“Soğuk Savaşın Mimarisi” Dipnot Tablet yeni sayısında!

Salı, 14 Mayıs 2013 13:14

 Sovyetler Birliği’nin dağılmasının üzerinden neredeyse 25 yıl geçti. Dağılma öncesi ve sonrası yapılan mimari yapılarda toplumsal çözülmenin en belirgin özellikle mevcut. Her bir yapı inşa edildiği döneme ait derin izler taşıyor.    

     Sovyet Birliği’nin izlerini görebileceğiniz müthiş bir sergi geçtiğimiz hafta Kalebodur’un desteği ile Salt’ta görücüye çıktı. “Yerelde Modernler” sergisinde bir zamanlar birliği oluşturan 15 ülkeden derlenen örnekler yer alıyor. Yerel mimarların 1960 ve 1970’lerdeki sıra dışı uygulamaları ve 1980’lerdeki Kağıt Mimarlığı hareketinin eleştirel yaklaşımına ait dönemin ürünleri inceleniyor.

[wzslider autoplay="true" transition="'slide'"]

     Aslında her şey 1953’te Stalin’in ölümünden sonra, “buzulların erimesi” olarak bilinen Kruşçev devrinde başladı. Ülkenin modernleşmesine yönelik yeni ideolojik çağrı, kent mekânlarının belirgin bir şekilde artmasıyla sonuçlandı. Bu durum, ekonomik kriz ve tükenen maddi kaynaklar nedeniyle darboğaza giren SSCB’nin son yıllarına dek sürdü. Toplumsal Gerçekçi mimarlık reddedildi; bilimsel ve teknolojik ilerleme ideolojisi yeni bir kentleşmeyi beraberinde getirdi. Projeler her bir cumhuriyetteki yerel planlama ofislerince tasarlanarak inşaat endüstrisinin standartlarına göre uygulamaya kondu. Mimarlar, Uluslararası Üslup’un yanı sıra 1920’lerin Sovyet Modernizmi mirasını deneyimlediler.  Süratle Geç Modernizm dönemine özgü bir Sovyet dili geliştirildi.

    Henüz 1960’larda, mekân ve mimarinin endüstrileşmesine yönelik bu politikaya karşıt, eski tarihî şehri referans noktası alan eleştirel bir hareket yükseldi. Mimarlar ve yerel seçkinler, mimarlığın resmî esaslarına olan mesafelerini, bölgesel ya da ulusal, kimlik arayışının bir teyidi olarak gördüler. Böylece, merkez Moskova bürokrasisinin baskın politikalarına meydan okuyan mimari bir avangart biçimlendi. Modernizmin her iki versiyonu yerel modern ve Sovyet melez- farklı konumlanmış modern yaşam tarzlarını yansıttı.

   Tüm bu yapıları, yaşam tarzlarını, SCB’de savaş sonrası yaşama dair maket, çizim, fotoğraf ve filmlerden meydana gelen  seçkiyi, 11 Ağustos’a kadar  SALT Galata’da ziyaret edebilir, sizler de bir dönemin tarihine tanıklık edebilirsiniz.