Sinema Seyircisinin IMDb ile İmtihanı

Cuma, 7 Ekim 2016 15:38

Sinema Seyircisinin IMDb İle İmtihanı

Hazırlayan: Ali Arıkan

Daha önce de başıma gelmişti. Geçenlerde yine gördüm. Sinemada sıra beklerken önümdekiler hararetle telefonda bir şeye bakıyorlar. Meğer hangi filme gideceklerine karar verebilmek için IMDB notlarını inceliyorlarmış. Şimdi aranızda bu siteyi bilmeyeniniz yoktur. Internet Movie Database yani İnternet Film Veri Tabanı şimdiye kadar yapılmış tüm sinema ve televizyon filmleri, film yıldızları ve dizileri hakkında bilgiler barındıran çevrimiçi bir site. 500.000 civarında yapım ve 2 milyon civarında kişi hakkında bilgi içeriyor. 1998’de Amazon’un satın aldığı, ücretli veya ücretsiz üyelik sistemiyle kaydolan kullanıcıların katkılarıyla da büyüyor. Yani stüdyoların yeni filmleriyle ilgili tüm bilgileri siteye gönderip filmin sayfasını düzenlemesi dışında her bilgi okuyucu ve kullanıcıların elinden çıkıyor. Aynı şekilde bu kullanıcılar bir film için on üzerinden not da veriyorlar. Verilen notların ortalamasına göre de bir filmin IMDB notu ortaya çıkıyor.
IMDB notuna bakıp bir filmin iyi olup olmayacağına karar vermek anlamsız. Bir kere filmlerle ilgili internette not vermek gibi bir alışkanlığı olan insanlar genel olarak belli bir şemsiye altında. Bu da “geek”lik şemsiyesi (”geek” kültürünün ne kadar kötü bir şey olduğunu başka bir zaman yazarım). Bu adamlara laf ediyorum çünkü ben de bilim-kurgu, korku, eksantrik olaylar ve bilgiler gibi ipe sapa gelmez şeylere ilgi duyan biriyim. Tabii bunu normal bir hayatla dengeleyebiliyorum ama neredeyse yirmi yıllık internet deneyimim gösterdi ki bu tür adamlar genelde lafını normalde dinlemeyeceğiniz tipler oluyor. Sokakta yürürken adamın teki insana “ŞU FİLMİ SAKIN GÖRME” diye bağırınca nasıl bir tepki verirse, aynı tepkiyi IMDB notlarına karşı da vermeli.
Burada ilginç olan şu. Film eleştirilerine karşı otomatik bir antipatisi olan insanlar, konu IMDB notu olunca sanki vahiy inmiş gibi dikkat kesiliyorlar, önemsiyorlar. Profesyonel olarak yıllardır sanat okumayı iş edinmiş adamları dinlemeyip, sivilceli yüzünü dev gibi gözlüğün süslediği 13 yaşındaki bir ergenin verdiği notları önemsemek garip.
Zaten oy verenlerin yaşlarından da olacak, IMDB’deki en iyi 250 film listesinde son otuz yılın yapımları ağır basıyor. Ne kadar yakında vizyona girmişse bir film, listeye girme şansı da o kadar artıyor. Çünkü insanlar bir filmi izliyor, hemen “on” diye not basıyorlar, sonra da film sıralamalarda zıplıyor. Bir de bazı fanatikler var, mesela Christopher Nolan hayranları gibi. Sevdikleri film, yönetmen veya oyuncu sıralamalarda en üstlere çıksın diye daha izlemedikleri filme en yüksek notu basmakla kalmayıp, başka filmlere de sıfır veriyorlar. Tam çocuk işi.

Tabii burada şöyle bir mantık getirilebilir. Bu bir demokrasi. Çok fazla sayıda insan oy veriyor ve bu da bir filmin kalitesi için iyi bir gösterge oluyor. Oyu halk veriyor, halk da herhalde haklıdır. Bu, ülkeyi kimin yöneteceğini seçmek için tek iyi bir yöntem olsa da, sanat eserlerine gelince çok saçma. Çünkü bu sosis fabrikasında sosislerin nasıl yapıldığını hepimiz birebir tecrübe ediyoruz.

Tags