Selin Karacehennem: “Erkek ve Kadın Değil, Evliliği Kadın Götürür”

Pazartesi, 5 Eylül 2016 14:15

Hayatın çıkmazları, sancılı karar aşamaları, yönü ve yolu buğulu bir camın ardına saklayan muzip oyunları çoktur. Konu aşk olunca, evliliği sürdürmek ve sağlıklı bir zemine oturtmak olunca kafalar daha da karışık. Bazen platonik bir sevdayla, bazen aldatılmış biri olmanın yarattığı tahribatla, bazen de doğru insanı bulmak ya da seçmekle ilgili kararsızlıklarla mücadele ediyoruz. Evet evet biliyorum, çok yoruluyoruz. İşte yaraya merhem, sorulara cevap niteliğinde bir röportaj gerçekleştirdik sizler için bu hafta. Psikolojik danışman, evlilik ve ilişki terapisti ve yaşam koçu Sayın Selin Karacehennem büyük bir içtenlikle sorularımızı yanıtladı.

Hepimizin kriterleri, olmazları, olabilirleri var bir ilişkiye başlarken. Yine de kararsızlık yaşadığımız zamanlar da oluyor. Sizce ilişkiye başlarken kişilerin birinci sıraya koyduğu şey ne olmalı? Bir uzman olarak karar aşamasında olan kişilere ne önerirsiniz?

Bir ilişkiye başlarken, öncelikle şahsın bize uygun olup olmadığına bakmamız gerek. Yani, şayet başlarsak karakterlerimiz uyuşuyor mu? Dünya görüşümüz; hayat ideallerimiz, vizyonumuz uyuşuyor mu? Ailelerimizin sosyo-ekonomik seviyeleri aynı mı, yakın mı? Karşımızdaki ile şayet bir ilişki yaşayacaksak, onu olduğu gibi kabul edebilecek miyiz? Parasal açıdan kazançlarımız arasında büyük farklar var mı? Tabii giyinişi, tarzı, kalitesi, karakteri bize uygun mu? Bu ve bunun gibi pek çok daha, başlamadan gözden geçirilmelidir. Kararsız kalmak demek ya tipinde ya sosyal kriterinde veya karakterinde, yaşantısında bize uymayan bir şey var demektir. Onun için iyicene kendimizi tanımalı ve ne istediğimizi bilmemiz gerekmektedir. Genellikle aradıklarımızın %60-70’ini bulabilirsek yeterlidir. Tabii ten uyumu, elektrik almak her şeye başlamak için ilk etaptır.

Aşk sağlıklı bir ilişki ve evlilik için bir tehlike mi sizce? Aşka olan bakış açınızı öğrenebilir miyiz?

Aşk fevkalade güzel bir şeydir. Onsuz hayat çok yaban olur. Ancak aşk her şeye rağmen, ne olursa olsun, yani bütün artı puanlara rağmen, bir ilişkiye başlamak demek değildir. Sırf aşk yüzünden başlayan ilişkiler, bu sihirli duygu zamanla yerini sevgiye, takdire, hayranlığa, saygıya bırakmazsa ne yazık ki çok acı verir. Aşk karşılıklı ise harikadır. Tek taraflı ise hüsrandır. Mutlaka mantık süzgecinden geçmelidir.

Bildiğimiz kadarıyla Etiler’de bir merkeziniz var. Sizi ziyaret eden kişiler en çok ne için yardım alıyorlar sizden?

Etiler’deki ofisime en çok anlaşamama, ihanet, sevgi ve saygı kalmaması, anne ve babalarla ilgili problemlerin içinden çıkamama gibi sebeplerle insanlar geliyorlar. Beyaz TV’de her Perşembe Evlilik ve İlişkiler üzerine yaptığım programa gelen sorular daha ziyade aşırı hisler ve kimseye paylaşılamayan evlilik problemlerine isim vermeden yardım isteyenler oluyor. Kitabımda ise ilişkiler, nasıl ve nerede tanışılır, nasıl devam eder, ne yapılırsa evlilikle sonuçlanır şeklinde kısaca anlatılabilir. Kitaplarım, şu anda, dağıtılamadığı için bizi arayarak ısmarlanabiliyorlar. Evlerine yolluyoruz. Bunlar bir başucu kitaplarıdır. Son derece faydalıdırlar.

İlişkiye başlamadan önce kapınızı çalıp sizden danışmanlık alan kişiler oldu mu peki?

İlişki konusunda çok büyük ilgi var. Ya müstakbel sevgilileriyle ya nişanlıları ile ya da yalnız olarak gelip benden görüş, taktik, tabiri cayizse akıl alıyorlar. Genelde bir görüşte veya 15-20 dakikalık konuşmada şahısları çok iyi anladığım için kararlarım doğru çıkıyor. Her türlü mimik, göz kaçırma, tik veya vücut dili bana bir şeyleri anlamama yeterli olur.

Aldatma herkes için çok acı ve atlatılması güç bir travma. Sizce aldatılan kişi bu sancılı süreçte neler yapmalı?

Aldatma başlı başına asla olmaması gereken bir hadisedir. Genelde çiftler sırf bu yüzden ayrılmaya kalkarlar. Evlilik terapisine gelenler zaten evliliklerine çare arayan kişilerdir. Çoğunlukla içinde hala sevgi olan ve taraflardan biri manyak, kontak veya ruh hastası değilse ve hele çocukları varsa onların ayrılmalarına asla dayanamam. Hadiseyi çok taraflı ele alıp, altına yatan sebepleri bulur, ortada buluşmalarını sağlar ve yaşam koçluğu da yapar ve belli aralarla takip ederim. Taraflardan biri şayet seviyor diğeri sevmiyor bile olsa, o evlilik %50 kurtulur. Ruhsal olarak affetmek gerçekten zordur. Ancak evliliğin devamı için bazı şeyleri unutmak lazımdır. Dibinde yatan problemler halledilirse o evlilik çok iyi devam eder.

Her şekilde güzel giden bir ilişkide taraflardan biri artık devam etmek istemediğini, sevgisinin bittiğini fark etti diyelim. Sizce nasıl ayrılmalıyız? Karşımızdaki kişinin kalp kırıklığını en aza indirecek formül sizce ne?

Evlilik devamlı bakım isteyen bir müessesedir. Zaman içinde yıpranan ilişkiler eğer elden geçmezse; bakımı yapılmazsa tükenebilir. İhanetlerin mühim bir kısmı bu devrede olur. Bence taraflar zamanla değişen istek, arzu, yaşantı ve ruh hallerine diğer tarafın ayak uyduramaması nedeniyle ayrılmak isteyebilirler. Burada medenice oturulup konuşulabilir. Sevgisiz bir evlilik olamaz. Şahıslar iki arkadaş bile kalsalar olamaz. Dolayısıyla karşı tarafın mağdur olmayacağı bir formül bulunarak bu birliktelik kırmadan, üzmeden, anlaşarak bitirilmelidir. Ben şahsen kalbe sevgi ekemem. Dolayısı ile zamanlıca kırmadan bitirilmelidir.

Erkek ve kadınların ilişkiye bakış açılarındaki farklılıklar sizce neler? Neden çatışıyoruz?

Erkek ve kadın değil, evliği kadın götürür. Erkek, karısı tarafından idare edilir ve bunu da bilir. Kadın her şeyi karşısındakinden bekler ve kendisine bakmazsa, işveli, cilveli, evi çekip çeviren olmadıkça o evlilik çok yürümez. Devamlı tenkit, aşırı kıskançlık, erkeği kıyaslamak, güler yüzle karşılamamak, yapılmaması gereken hususlardır. Erkek evlenene kadar annesini, sonra karısını dinler. Evlilik çiçeğine ne kadar bakarsanız, o kadar mutlu olursunuz. Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur.

Bir uzman gözüyle bir ilişkiyi geri dönüşü olmayan bir yola sokan hata nedir?

Bir ilişkide yapılacak en büyük yanlış sadakatsizliktir. Yalan, ilgisizlik, güzel sözler, iltifatlar etmemek de yıkıcıdır. Seks %80 evlilikte olmalıdır. Tabii ki saygı ve sevgi şarttır. Asla sözle veya fiilen dayak ve/veya küfür olmamalıdır.

Evlilik bir gereklilik midir?

Evlilik çocuk dolayısı için şarttır. Yoksa iki ayrı insanın bir ömür boyu birlikteliğini devam ettirebilmesi çok zordur. Dünyaya gelişimizi biz aile yönünden seçemiyoruz. Ama ikinci hayatımızı, yani evliliğimizi mutlaka çok iyi temellere oturtmalıyız.

Şimdiye kadar birçok kişiye, çifte, danışmanlık verdiniz. Size gelen vakalar içinde sizi çok şaşırtan, ilginç bir vaka ile karşılaştınız mı? Karşılaştıysanız biraz bahseder misiniz?

Bana gelenler arasında hemen herkes çok iyi neticelerle ayrıldığı için şaşırtıcı durumlarla pek karşılaşmadım. Ancak Beyaz TV’de ve daha önceleri senelerce yaptığım kendi TV programlarında çok acayip vakalarla karşılaştım. Kimsenin ismi verilmediği için alabildiğine açık saçık, adaba aykırı vakalar sunuldu. Böyle durumlarda usulünce cevap verdim ancak yardım etmedim. Çünkü burada aile terbiye ve ahlaki konular olmadığı için, onları kınamadan, ahlak dersi vermeden yapılmaması gereken hususlara ağırlık verdim.