Tarihin en eski portresi bir kadına ait

Pazartesi, 28 Ocak 2013 12:22

Bilim insanları, modern Çek Cumhuriyeti’nin topraklarında, 26 bin yıl öncesine ait bir kadın portresi buldu. Mamut dişine oyulan kadın yüzünün, bulunan en eski insan portresi olduğu belirtildi.

Çek Cumhuriyeti’nde gün yüzüne çıkarılan kadın portresi, ilk insanların sanat anlayışı hakkında modern bilime çok önemli bulgular sağlayacak. Londra’daki British Museum tarafından gerçekleştirilen kazılarda ortaya çıkarılan mamut dişinden portre, insan yüzüne ait en eski çalışma olarak kayıtlara geçti.

Newscientist sitesinin haberine göre, insan aklının ortaya koyduğu, yaratıcılık içeren sembolik tasvir çalışmalarının en fazla 100 bin yıl öncesine uzanabileceği düşünülüyor. Arkeologlar, Fransa’nın güneyindeki Lascaux mağarasında bulunan ve Yontma Taş Devri’ne ait çizimlerin, çok daha eski zamanlara uzandığını düşünüyor. Mağarada bulunan 17 bin 300 yıllık hayvan çizimlerinin yanı sıra, Afrika’da daha eski tarihlere uzanan çizimlere ulaşılmıştı. Çek Cumhuriyeti’nde bulunan kadın portresinin de sembolik sanatın eski tarihlere uzandığını gösteren bir diğer delil olduğu ifade edildi.

Avrupa’da bulunan antik sembolik sanat eserlerinin British Museum’da düzenlenen sergisini yöneten Jill Cook, Newscientist’e, “Avrupa’nın en eski oyma eserleri ve çizimlerine bakıldığında, insan beyninin fikirleri nasıl görsellik gibi sakladığını, dönüştürdüğünü ve ilettiğini anlıyoruz… Sergi, eski zamanlarda görüntüleri tanıyabildiğimizi ve anlayabildiğimizi gösteriyor. Bu mesajlar ve içerdikleri anlam bugün bizim için kaybolsa da, yetenek ve ustalık her zaman sergiye gelenleri büyüleyecek” dedi.

Cook, sergide Fransa’da keşfedilen, 23 bin yıllık mamut dişinden bir oyma bulunduğuna da dikkat çekti. Fransa’nın Lespugue kasabasında bulunan oymanın tarihin en büyük ressamlarından Pablo Picasso’yu etkilediğini vurgulayan Cook, İspanyol sanatçının oymanın kübist özelliklerini incelemek için iki kopyasını bulundurduğunu söyledi.

Cook, ilk insanların ortaya koydukları sanatla, insan beyninin gördüklerini analiz etmesi ve sanatla ortaya koyma gücünü anlayabildiklerini belirtti.