Sherlock Holmes, üçüncü sezonun ikinci bölümde neler oldu?

Pazartesi, 13 Ocak 2014 11:47

Üçüncü sezonun ikinci bölüm Dedektif Lestrade ve yardımcısı Donovan görünmez bir hırsızın peşinden koşarken açılıyor. Hırsız bankaları muz gibi soyarken hep bir şekilde polisin elinden sıyrılmayı başarıyor. Lestrade hırsız ya da hırsızları suçüstü yakalamak için müthiş bir arzu duyuyor hatta arabasını tekmeliyor sinirden. Dikkat ediniz bir İngliz dedektifinin devlet malına zarar verecek kadar sinirlenmesi vaki değildir. Bu çetenin yeni soygununda tam onları iş üstünde yakalayacaklarken Lestrade Sherlock’tan yardım mesajları almaya başlıyor. Sherlock büyük bir tehlikede olmalı. Lestrade da bu önemli operasyonu yarıda bırakıp büyük bir polis ordusuyla Baker Street’e gidiyor.

Tam Sherlock’u büyük bir tehlikeden kurtarıyorum derken bir de ne görsün? Sherlock masanın başına oturmuş Watson’un düğününe sağdıç olarak yapacağı konuşmayı hazırlıyor. Yani bütün problem buymuş. Metni yazarken takılmış. İşte tipik Sherlock. Bölümün bundan sonrası Sherlock’un düğün öncesi çektiği acıya odaklanmış. Sherlock bu sağdıçlık işini o kadar ciddiye alıyor ki yeni bir dans müziği besteliyor ve dans figürleri ezberlliyor, Watson’un koltuğuna bakıp hüzünleniyor vs. Asıl gizemli cinayete gelene kadar bir nebze sıkıcı olduğunu söylemekten çekinmeyeceğim. Umarım bu cümleyi kurduğum tek bölüm bu olur.

Çok esprili yerler de var doğrusu. Mary’nin nedimesi olan güzel kız düğün boyunca Sherlock’tan partideki erkekler hakkında tüyolar alıyor ki hangisi ile dans edeceğine değsin sonunda. Gerçi Sherlock’un Mary’nin eski erkek arkadaşı ile düğünden önce tanışıp onu Mary’ye hala ilgisi olduğu konusunda ikna etmesi ve sonra da Mary ile temasa geçmemesi konusunda tehdit etmesi çok gereksiz bir ayrıntıydı. Dedim ya bazı sıkıcı yerler vardı bu bölümde. Neyse bu arada Watson’un ordudan eski komutanı düğüne geliyor ve anlıyoruz ki bu komutan bir nedenden nerede yaşadığını kimseye söylemiyor ve bir tür münzevi hayatı yaşıyor.

Hiçbir sosyal davete katılmadığını ama bu düğüne geldiğini anlıyoruz. Bu kısım önemli. Sherlock ilgiyle beklenen sağdıç konuşmasına biraz tutuk da olsa başlıyor. Geleneğe göre davete gelemeyenlerin gönderdiği kutlama mesajları okunur. Sherlock da mesajları okumaya başlarken o kadar sıkılıyor ki bitiremiyor. Aile kavramı, insanların ikiyüzliliğü ve düğünlerin sıkıcılığı ve ilgili bir vaaz verdikten sonra Watson hakkındaki gerçek düşüncelerini söyleyip sinirlendirmeye başladığı kalabalığı yeniden kazanıyor. Bu noktada aman Allahım bu gerçekten bir Sherlock Holmes dizisi mi diye merak ederken sıra John Watson ile çözdükleri cinayet vakalarına geliyor da derin bir nefes alıyoruz.

Anlaşılan o ki Sherlock ve Watson’un çözemedikleri bir cinayet var. Kraliyet korumalarından biri takip edildiği ve tehlikede olduğu konusunda ikiliye mektup yazıyor. Bu koruma askerleri kraliyet sarayı önünde saatlerce hareketsiz durarak sarayı koruyorlar. Londra’yı ziyaret eden turistler genelde önlerinde fotoğraf çektirir ve dikkatlerini dağıtmaya çalışır. Bu vaka ikilinin ilgisini çekiyor ve koruma ile konuşmak için görev yerine gidiyorlar. Tam bu sırada görev yeri değişikliği oluyor ve asker yerinden ayrılıp duşa giriyor. Arkadaşları bu ziyareti haber vermeye gittiklerinde kendisini duş kabininde ölü buluyorlar. Kabin içerden kilitli, hiçbir cinayet aleti yok ve hiçbir şüpheli de. Peki nasıl öldürüldü bu adam?

Tam bu sırada sahne değişiyor ve Sherlock ve Watson’u düğünden önce çözmeye çalıştıkları bir vaka üzerinde görüyoruz. Chat odalarında kadınlarla tanışıp onlarla bir gece geçirdikten sonra ortadan kaybolan bir adam var. Bu vakada ilginç olan bu kadınların tamamının yakın zamanda ölmüş olan biri ile tanışmış olmaları. Belli ki bir erkek yeni ölmüş kişilerin isimlerini kullanarak bu kadınlarla bağlantıya geçiyor. Kadınlar bir hayaletle beraber olduklarını sanarken Sherlock’un beyni farklı çalışıyor tabi. Bu adam bir şeyin peşinde ama neyin? Bu kadınların bir ortak noktası var mı? Neden her seferinde farklı birinin kimliğini kullanıyor? Tam bu noktada Sherlock onunda bağlantıya geçen kadınlardan biri tarafından manüple edildiğini farkediyor. Bu kadın sadece düğüne katılan birinin bilebileceği bir detay biliyor! Bu bilgi üzerine bir anda düğün bir cinayet mahalline dönüşüyor ama sadece Sherlock bunun farkında.

İşte bu noktada Sherlock’un meşhur tümdengelim mantığına tanık oluyoruz. Peki düğüne gelen davetliler hakkında bilgi toplamak için büyük zahmete katlanan kim olabilir ve bunu neden yapsın? Bulmak istediği kişi kesin düğünde ama neden? Sadece bu düğünde insan içine çıkan birisi olabilir mi?

İşte sonunda bu diziyi neden böyle hevesle izlediğimizi hatırlatan sahnelerle karşı karşıyayız. Ölülerle çıktıklarını sanan kadınlar, duşta hiçbir ipucu bırakmadan öldürülen koruma askeri ve şimdi Watson’un düğününde gerçekleşmek üzere olan cinayet muhteşem bir kurguyla biribirine bağlanıyor. En güzel kısmı da cinayetin hem nasıl olduğunu hem de kimin yaptığını Sherlock’un neşe içinde bulması. Tabi Sherlock için yapması, bizim için yazması kolay.

Buket Konuk Hirst