Spor şizofrenleri! Dipnot Tablet yazarı Barış Çunguroğlu yazdı

Salı, 24 Eylül 2013 16:40

AIS visitor video shoot 8Sept09 (673)Hepimizin spor salonları geçmişinde gördüğü her salonun bir delisi vardır ya hani! Spor ile kafayı yemiş,

Hah işte !
Bu yazımda sizlere o insanların davranışlarından bahsetmek istiyorum.

Spor yapmak güzeldir aslında ama aşırısı gereksiz ve size zarar verebilir.
Aşırı kelimesi bu konuda anahtar kelime.

Kime göre fazla kime göre az nasıl belirlenir bir bakalım.

Sağlık için spordan bahsediyorsak antrenman bilimcilerin ve uzman doktorların tavsiyeleri her gün düzenli olarak yapılması gerektiği yönünde.
Ama antrenmanların süreleri, sıklığı ve şiddetleri kişiden kişiye göre değişik sonuçlar verir.

Biz bu yazıda işi sağlık boyutunun üzerine taşmış ve olayı psikolojik takıntı haline getirmiş insanlardan bahsediyoruz.

Gözlemler ve uzman hekimlerin teşhisleri ile bu insanların özünde ve doğasında yalnızlık duygusunun var olduğu bir gerçek.Yemek yemek, sinemaya gitmek ya da bir kahve içmek için bir arkadaşa ihtiyaçları var. Yalnızlık ve sosyalleşmek için bir çok çözüm arayışı içerisindedirler ancak bu durumu ne fiziksel ne de psikolojik olarak kabul etmedikleri de bir gerçektir.

Sportif olarak verimlilik açısından uygun görülen antrenman aralığı haftanın minimum 3 maksimum 7 günü düzenli olarak toplamda gün başına 30 dakika ile maksimum 1 saat yapılan verimli egzersizdir.

1 saat içerisinde vücudunuzun performansını en verimli şekilde kullanabilmeniz mümkündür, ancak siz bu sınırı aştığınız zaman konu başka bir boyuta taşınıp spordan çıkıyor ve sosyalleşmeye ve bağımlılığa dönüyor.

Hatta başıma gelen bir hikayeden size örnek vermek istiyorum, öğrencilerimden birisinin sabah ve akşam olmak üzere çift ve deli gibi şiddetli olan antrenmanlar yaptığı dönemlerde bunun ilerde sıkıntı olacağını ve biraz daha yavaşlaması gerektiğini söylemiştim.
Sevgili öğrencimin düşüncesi ne olsa beğenirsiniz.?
Benim fiziğini kıskandığımı düşündü!
Dedim ki Allah size akıl fikir versin
Hadi size iyi günleeer.

Çıkan anafikir neydi! Siz siz olun asla bu kişiler ile bu tarz diyaloglara girmeyin çünkü asla anlatmayacaksınız ve sizi anlamak dahi istemeyeceklerdir. Çünkü onlar bir spor şizofreni olmuşlardır.

Oysa tek başınıza spor yapabilirsiniz. Hem de yalnızların oluşturduğu bir toplum içinde.

Spor yapmayı trend olarak görenler de var aslında.
Bazıları için moda halini almış. Aaaa o gidiyor benim neyim eksik bende gideyim.
Bu şizofreni bu konu için de geçerli.

Spor, seratonin salınımını arttırıp kişiyi bağımlı hale getirebiliyor. Tıpkı doktorunuzun size verdiği antidepresan ilaçlar gibi.
Bu duygu içinizde yaşadığınız yalnızlık
Neden insanlar yalnızlık duygusu yaşıyor? İç dünyasındaki mutsuzluk, evliliklerindeki mutsuzluk, beğenilme arzusu, dikkat çekme içgüdüsü, kişisel başarısızlığı bunlara verilebilecek bir kaç örnek arasında gösterilebilir.

Ve özellikle 35 yaşından sonra kişiler kendi hayatındaki düzensizliğin farkına varışı ile kendisine, ben bugün kendim için ne yaptım sorusunu soruyor.

Kimisinde,
Eyvah yaşlanıyorum endişesi öne çıkıyor.
Kadınların her yaşta beğenilme duygusu ağır basıyor.
Erkekleri ise cinsel yaşamındaki performansının düşme korkusu sarıyor
Sosyal çevresini genişletip, kartvizit dağıtmak için bu zamanı harcayanlar bile var.
Hatta partner bulma umuduyla spor salonlarında uzun zaman geçirenler de…
Ve bunların ortak kırılma noktasındaki yaş 35
En kolay ve ulaşılabilir olan bir spor salonu..

Aşırı sporun vücutta yarattığı tahribat, yıllar sonra size fiziksel rahatsızlıklar olarak kendini gösterebiliyor. Siz kaslarınızı çalıştırıyorum diye düşünürken eklemleriniz aşırı yüklemelerinizden dolayı bir bakmışsınız tahrip olmuş. Kıkırdak doku problemleri, menisküs problemleri ve bağ problemleri üzerine tuz biber…

Aslında bu kadar zamanınız varsa ve hızlı sonuç istiyorsanız güzellik salonlarımız var mesela, bundan daha iyi, oraya gitsenize.
Ama spor sizde artık bağımlılık yapmış. O ilacı almadan rahat uyumanız bile mümkün değil. Taa ki sizi bir doktor uyarana kadar.
O doktor size ameliyata girmeniz gerekiyor dediğinde sizin yüzünüzdeki ifade bir yana psikolojik olarak yıkımınızı düzeltebilmek inanın çok da kolay olmuyor.

Benim düşüncem, bedenlerinden aşırı takıntılı memnuniyetsiz olanlar psikiyatrik tedavi görmeli. ( Amaçladıkları vücuda ulaşabilmek ve sağlık için spor yapanlar bu dediğim kişilerin dışında) Siz kimlerden bahsettiğimi zaten anladınız. Belki de siz de bunlardan birisisiniz.

Sporu sağlık için yapın, aşırısından kaçının. Kararı kadar yaptığınızda şikayetini ettiğiniz ve beğenmediğiniz tüm özellikleriniz zaman içerisinde zaten düzelme gösterecektir.

Siz spora ayırdığınız bu fazla zaman yerine, kendinize sabırlı ve kararlı olma zamanını tanımış olsaydınız ne ben size bu yazıyı yazmıştım ne de siz okuyor oluyordunuz.

Her şeyin aşırısı ve fanatikliği size şimdi olmasa bile uzun vadede zarar verebilir. Her zaman bir bilene sorun ve dikkatli olun.

Size birisi sağlık adına bir şey söylüyorsa en azından kulak verin.

Hepinize kararı kadar spor dolu günler diliyorum.

Barış Çunguroğlu