Sporda 2012 böyle geçti

Cumartesi, 29 Aralık 2012 13:57

Başta Yaz Olimpiyat Oyunları ve Avrupa Futbol Şampiyonası sporseverlerin hafızalarında unutulmaz anılar bıraktı. Yıl içinde manşetlere çıkan sansasyonel haberler de vardı.
2012 sporseverler için dopdolu bir yıl oldu. Başta Londra’daki Yaz Olimpiyat Oyunları ve Polonya ile Ukrayna’nın ortaklaşa düzenlediği UEFA Avrupa Futbol Şampiyonası sporseverlerin hafızalarında unutulmaz anılar bıraktı. Yıl içinde manşetlere çıkan sansasyonel haberler de vardı.

27 Temmuz – 12 Ağustos tarihleri arasında Londra’da düzenlenen 30′uncu Yaz Olimpiyat Oyunları’nın resmi açılışını İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth yaptı. Dünyanın en büyük spor organizasyonu büyük bir şenlik havası içinde geçti. Uluslararası Olimpiyat Komitesi Başkanı Jacque Rogge, kapanışta yaptığı konuşmada aynı noktaya temas ederek; “İzleyicilerin ve halkın coşkusu adeta bu oyunların soundtrack’i gibiydi. Sizlerin coşkulu alkışları yarışmacıları ateşledi ve oyunlardaki her müsabakaya şenlik ruhu kattı” diye konuştu.

Usain Bolt ve Michael Phelps 

Seyirciler, oyunlar sırasında tarihi anlara tanıklık etti. Atletizmin süper yıldızı Usain Bolt, 4 yıl önce Pekin’de olduğu gibi Londra’da da 100 ve 200 metrenin yanı sıra Jamaika takımıyla 4×100 bayrak yarışında altın madalyaya uzandı. Amerikalı yüzücü Michael Phelps ise 4 altın, 2 gümüş madalya kazanarak Londra’nın en başarılı sporcusu oldu. Phelps, Olimpiyat kariyerine toplam 22 madalyayla rekor kırarak son verdi. ABD’nin madalya sıralamasını Çin ve Büyük Britanya’nın önünde ilk sırada tamamlamasında Phelps’in katkısı elbette büyüktü. Almanya ise 11 altın, 19 gümüş, 14 bronz ile 6′ncı sırada yer aldı. Alman Olimpiyat takımı sorumlusu Michael Vesper ülkesinin başarısını; “Tabi ki hayal kırıklıkları vardı. Ancak bunları unutturacak sürpriz başarılar da geldi. Bu durum, olayı biraz dengeledi. Bütününe baktığımızda memnunuz diyebilirim” sözleriyle yorumladı.

O sürprizlerden birine erkekler plaj voleybolunda dünya şampiyonu Brezilya’yı çekişmeli bir finalden sonra yenerek Almanya’ya altın madalyayı kazandıran Julius Brink ve Jonas Reckermann imza attı. Bu aynı zamanda erkekler plaj voleybolunda olimpiyat şampiyonluğunun ilk kez Avrupa kıtasına gitmesi demekti. Altın madalyalı ikiliden Jonas Reckermann sevincini; “Buna hala inanamıyorum. Madalyama dokunmaya korkuyorum. Gerçek olduğunu idrak edebilmem için sanırım bir kaç gün daha geçmesi lazım” sözleriyle dile getirdi.

Joachim Löw ilk kez eleştrildi 

Alman milli futbol takımı teknik direktörü Joachim Löw’ün de milli onbirin Polonya ile Ukrayna ortaklığında düzenlenen Avrupa Futbol Şampiyonası’na yarı finalde veda ettiğini idrak etmesi için bir kaç gün daha geçmesi gerekti. Grup maçlarında Portekiz, Hollanda ve Danimarka’ya üstünlük sağlayan, çeyrek finalde Yunanistan’ı 4-2 ile geçip övgü yağmuruna tutulan ”Panzerler” zorlu rakibi İtalya’ya 2-1 yenilmekten kurtulamadı. Löw, göreve geldiğinden beri ilk kez esaslı eleştrilere maruz kaldı. Tecrübeli teknik adam, yanlış oyuncu oynatmakla suçlandı. Löw eleştrilere; “Zaman zaman övgüler aldım. Ancak eleştrildiğimde de pes etmek yerine bunu sportmence kabul etmesini bilirim. Bugün baktığımda belki bir iki mevki de farklı oyunculara yer verebilirdim diyorum” sözleriyle yanıt verdi.

Şampiyon İspanya 

Finalde İtalya’yı 4-0 gibi farklı bir skorla mağlup eden İspanya bir kez daha Avrupa şampiyonluğuna uzandı. Son Avrupa ve Dünya şampiyonu İspanyollar böylece uluslararası turnuvalarda 3 kez art arda şampiyonluk yaşayan ilk ülke oldu.

Avrupa’nın kulüpler düzeyindeki en büyük kupası ise İspanya’ya değil, İngiltere’ye gitti. Bayern Münih, kendi stadyumundaki Şampiyonlar Ligi finalinde Chelsea’ye penaltı atışları sonrası 4-3 yenilerek, kupayı rakibine adeta hediye etti. Şaşkınlık içindeki Bayern Münih kalecisi Manuel Neuer’in ağzından; “Nasıl açıklayacağımızı hiç bilmiyorum. Tamamen boşluktayız. Hepimiz boynumuzu bükmüş oturuyoruz. Bunun olduğuna kendimiz de inanamıyoruz” sözleri döküldü.

Böylece şampiyonluklara alışkın olan Bayern Münih, ikinci yılını da kupasız kapatmış oldu. Almanya’da ulusal düzeyde söz sahibi takım bir önceki yıl olduğu gibi yine Borussia Dortmund’du. Jürgen Klopp’un takımı, hem Bundesliga’da şampiyon oldu hem de Federasyon Kupası’nı müzesine götürerek sezonu çifte şampiyonlukla kapattı. Klopp heyecanını; “Bu takım olağanüstü… Gerçekten olağanüstü. Bazı sabahlar uyanıyorum ve bu gençleri ben çalıştırdığım için ne kadar şanslı olduğuma inanamıyorum. Bu çılgınca” sözleriyle dile getirdi.

Vettel’den hat-trick 

Formula 1′de sezon nadir rastlanacak bir finalle sona erdi. Alman pilot Sebastian Vettel, Brezilya’nın Sao Paulo kentinde yapılan sezonun son yarışını altıncı sırada tamamlayarak, İspanyol rakibi Fernando Alonso’nun 3 puan önünde şampiyonluğa uzandı. 25 yaşındaki Vettel böylece, Formula 1 tarihinde üç kez üst üste şampiyon olan en genç pilot oldu. Şampiyonluk rekortmeni bir başka pilot Michael Schumacher ise Formula 1 kariyerini sönük noktaladı. 2010′da Mercedes ekibiyle yeniden pistlere dönen Alman pilot hiç yarış kazanamadı.

Efsane bisikletçiye büyük darbe 

Schumacher spor sahnesini başı dik terkederken, bir başka spor efsanesi tam bir yıkım yaşadı. Eski profesyonel bisikletçi, ABD’li Lance Armstrong’un, sistemli bir şekilde doping yaptığı gerekçesiyle