamanda etik gereğidir.