Suriye’nin Göbeği Cenevre’de Kesilecek mi? Faik Bulut yazdı

Pazartesi, 10 Haziran 2013 11:01

[wzslider autoplay="true" transition="'slide'"]

Birinci Cenevre görüşmesinin ana çerçevesi ABD ile Rusya arasında çizilmişti. Genelde Suriye yönetimini kollayan Rusya’nın çözüme ilişkin görüşü ağır basmış; Amerika da bunu onaylar görünmüştü. Aradan geçen uzun sürede Suriye krizi iç savaş, mezhepsel-dinsel çatışma, bölgesel ve uluslar arası güçlerin kapışma alanına döndü. Hizbullah örgütünün Suriye lehine savaşa devreye girmesiyle birlikte Lübnan’a sıçrayan krizin Reyhanlı’da ve Irak’ta yaşanan patlamalarda görüldüğü üzere, bölge çapında büyük bir yangına dönmesi ihtimali bugün daha fazla. Kritik gelişmeler, Cenevre-1 görüşmesi sırasında iktidar ile muhalefetin katılacağı “siyasi çözüm”de ısrar eden ve Beşar Esat’ın gitmesini şart koşmayan Rusya’nın elini daha bir güçlendirdi. Bu arada ABD ile Avrupa, Suriye krizinde en fazla kitleselleşen ve askeri bakımdan daha bir güçlenen El Nursa gibi radikal Cihatçı ve El Kaideci grupların Esat sonrası Suriye’yi denetimleri altına alacağından ciddi biçimde endişelenmeye başladılar.

ABD ile Rusya arasında yeniden hayata geçirilen Cenevre-2 görüşmesinin biraz aceleci, biraz endişeli ve biraz da gizemli/gizli biçimde yapılmasının ana nedeni, yukarıdaki gelişmelerdir.

Cenevre’de Neler Konuşuldu?

Kendini muhalefetin efendisi sayan ABD ile Suriye yönetiminin vekili sayan Rusya arasında ne konuşuldu? Bu, tam olarak bilinmiyor. Fakat görüşülen konuların içeriğine ilişkin güçlü işaretler, bilgiler, tahminler ve olgulara rastlamak mümkün.

İşte örnekleri: ADB Dışişleri Bakanı John Kerry ile Rus mevkidaşı Sergey Lavrov, Nisan sonlarında Paris’teki lüks Grand Hotel’de buluştular. Cenevre-2 çerçevesinde iki ülke, adeta çözüm anahtarını tekellerine aldılar. İlginçtir; Kerry ile Lavrov’un dışında Avrupalı hiçbir dışişleri bakanı katılamadı. Görüşmeye müdahil olma konusunda ısrar eden Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabuis bile içeri alınmadı. Ancak ikili görüşme sonrasında Fabius’un verdiği akşam yemeğinde üçlü bir buluşma düzenlenerek Avrupa ile Fransa’nın onuru kurtarıldı.

Press Net isimli önemli bir Arap sitesinin kulislerden edindiği bilgilere göre; üçlü görüşme yemeğine ABD, Rusya ve Fransa’nın dışişleri bakan yardımcılarından hiç kimse alınmamış.

Aynı kaynağa bilgi sızdıran Avrupalı diplomatik kaynaklar; Avrupa Birliği (ülkeleri) Suriye muhalefetine silah yardımının, Esat yönetiminin Cenevre-2 konferansında daha fazla taviz vermesini sağlayacağını düşünüyorlar. Fakat bu tutumda ısrar eden İngiltere ile Fransa’nın tersine, ABD muhalifleri silahlandırma meselesini ağırdan alıyor.

İkili görüşme biter bitmez, Kerry adeta otelin arka kapısından kaçırıldı. Çünkü basın mensuplarıyla yüz yüze gelmek istemedi. Basına açıklama yapmayı Lavrov üstlendi. Rus bakana kalırsa; Cenevre-2 barış görüşmelerinde Suriye’ye özel/özgü bir formül arayışında olunduğundan, engellerin ortadan kaldırılması ve ön hazırlık son derece zor bir meseleydi. Lavrov, Cenevre-1 görüşmelerindeki tutumunu tekrarladı: “Suriyeli muhalifler ile yönetim, hiçbir şart koşmadan masaya oturmalıdırlar. Ayrıca Cenevre-1 konferansına katılan tüm ülkeler, Cenevre-2’ye katılmalıdırlar. Hatta katılım çerçevesi daha da genişletilmelidir.” Anlaşılan Rusya, bu tutumunu Amerika’ya benimsetmiş görünüyor. Genişlemeden maksat, Suriye’yi destekleyen İran ile muhalefetin hamisi sayılan Suudi Arabistan’ın da masaya oturmalarıdır. Oysa Fransa, İran’ın konferansa katılmasına şiddetle karşı çıkıyordu.

ABD, Rusya’nın çözüm formülüne yakın durduğunu Kerry’nin Amerikan basınıyla yaptığı (of the record kaydıyla) sohbet sırasında dile getirmiş: “Rusya ve Amerika, Suriye konusunda Cenevre-1 prensiplerine uyacakları konusunda anlaştılar. Şöyle ki; Esat yönetimi ile muhalif temsilcileri arasında varılacak mutabakat uyarınca geçiş hükümeti kurulacaktır.”

Her iki bakan, Suriye krizi sırasında kimyasal silah kullanılması ihtimali konusunda endişelerini de dile getirdiler. Kullanılmışsa eğer, bu konuda bir soruşturma yapmaya karar verdiler. ABD, bu noktada diretip duran iddiacı Fransa’nın tersine, fazla ısrarcı değil. Çünkü elinde hemen hemen hiç yeterli kanıt bulunmuyor.

Özellikle belirtilmeli: ABD ile Rusya, sadece Suriye krizini değil, aynı zamanda Kafkasya, Orta Asya, Ortadoğu bölgelerindeki hemen bütün dosyaları ele alarak, bir anlamda dünyaya kendilerince nizam intizam vermeye çalışmışlar. Bazı konularda anlaşmış, bazılarında ayrışmışlar. Neredeyse, İkinci Dünya savaşı sonrasında Sovyetler Birliği ile başta İngiltere olmak üzere Avrupa devletlerinin temsilcilerinin Yalta’da toplanıp dünyayı, özellikle de Ortadoğu ve Asya’yı kendi çıkarlarına göre bölüşmelerine benzer bir durum ile karşı karşıyayız.

Açıklanmayan Cenevre-2 Mutabakatında Neler Var?

Ana görüşmeyi bir dizi yan buluşma izledi. Her durumda, henüz açıklanmayan ancak Suriye’de barışçıl/siyasi çözüm konusunda iki süper devlet arasında ana hatları yazıya dökülmüş bir mutabakattan söz ediliyor. Yine Press Net sitesinin geniş araştırması sonucunda özellikle Fransız diplomatik kaynaklardan elde ettiği bilgileri; bu internet gazetesinin Paris muhabirinin 29 Mayıs 2013 tarihli makalesinden okuyabiliyoruz:

Bir: Suriye muhalefetini temsilen Cenevre’ye gidecek heyetin başkanı olmayacak ve liberalleri, laikleri ve kadınları kapsayacak biçimde genişletilecek. Fakat Suriye rejimine eğilimli muhalefet (Kadri Cemil ve Yurtsever Cephe gibi) dışlanacak. Suriye yönetimini ise bir siyasi ve askeri heyet temsil edebilecek.

İki: Beşar Esat’ın hemen görevden ayrılması konusunda ısrarlı davranılmayacak. Bu mesele masaya oturacak taraflar karar verecek. Keza, görüşmeye başlanabilmesi amacıyla hiçbir ön şart ileri sürülmemeli. Her şey masada tartışılmalı.

Üç: Cenevre’ye gitmeden önce “ateşkes” olması şart değildir; silahlı çatışmalar sürerken bile görüşmeler pekâlâ başlanıp sürdürülebilir.

Dört: Suriye askeri yönetiminin yetkilerini, oluşturulması muhtemel geçiş hükümetine hemen devretmesi yerine, mevcut iktidarın bazı iyi niyet adımları atması kararlaştırılmış. Örneğin muhalefete ait çatışma hatlarının bazılarından askerler çekmeye başlanabilir ve istihbarat teşkilatı bünyesinde değişiklikler yapılabilir.

Beş: ABD, Rusya ve Avru