Seni çok özledik Puket

Pazartesi, 5 Mayıs 2014 16:00

Puket’e hiç gitmemiş olabilirsiniz fakat bu adanın ismini özellikle tatil döneminin başlamasıyla çok sık duyduğunuza eminim. Özellikle bayram tatilini yurt dışında geçirmek isteyen çok sayıda Türk turist her yıl Tayland’ın bu en ünlü adasına yoğun bir şekilde gelmektedirler.

İstanbul’dan Tayland’ın başkenti olan Bangkok’a 9 saattutan uçuş insanı ister istemez biraz yoruyor. Bu uzun uçuşun ardından Puket’e ulaşmak için önünüzdeki en güzel seçenek yine uçak, aksi halde otobüs ile Puket e gitmeye kalkarsanız 10 saati gözden çıkarmanız gerekiyor ki bu uzun uçuşun ardından hiç tavsiye etmiyorum. Zaten Tayland’a gelen turistlerin birçoğu önce Bangkok’da birkaç gün kalıp güzelce gezdikten sonra Puket’e geçiyorlar. Ben Bangkok’u Puket sonrasına bıraktım ve bu yazımda Bangkok’u araya sıkıştırmak istemedim.

Kesinlikle şunu söylemeliyim burası kış aylarında tam bir cennet. Hava çok sıcak değil ve aynı zamanda insanı bunaltan turist yoğunluğu da yok. Yazın oldukça sıcak ve nemli olduğunu duymuştum bu yüzden yaz aylarını pek tavsiye etmiyorum. Benim gibi kış zamanlarında güzel bir tatil fırsatı yakalarsanız Puket’i bu aylarda kaçırmayın derim.

Bu kadar güzel bir yere kesinlikle en kafa dengi arkadaşınızla gelmelisiniz. Ben de Tayvan’da tanıştığım can kardeşim Ömür ile birlikte Puket’e ayak bastım. Kış aylarında geldiğimiz için otel ve pansiyon sıkıntısı yaşamayacağımızı biliyorduk. Bu yüzden ön rezervasyon yaptırmadan direkt kafamıza göre bir yer bulduk. Bu mevsimde fiyatlar gayet uygun. Pansiyonlar 20-30 ABD dolarına bir gecelik konaklama imkanı sunuyorlar. Eğer para harcamak istiyorsanız çok daha lüks ve denize çok yakın yerlerde de kalabilirsiniz ama bence hiç gerek yok.

Puket oldukça küçük bir ada ve adanın her noktasına kısa sürede ulaşabilirsiniz. Adada Tuk Tuk denen motordan bozma ufak taksiler turistleri bir kaç dolar karşılığında gitmek istedikleri yere taşıyorlar. Dilerseniz bizim gibi motor kiralayıp gezebilirsiniz. Fakat dikkat edin ceza yemeyin. Polisler en ufak yanlış park durumunda motorunuzu kitliyorlar ve bir sürü zamanınız gidiyor. Biz yedik oradan biliyorum.

Yemek saati Puket’de en kolay ve en eğlenceli zaman dilimlerinin başında yer alıyor. Fiyatlar çok ucuz. Kocaman yengeçler, dev karidesler ve filmlerde gördüğümüz istakozlar 5-10 ABD dolarına midenizdeki en güzel yerde yerlerini alıyorlar. Bıraktığınız ufak bahşişler ise çalışanları inanılmaz mutlu ediyor.

Her ne kadar kış sezonu olsa da sokaklar haraketli. Çok sayıda pub ve disko gecenin geç saatlerine kadar turistleri ağırlıyorlar. Tek büyük sıkıntı Puket’te yaşanan seks turizmi, insan ister istemez bir süre sonra her şeyin bu kadar göz önünde bulunmasından rahatsız olmaya başlıyor. Her gittiğiniz yerde hayat kadınlarının bulunması ve gözünüzün önünde yaşanan pazarlık durumu açıkçası beni oldukça üzdü. Bu yüzden ben ve Ömür birkaç gece sonra eğlence mekanlarından soğumaya başladık.

Puket’te gerçek anlamda eğlenmenin en güzel yolu günü birlik turlara katılmak. Bu turlar sizi çevredeki harika adalara ve farklı tarihi yerlere götürüyorlar. Yanınızda size eşlik eden rehberler bölge hakkında sürekli bilgiler veriyor ve Puket’i çok daha yakından tanımanıza yardımcı oluyorlar. Bizim katıldığımız Phi Phi ve James Bond adası turları zaten dünyaca ünlü oldukları için inanılmaz ilgi çekiyorlar.

Phi Phi adası Leonardo Di Caprio’nun The Beach isimli filmini çektiği yer. Bu ada tam anlamıyla dünyanın Tayland’a sunduğu en güzel hediyelerinden bir tanesi.İnanılmaz güzel ve manzaraya baktıkça bakasınız geliyor. Suyun tertemiz yeşilimsi rengi ve bembeyaz kumların ayaklarınızın altında seriliyor oluşu sizi buraya aşık etmeye yetiyor. Phi Phi adasından kalkan ufak botlar sizi maymunların yaşadığı tenha yerlere götürüyor.Burada yaşayan maymunlar oldukça sıcak kanlı ama yaklaşırken dikkat edin yoksa çantanızdan meyve ve diğer yiyecekleriniz gidebilir. Sakın kızdırmaya falan kalkmayın yoksa maymun ordusundan güzel bir dayak yiyebilirsiniz.

İkinci mekanımız James Bond adası. Buraya bu ismin verilmesinin sebebi 1974 yılında The Man with the Golden Gun filminin bazı sahnelerinin burada çekilmiş olması. Eee, James Bond gelir de biz gelmez miyiz dememek için biz de bu adayı ziyaret ettik. Ufak ve oldukça güzel bir ada.

Puket tatilimiz boyunca ister istemez 2004’te yaşanan tsunami felaketinin hikayelerini de dinledik. O günden kalan bazı izleri gözlerimizle gördük ve yaşanan acıların büyüklüğüne tanıklık ettik. Çok şükür ki Puket’in insanları güler yüzlülükleri ve cesaretleriyle bu acıları artık geride bırakmışlar ve adalarına gelen tüm turistleri aynı keyif ve dostlukla ağırlamaya devam ediyorlar. Sizler de bu adaya gelen mutlu insanlardan olmak isterseniz Puket ile tanışmayı çok fazla ertelemeyin derim.

Rıfat Karlova (@Karlova)

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN 

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN