Suriye’de iç savaşın kaderini belirleyecek Irak Şam İslam Devleti nereden çıktı?

Salı, 18 Şubat 2014 11:21

Suriye’de, özellikle Irak’tan gelen savaşçıların Nusra Cephesi’nden ayrılarak Irak el Kaide’si lideri Bağdadi’nin emirliğinde kurulan Irak Şam İslam Devleti’ne (IŞİD) geçmesiyle el-Kaide’de yeni bir döneme girildi. IŞİD ilk döneminde hem yabancı savaşçılara hem de muhalifler arasında yaşanan sorunlar nedeniyle bunalım yaşayan Suriyeli savaşçılara vadettiği “gerçek mücadele” sloganıyla ciddi bir sayıya ulaşmıştı.

SURIYE' DE CATISMALAR HIZ KESMIYORÖnce aktivist ve yerel gazetecileri kaçırmasıyla muhaliflerin tepkisini çeken IŞİD, Esed rejimine karşı savaşan grupları “kafir” ilan etmesiyle de şimşekleri üzerine çekti. Bu nedenle Nusra Cephesi Lideri Ebu Muhammed el-Culani el Cezire televizyonuna verdiği mülakatta, IŞİD’den ayrı olduklarını belirtmek için kendilerinin tekfirden uzak olduğunu, Türkiye, Suriye, Mısır gibi bütün coğrafya halklarını Müslüman olarak gördüklerini açıklamak zorunda kaldı. Nitekim IŞİD Halep’in Azez kentinde ÖSO’ya bağlı Kuzey Kasırgası’na savaş açması sonrası muhaliflerle ipleri tamamen koparttı. Azez’in Tevhid Tugayı ve Ahrar’uş Şam gibi kuzeyde etkin –daha sonra birleşerek İslami Cephe’yi kurdular- grupların geri cephe hattıyken IŞİD’in eline geçmesi büyük sorun teşkil etmişti. Ayrıca kurtarılmış bölge olan Azez’in Türkiye sınırıyla Halep arasındaki en önemli geçiş noktası olması da çatışmanın derinleşmesine katkı sağladı.
IŞİD’in gücüne güç katmak ve kurtarılmış bölgelerde muhaliflerin gücünü azaltarak kendi anlayışına uygun “İslam Devleti” kurma hedefiyle giriştiği mücadelede Azez kritik rol oynuyor. Savaşçılarına, yardım akışının sağlandığı Türkiye’ye açılan sınır kapıları olmak üzere Rakka’daki petrol kuyularının “hırsızların elinden kurtarmak” söylemini kabul ettirse de asıl amacının Suriye sahasında kontrolü ele geçirmek olduğu biliniyor. Halep kırsalında, Kilis’e açılan Selame sınır kapısına sadece üç kilometre uzaklıkta bulunan Azez’i elinde tutarak yerel gruplara büyük darbe vurmuş oldu.

EVDEKİ HESAP ÇARŞIYA UYMADI

Bütün bu karmaşa ve muhaliflerle yaşanan gerginliğin tavan yaptığı bir sırada El Kaide Lideri Eymen Ez-Zevahiri’nin IŞİD’in feshi ve temsiliyetin sadece Nusra Cephesi’ne verildiğini ilan ettiği ses kaydının yayınlanması IŞİD’e ilk darbeyi vurdu. IŞİD Lideri Bağdadi’nin bu çağrıya kulak asmayarak yoluna devam etmesiyle birlikte kendini “el Kaide” bağlısı olarak gören savaşçılardan bazılarının yeniden Nusra Cephesi’ne dönmesi ilk kırılmayı oluşturdu. Bu durum da el Kaide’de Bağdadi – Zevahiri ayrımına gidilmiş oldu.

SURIYE' DE CATISMALAR HIZ KESMIYORArdından IŞİD’in ÖSO’ya bağlı Faruk Tugayı ve Nasr Taburu gibi küçük grupları hedef alırken kuzeydeki en büyük grup olan İslami Cephe’yle (75 bin askeri olduğu söyleniyor) de çatışma yaşayarak kendine birden fazla cephe açmasıyla gücünü daraltmasına ve kendi için de savaşçılarının “Müslümanlara karşı savaşmak” gibi bir çok sebeple motivasyon düşüklüğüne neden oldu. Ayrıca Nusra Cephesi’yle de buna benzer sorunlar yaşadığı biliniyor.

Böylelikle Halep’in merkezi başta olmak üzere kırsalda Tel Rıfat, Anadan gibi kentlerle birlikte Deyr’u Zor ve İdlip’teki mevzilerini kaybetti. Ele geçirdiği bölgelerde katı kurallar uygulaması nedeniyle de halkın öfkesini kazanırken, dağınık halde olan muhaliflerin birleşmesine neden olarak ele geçirmeye çalıştığı (Akça Kale –es Selame) sınır boylarında daha sert mücadeleyle karşılaştı.

Öte yandan IŞİD sınırında tehdit oluşturması nedeniyle Suriye’nin kuzey bölgesinde muhaliflerin üzerinde etkin ülkelerden biri olan Türkiye’yi de alarma geçirdi. Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun açıklamaları ve Türkiye askerinin bir IŞİD konvoyunu vurmasıyla beraber IŞİD’e karşı mücadele yeni bir boyut kazanmış oldu.

IŞİD’İN ELİ NEDEN GÜÇLÜ?

IŞİD’in gücü muhaliflerin zafiyetini kullanmasından geliyor: Muhalifler kurtarılmış bölgede askerlerini bulundurmuyor. Özellikle kuzeydeki en büyük askeri güce sahip İslami Cephe savaşçılarını büyük bir alanı kaplayan ön cephe hattında Suriye askerlerine karşı tutmak zorunda. Ön cephe hattında 100 bine yakın askerini zorunlu olarak tutmak zorunda kalmasa, şu sıralar sayıları 5 bine kadar düşen IŞİD’i kurtarılmış bölgede bitirecek güce sahip.

Diğer yandan muhalifler IŞİD militanlarının Bağdadi tarafından kandırılmış temiz Müslüman muhacirler olarak görüyor ve onları öldürmekten geri durmaya çalışıyor. Zira İslam dininde bir Müslüman’ı öldürmenin günahı büyük. Bu nedenle İslami Cephe her fırsatta IŞİD savaşçılarına ayrılıp kendi saflarına katılmaları durumunda, canlarını ve mallarını garanti ediyor.

IŞİD VE DİĞERLERİ

Son tahlilde Suriye’de IŞİD izlediği yanlış strateji nedeniyle el Kaide’nin Suriye’deki kolu olan Nusra Cephesi de dahil olmak üzere “IŞİD ve Esed’e karşı savaşan diğer gruplar” algısını pekiştirdi. Halk nazarında da silahlı muhalifler nazarında da Esed’le aynı çizgide durarak devrimi baltaladığı görüşünün yaygınlaşmasıyla birlikte “istenmeyen grup” olarak kuzeyde güven bunalımı yaşıyor.

Samet Doğan – Anadolu Ajansı Savaş Muhabiri (@sametdgn1)

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ İNDİRMEK İÇİN