Sıra dışı ve içinizi kıpır kıpır yapan festival: Chill-Out Istanbul

Cumartesi, 23 Mayıs 2015 11:30

Türkiye’de iyi bir iş yapmak, devamını getirmek ve 10 senedir giderek kalitesini artırmak zor bir iş… Müzik ve festival denince akla gelen ilk ismin Can Tanca olması da bir tesadüf değil. Chill- Out Festival, 2005 senesinden bu yana hayatımızda ve bu sene ise ilk defa Pazar günü yerine tüm haftasonu yapılacak. 23 ve 24 Mayıs’ta Life Park’ta gerçekleşecek festivali, Lounge FM, Radio FG 93.7, Radio Oxi-gen kurucusu, Chill-Out Festival direktörü Can Tanca ile Dipnot Tablet için konuştuk.

Hazırlayan: RABİA ÇELİK

Türkiye’de uzun süreli işler pek yok. Chill-Out ise 10. yaşına girdi. 2005′te ilk festival nasıl başladı?

Evet, 10. yaşımızı kutlayacağız, kendi müzikal iklimimizde ve bu şartlar altında önemli bir istikrar göstergesi, benzeri yok, Chill-Out Festival yıllar içinde bir klasik haline geldi. 2005 Aralık ayında Lounge FM yayına başladıktan sonra dinleyici kitlemizden aldığımız olumlu feedback’ler bizi etkinlikler yapma konusunda çok teşvik edici oldu. O günlerde ülkemizde ‘downtempo’ ve ‘chill-out’ konseptli ve bu konseptin etrafında yer alan müzik türlerini kapsamına alan bir festival yoktu. Lounge FM’in müzikal duruşu ve onunla birlikte şekillenen yepyeni bir kitlenin nasıl bir etkinlikte bir araya gelebileceğini düşündüğümüz zaman kafamızda Chill-Out Festival Istanbul fikri şekillenmeye başladı. Festival öncelikle her açıdan daha önce benzeri yapılmamış bir festival olmalıydı. ‘Off’ kavramına en uygun gün olan Pazar günü olmalıydı. Bütün hafta İstanbul’un bitmek tükenmek bilmez temposunda koşuşturan, stresten belki de boğulacak hale gelen insanlar o gün mutlu olmalıydı. Bunun için, o Pazar günü, orada olan herkesin hep birlikte güzel müzik dinlemek, iyi yemek yemek, ailesiyle, arkadaşlarıyla, sevgilisiyle hatta köpekleriyle doğanın tam ortasında, çimenlerin üzerinde sakin, huzurlu ama eğlenceli bir şekilde vakit geçirebileceği bir ortam yaratılmalıydı. Yaz mevsiminin ilk festivali, festival sezonunun habercisi olmalıydı. Müzikseverlerin belirli sanatçılara değil, öncelikle içeriğine sonuna kadar güvendikleri bir müzik festivaline gitmeleri sağlanmalıydı. Ve tabii ki, salt katılımcı beklentilerini karşılamak ve bunun üzerinden bilet satmak üzerine kurgulanmamış, doğru olduğuna inandığımız müziklerle bezenmiş, alışılmış standartların dışında, ruhu ve bütünlüğü olan, kendini tekrarlamayan, Lounge FM’e özgü ve ona yakışan bir festival olmalıydı. Yılın ilk festivali olması, pazar günü yapılması, müzikal açıdan ana akımlara itibar etmemesi ve seçilen mekanın şehre olan uzaklığı gibi başta eksi olarak değerlendirilen unsurlar, yıllar içinde bize artı olarak geri döndü hep. Festival kendi kitlesini yarattı, büyüttü, karşılıklı sevgi ve saygı çerçevesinde bugünlere geldik. Hem katılımcılar hem de otoriteler Chill-out Festival’in ‘Türkiye’nin tartışmasız 1 numaralı festivali’ olduğunda hemfikirler. Chill-Out Festival sadece bir müzik festivali değil artık, bir kültür ve yaşam tarzı buluşması…

Bu sene ilk defa 2 gün olacak. 10. yaşa özel neler bekliyor bizi festivalde?

Her sene katlanarak büyüyen Chill-Out Festival artık Türkiye’nin en büyük müzik markalarından biri haline geldi. Şimdiye kadar ne verdiysek hep onun bir adım ötesine geçmeye çalışıyoruz. Kitlemiz seçicidir, beklentilerin altına düşmemek ilk hedef. Festivalin ‘olmazsa olmaz’, bağımlılık yaratmış ve bizi diğerlerinden ayıran temel özelliklerden hiç vazgeçmeyeceğiz: Müzikse müzik, doğaysa doğa, teknikse teknik, hizmetse hizmet, yemekse yemek, içkiyse içki. Hepsi bir arada, hepsinin en iyisi, en kalitelisi, en uygunu… Diğer yıllardan tek farkımız, sizin de dediğiniz gibi, 12 saat değil, 24 saate yayılan bir maraton olacak ama koşmayacağız, yattığımız yerde eğleneceğiz, hep birlikte zevk alacağız. 40′a yakın yabancı ve yerli sanatçı katılacak, bu bile tek başına çok önemli bir unsur, son derece kısıtlı imkanlarla Avrupa festivallerinin önüne geçiyoruz artık, dünyanın dört bir yanından değerli sanatçılar buraya gelmek, performans vermek için can atıyorlar. Biz de 2 gün boyunca, 3 ayrı sahnede daha çok sayıda sanatçıyı daha çok sayıda müziksevere izletebilme olanağını sağlayacağız. İlk kez gelecekler için, gerçekten sıra dışı, daha önce yaşamadıkları bir festival deneyimi olacağını rahatlıkla söyleyebilirim.

_MG_0130 (1)Gelecek gruplara nasıl karar veriyorsunuz?

Müzik ile yaşayan bir seçici kurulumuz var, süreç içinde herkes festival programı hakkında görüş ve tavsiyelerini bildiriyor ancak aynı zamanda Lounge FM’in müzik direktörü olarak nihai kararı ben veriyorum. Chill-Out Festival Istanbul’u kurgularken, hiçbir zaman şu grubun bu kadar hayranı var, şu sanatçı şu kadar bilet satar şeklinde ucuz bir hesabın içinde olmayız. Kaliteli, dengeli ve çizgisi belli bir müzik ortaya koyma amacındayız. Beklenti karşılamak değil, yeni beklentiler yaratmak istiyoruz. Festivale katılan sanatçılar, Lounge FM 96’da her gün dinlediğimiz ve müzikseverlerin yoğun ilgi gösterdiği isimler arasından seçiliyor. Ayrıca önümüzdeki yıllarda çok konuşulacak ve ülkemizde popüler olacağını beklediğimiz grupları da programa alıyoruz. Tabii ki seçimlerimizde önem verdiğimiz kriterlerden biri de, festivalde yer alan sanatçıların ülkemizde ilk kez performans verecek olmaları, radyo olarak üstlenmiş olduğumuz misyonun gereği de bu açıkçası…

Türkiye’deki festival kültürü ile yurtdışını kıyaslarsak nasıl farklar gözlemliyorsunuz?

Bence en büyük fark, katılımcıların büyük çoğunluğu son güne kadar ne yapacağına karar vermemiş oluyor. Bu alışkanlığı son yıllarda yavaş yavaş kırdığımızı gözlemliyoruz ve bilet ön satışları her yıl daha yükseliyor. Daha iyiyi verebilmek için süreç içinde ilgiyi kontrol altında tutabilmek çok önemli. Diğer yandan müziği saat 24′te kesmek zorunda olmamız da, daha fazla sanatçı izletme olanağımızı kısıtlıyor. Chill-Out Festival artık Avrupa’da tanınan bir festival haline geldiği için sanatçıların performans vermek istediği, tercih ettiği bir etkinlik haline geldi, bu konuda yurtdışı ile yarışır hale geldik.

Festivallerde ve organizasyonlarda en çok merak edilen ünlü ‘kulis istekleridir.’ Bize anlatabileceğiniz farklı istekleri olan isimler var mı?

Bizim sanatçılarımız da genelde bizim kafamızda olan insanlar, isteklerini daha önceden biliriz, yerine getirmek için hazırlığımızı yaparız. Ayrıca biz ekip olarak kuliste pek vakit geçirmeyiz, sahada katılımcılarla birlikte olmayı tercih ederiz. Kulis ekibimiz çok tecrübelidir, sorunları genelde bize intikal etmeden çözerler.

Gelecek olanlar için Can Tanca gözünden kaçırmaması gereken gruplar hangileri?

Hangi gruplar, hangi performanslar derseniz, bunun cevabını da vermem zor. Heyecan duymayacağımız bir sanatçıyı getirmek bana göre değil. Festival programını yaparken önümüze rastgele çıkan, tarihleri müsait sanatçıları seçmedik, hepsini severek, isteyerek, o sahnede olmaları gerektiği için aldık, o yüzden içinden belirli bir ismi ön plana çıkarmam mümkün değil, tüm performansları heyecanla bekliyorum.

Söyleşinin devamı ve Dipnot Tablet’in 218. sayısını indirmek için:

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

 available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Get-it-on-Google-Play