‘Sulak alan’ ve ‘milli park’tan sonra sıra ‘orman’da

Pazar, 20 Nisan 2014 11:11

Türkiye ’nin en temel doğa koruma statülerine sahip alanlarını düzenleyen yönetmeliklerden üçü son bir ay içinde art arda değiştirildi. 18 Mart 2014’te milli parklarla ilgili yönetmeliğe ekleme yapıldı. Muğlak bir cümleyle Türkiye’nin en yüksek koruma statüsüne sahip milli parklarda her türlü yatırımın önü açıldı. Ardından 4 Nisan 2014’te Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği değiştirildi. Sulak alanların koruma statüleri değiştirilerek gelecekleri tehlikeye atıldı. Resmi Gazete ’de dün de Orman Kanunu ile ilgili yeni bir yönetmelik değişikliği yapıldı. Satır aralarındaki değişikliklerle Türkiye’nin en önemli muhafaza ormanları dahi büyük bir tehlikeye girdi. Ormanlara hafriyat dökülmesi gibi eskiden konulan yasaklar kaldırıldı. İzinler genişletildi.

Radikal gazetesinden Serkan Ocak’ın haberine göre; son dönemde yapılan büyük yatırımlardan Türkiye’nin korunan alanları da nasibini almaya başladı. Resmi Gazete’de dün yayımlanan ormanlara ilişkin yeni mevzuat Türkiye’de koruma altındaki ormanlarda verilen izinlerin kapsamını genişlettiği gibi, eskiden öngörülen kısıtlamaların çerçevesini de daralttı.
Orman Kanunu’nda yer alan, orman alanları içinde yapılacak olan madencilik faaliyetlerini ilgilendiren 16. madde ile orman sahalarında kurulacak olan tesislere ilişkin 17. ve 18. maddelerin uygulanmasına ilişkin yönetmelikler tümden değiştirildi. 2011 tarihli eski yönetmelikle kıyaslandığında, orman varlıklarını tehdit eden önemli değişiklikler yapıldı.

‘ANCAK’LARLA YOL VERİLDİ

“Ancak” diye eklenen cümlelerle, orman alanına hafriyat dökümü gibi bazı uygulamalar yasak olmaktan çıktı. Yapılan değişiklikler özellikle İstanbul ’da inşası devam eden 3. köprü ve bağlantı yolları gibi mega projeleri akıllara getiriyor.

Yeni yönetmelikte, enerji üretim santralı, petrol ve doğalgaz boru hattı, haberleşme tesisleri, yol, liman geri hizmet alanı, havaalanı, demiryolu gibi ulaşım tesislerinin ormanlık alanda yapılmasına yönelik herhangi bir değişiklik yok. Yani bu yatırımlar zaten ormanlık alanlarda yapılabiliyordu. Eski yönetmeliğin ulaşımla ilgili yatırımlar bölümünde ‘tünel ve teleferik hattı’ gibi bazı yeni tesisler ile patlayıcı madde emniyet alanı, yeraltında yapılacak patlayıcı madde deposu, savunma ve güvenlik tesisleri ile ruhsata dayalı petrol ve doğalgaz arama, işletilme ve yeraltı doğalgaz depolanmasına ilişkin tesislere izin verileceği belirtiliyor.

SATIR ARASI DEĞİŞİKLİKLER

Satır aralarındaki bazı önemli değişikliklerden bazılarıysa şöyle:

YOL: Eski yönetmelikte devlet ormanlarında karayoluyla ilgili herhangi bir ifadeye rastlanmazken, yeni yönetmelikte ‘izinlerle’ ilgili bölümde aynen şu ifade yer alıyor: “Devlet ormanlarında, erişme kontrolü uygulanan karayollarındaki ulaştırma yapıları ve müştemilatı olan hizmet tesisleri ile bakım işletme tesislerine, karayolu sınır çizgisi içinde kalmak kaydıyla izin verilir.”

ÜNİVERSİTE TESİSİ: Eski yönetmelikte yükseköğretim kurumlarıyla ilgili de herhangi bir izin bulunmazken, yeni yönetmelikte ormanlık alanlarda vakıf kurumları haricinde ‘yükseköğretim kurumlarının eğitim ve araştırma maksatlı tesislerine izin verilebileceği’ belirtiliyor.

HAFRİYAT: Eski yönetmelikte ormanlık alanda sadece izin çerçevesinde yapılan çalışmaya ait hafriyatın ormanlık sahaya bırakılabileceği, bunun dışında hiçbir şekilde ormanlık alana hafriyat bırakılamayacağı belirtiliyordu. Yeni yönetmelikte ise bu uygulamaya ‘ancak’ diye başlayan yeni bir ilave yapılmış. Yeni düzenlemede yer alan o ifade şöyle:

“…Ancak orman alanı dışındaki demiryolu, otoyol, devlet ve il yolları ile su isale hatlarının yapımında zorunlu olarak ortaya çıkan kazı fazlası malzemenin depolanması amacıyla da genel müdürlüğün belirleyeceği alanlarda izin verilebilir…”
Yani bir karayolu çalışması sırasında çıkan hafriyat Orman Genel Müdürlüğü’nün izniyle ormanlık alana dökülebilecek.

HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ