Şehirler mi akıllı olmalı yoksa insanlar mı?

Çarşamba, 4 Mart 2015 10:17

Şehirleşmenin son yıllarda kontrolsüz ve hızla artması sonucunda birtakım ekonomik, sosyal ve altyapısal sorunların ortaya çıktı. Tüm bu sorunlara, gelişen yeni teknolojilerle birlikte çözüm alternatifleri üretilmeye çalışılıyor. Büyük şehirlerde hayatı yaşanabilir kılmak ve şehirlerin sürdürülebilir bir şekilde gelişmesini sağlamak için ”akıllı” hale dönüşmesi gerektiğini söylüyor uzmanlar. Bunun için de; taşımacılık, sağlık, eğitim, enerji, su gibi hayati hizmetler sağlayan şehirlerin altyapıları, nüfus gereksinimlerini algılamak ve karşılamak için yeni bilgi ve teknolojilerden çokça yararlanmamız şart. Akıllı şehirler gelişmiş ülkelerin artık aşina olduğu bir kavram. Peki bizde durum ne? Konunun uzmanları, Fütürist Halil Aksu, Şehir Planlamacısı A. Faruk Göksu ve Mimar İnanç Eray ile Dipnot Tablet için konuştuk.

Hazırlayan: NAGİHAN GİRİT

-Fütürist Halil Aksu

Şehirler insanların çekim alanında. Şehirleri bu denli cazip kılan faktörler neler?

Üniversiteler, fabrikalar, restoranlar, parklar, İnsanlar, kısaca her şey şehirlerde. Bundan dolayı herkesi çekim alanına alıyor. Tarım toplumundan sanayi toplumuna ve hatta artık servis ve bilgi toplumuna doğru evrildiğimiz için, kırsal kesimdeki nüfus giderek azalıyor. Herkes şehirlere taşınıyor.

halil_aksuŞehir nüfusu bu kadar hızlı artmaya devam ederse ne olur? Kalabalık şehirleri yaşanılır kılmak için neler yapılmalı?

Kentleri daha yaşanası hale getirebiliriz, getirmek zorundayız. Üç ana unsur söz konusu:

•          Motor yerine Kas gücü. Yani daha çok bisiklet ve yürüme alanları, toplu taşımanın artması ve özel araçların azaltılması, cazibesinin azaltılması

•          Gri yerine Yeşil. Yani daha az beton, daha çok bahçe, park, vb. Binaların cephe ve çatılarının yeşillendirilmesi. Dikey tarım, perma-tarım gibi.

•          Kural yerine Oyun. Uygun oyun motivatörleri ile vatandaşlara hizmet sunmak, arzu edilen davranışları teşvik etmek ve otoriter kuralları azaltmak.

Bunlar ütopik hedefler veya hayali vizyonlar değil. Dünyanın pek çok kentinde bunların örnekleri var. Bizim kültürümüze ve vatandaşlarımızın tercih ve yaşam şekillerine de uygun oyunlar, motivatörler tasarlanabilir ve hayata geçirilebilir.

‘Akıllı Şehir, Daha Akıllı Vatandaş’ konulu konferans düzenleyeceksiniz, hangi konular ele alınacak?

Mademki şehirlerimiz kalabalıklaşmaya devam edecek, mademki şehirlerimizdeki her türlü aktivite artmaya devam edecek, o zaman bu konu üzerine akıl yormak, diyalog sürecini başlatmak, uzun vadeli bakışlar geliştirmek gerekli ki şehirlerimizin geleceği tesadüfen ve bilinçsizce gelişmesin, olabildiğince bilinçli bir tasarım yapalım.

Bu konferansımızda şehrin farklı hallerini konuşacağız. Ekonomik boyutundan, toplumsal boyutuna kadar, teknolojik boyutundan, çevre boyutuna kadar. Mimarlar, şehir planlamacıları, tasarımcılar, teknoloji uzmanları ve sanatçılar aramızda olacak ve görüşlerini paylaşacaklar, katılımcılarla tartışacağız. Şehrin daha yaşanası bir yer olması için, fikir geliştirme ve diyalog sürecine katkıda bulunmaya gayret edeceğiz.

Faruk Göksu-Şehir Planlamacısı – A.Faruk Göksu

Şehrin kendi içindeki gelişimi ve göçle birlikte ortaya çıkan problemler konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kentlerimiz 3.dönüşüm süreci içine girdi. 1950′li yıllarda göç ile başlayan hızlı kentleşme süreci kentlerimizde yoğun yapılaşma, yapı ve yaşam kalitesi riski başta olmak üzere pek çok sorunu gündeme getirdi. Kentlerimizin pek çoğunun kompakt gelişimi ile kontrolsüz büyümenin ortaya çıkardığı sorunlar, bugün başta ulaşım, standartları düşük çevreler, açık alan yetersizliği gibi önemli sorunların yanı sıra kentlerin yönetim sorununu da ortaya çıkardı. Özetle, kentlerimizin kontrolsüz büyümesi, akıllı büyüme ve akıllı kent kavramının önemini son yıllarda gündeme taşıdı.

Akıllı Şehirler için kentsel dönüşüm bir adım olarak değerlendirilebilir mi?

Dünyada yaşanan Kentsel Rönesans, Yeni Yüzyıl Kentleri, Akıllı Kent, Dayanıklı Kent gibi kentsel akım deneyimlerinden yararlanarak kendimize özgü Gelişen Kentler, Paylaşan Kentler, Kültür Kentleri, Bahçe Kentler, Tematik Kentler gibi yeni akımlar tartışmaya açılmalıyız. Akıllı büyüme kavramı kentsel gelişmenin kontrolsüzce yayılmasını önleyerek, artan büyümenin kent merkezine odaklanmasını sağlayan bir kent ve ulaşım planlama teorisi olarak dünyada tartışılmaya başlandı. Toplu taşımanın teşvik edilmesi, ulaşım çeşitliliği, yürünebilir kentler, karma kullanım, konut çeşitliliği, açık ve yeşil alanların korunması, tarihi alanların korunması, işbirlikleri, bilim ve teknoloji gibi konular, akıllı büyüme ve akıllı kentin önemli konuları olmaya başladı.

-Mimar İnanç Eray

Türkiye’nin belli bölgelerinde kentsel dönüşüm projeleri yürütülüyor. Süreç nasıl ilerliyor sizce?

Kentsel Dönüşüm; altyapı, ekonomi, politika, mimari, istatistik, sosyal doku gibi birçok alan ile temas eden, onların birbiri ile nasıl etkileştiği ile doğrudan ilişkili, bu nedenle de üstünde çok düşünülmesi, egzersiz yapılması gereken bir konu. Kentlerin ana karakterlerinin ne olduğundan, kentler için hedeflenen yerlerin onlara ne kadar uygun olduğuna, bunu sağlayacak altyapıların olup olmadığına ve sonrasında yaratılan yaşamın ne kadar heterojen olabildiğine kadar daha bir çok soruyu, sorguyu barındırıyor.

İnanç Erayİngiltere ve Amerika’da yüzyılın ikinci yarısında yapılan kentsel dönüşüm denemelerinin sonuçları ancak şimdilerde anlaşılıyor. Örneğin; İngiltere’nin Docklands bölgesi bundan 10 sene önce çok eleştirilen bir dönüşüm örneği iken, şu anda nüfusun oraya yerleşmesi ve çevre mahalle bağlantılarının güçlenmesi ile (DLR, City Havalimanı) gece gündüz yaşayan bir kent parçası olabilmiş durumda. Dolayısı ile kentsel dönüşümleri uzun soluklu süreçler olarak algılamak çok önemli.

Türkiye’de bugün kentsel dönüşüm anlamında birçok çalışma yapılıyor. Atılan bu ilk adımların hali hazırda tek disiplin ya da tek amaç öncelikli ilerlediğini düşünüyorum. Örneğin; deprem önceliğinde üretilen ve sadece sağlam yapı yapmayı amaçlayan süreçlerin nasıl dokular yarattığına hepimiz şahitlik ediyoruz. Birbiri ardına hızlıca dikilen beton bloklar, insanların barınma ihtiyacını karşılıyor ancak, maalesef, iyi bir kent hayatı üretemiyor. Son dönemlerde, yeni kent tasavvuru yaratmak önceliğinde üretilen, pastiş cephe örnekleri de kentlinin sosyal hayatına yaşayışına dair bir şeyler söyleyemiyor.

Çin’in büyük kentlerinde, Körfez ülkelerinde yapılan kentsel üretim denemelerine baktığımızda ise işlev öncelikli tasarlanan spor şehirleri, sağlık şehirleri, finans şehirleri karşımıza çıkıyor. Tek yönlü kurgulanan bu yaklaşımlar maalesef yaşanabilir ve sürdürülebilir sonuçlar vermiyor.

Biz kentsel dönüşümün baskın bir söylemden ziyade disiplinlerin birbirini dönüştürdüğü, disiplinler üstü, çok paydaşlı, katılımcı kent müdahaleleri üzerinden yapılmasına inanıyoruz. Bu anlamda şehirde yapılacak düzenlemelerin şehrin altyapısı, ulaşım kapasiteleri, tarihi ve kültürel dokusu ve sosyo-ekonomik durumu için yapılacak küçük ölçekli müdahale projeleri üzerinden test edilmesini, bu projelerden elde edilecek datanın anlamlandırılarak yol alınmasını benimsiyoruz.

Röportajların devamı için:

Dipnot Tablet’in 206. sayısını indirmek için:

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

 available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Get-it-on-Google-Play