Senin benim değil ise kimin Milli Takımı?

Pazartesi, 15 Eylül 2014 11:35

Türkiye’de farklı renklere karşı tahammülsüzlük artık Milli Takımlara da sıçradı. Futbol ve Basketbol Milli Takımlarını, başlarında olan antrenör ya da seçilmeyen oyunculardan ötürü desteklemekten kaçış hatta yenilgilerinden zevk alma noktasına kadar geldi. Peki, bu hep mi böyle devam edecek?

Milli Takım seyircisi diye bir olgu Türkiye’de hiç olmadı. Mesela biz hiçbir milli maçımızı kıpkırmızı veya bembeyaz tribünler önünde oynamadık. Mesela İstanbul’da oynanan bir milli maç hiçbir zaman Anadolu’da oynananlar kadar coşkulu ve koşulsuz destek havası içinde geçmiyor. Bunlar bildiğimiz sorunlardı ve büyük zaferlerde herkesin unuttuğu detaylardı ama günümüzde yaşanan Fenerbahçe-Galatasaray rekabeti kıvılcımlarla Milli Takımlara da sıçradı.

Basketbol Çirkin Rekabete Alet Olmamalıydı

Bu kez isterseniz bilindik futbol örneklerinden uzaklaşıp basketbola uzanalım. Ergin Ataman’ın başında olduğu Milli Takım maçları Galatasaraylılar tarafından farklı bir açıyla izlenirken bir takım Fenerbahçe taraftarı, Türkiye Basketbol Ligi Final Serisi’nde olanlar sebebiyle 12 Dev Adam’ı başka bir gözle izledi. Hatta Ergin Ataman’ın başında olduğu Milli Takım Ülker Arena’da hazırlık maçı yapacağı için internette nefret ve intikam kokan manifestolar yayınlandı. Turnuva boyunca da bu nefrete maalesef şahit olduk. Takım kazandığında herkes sus pus olurken, kaybedilen maçlardan sonra Ergin Ataman’ın oyuncu tercihleri farklı noktalara çekildi. Basketbol hepimizin kaçış noktasıydı! Futbolun, içinde barındırdığı çirkin rekabeti gördükçe oraya kaçar soluk alırdık. Geçtiğimiz sene, Fenerbahçe-Galatasaray rekabetinin getirdiği gereksiz gerginlik sayesinde artık sığınağımız da dumanlar altında kaldı.

basketbol1Futbol Zaten Bildiğimiz Gibi…

Sığınak dumanlar altındayken zeminden, futboldan, zaten bahsetmeye bile gerek yok. Ay Yıldız denildiğinde herkesin duruşunu değiştirdiği ülkede artık ilk akla gelen Semih’in attığı o son dakika golü değil. “…Ama Fatih Terim” diye başlıyor her cümle, devamını istediğiniz çirkinlikle doldurmak serbest! Mesela bir pozisyonla ilgili yanlış oyuncu tercihi varsa her takım taraftarı kendi oyuncusunun orada olması gerektiğini düşünüyor. Bunun çok doğal olduğunu düşünüyorsanız; üzgünüm, siz de benzer tufana kapılmışsınız. Son oynanan milli maçta tek kelime ile “Rezalet” bir futbol ortaya koydu Terim’in öğrencileri. Savunulacak maalesef bir tek olumlu yan yoktu İzlanda maçında. Bütün bunlar futbola dair yapılabilecek, yapılması gereken en doğru eleştiriler ama bizde bu böyle yürümüyor. Kimse Milli Takım’ı desteklemek, attığı her gole sevinmek, her maçında tribünde olmak zorunda değil ama kimsenin de Milli Takım eleştirisini kulüpçülük kisvesi altında, seviyesizce yapma hakkı yok! Mesela Onur Kıvrak’ın hatalı yediği golleri en sert eleştiren, işi hakarete getirenler çoğunlukla Fenerbahçeli ve bir kısmı ‘Volkan’ı almazsan böyle olur, beter olsunlar” diyebilecek noktada fanatik.

Hazırlayan: Cem Pelister

Yazının tamamı için:

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

 available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Get-it-on-Google-Play