Sebi Bebi : “YouTube’da Kanal Açmak, Görsel Bir Günlük Hazırlamak Bence.”

Pazar, 25 Eylül 2016 07:51

Hazırlayan:Hümeyra Güzelsoy

 

Dile kolay 600.000’e günden güne yaklaşan bir takipçi sayısı! Kim mi bu v-logger? Tabiki Sebile Ölmez, namı-ı diğer Sebi Bebi. O eyeliner kolayca nasıl çekilir, gözümü nasıl büyük gösteririm, saçımı ne yapsam, desenli oje sürsem… Sebi Bebi YouTube’da paylaştığı videolarla hayatımıza girdi ve bir daha da çıkamadı. Zira her genç kız için Sebi Bebi bir ihtiyaç! Doğallığı, bitmek bilmeyen enerjisi, imdadımıza yetişen videoları, rengarenk halleri derken; biz kendisini daha yakından tanımak ve tanışmak istedik. Kendisi de bizi kırmadı ve Dipnot.Tv okurları için bütün sorularımızı içtenlikle cevapladı.

 

Her şeyden önce YouTube sayfanızda yaklaşık 572.000 aboneniz mevcut, bu serüven nasıl başladı diye sorsak Sebi Bebi’ye?

YouTube’a 2011 yılında Türkçe içerikler yükleyerek başladım. O sıralarda YouTube daha çok komik hayvan videoları ile popülerdi. Ancak dünyada yeni bir kullanım şekli gelişmeye başlamıştı. “Nasıl yapılır – DIY?” videoları hızla yayılıyordu. Ben de sıkça bu videolardan faydalanıyordum. Güzellik ve makyaja çok meraklıydım. Bu merakla birlikte yurtdışındaki trendleri ve yenilikleri takip ediyor ve uyguluyordum. Yurtdışından orijinal ürünler bulup getirtiyor, arkadaşlarımın ilgisini çekiyordum. Ama kendilerinden en çok güzellik alanında sorular alıp, onlara doğru uygulamaların nasıl yapılacağını anlatırdım.

Hong Kong’a tatil için gittiğim zaman, oradan fotoğraf merakım yüzünden profesyonel kamera aldım. Aslında kafamda video çekme fikri hiç yoktu. Sonra kadınların bu öğrenme isteği, benim de öğretme isteğimle birleşince, “Ben en iyisi bu harika yöntemi kullanayım. Ne de olsa tekrar tekrar izleyip öğrenebilme şansları var” diyerek ilk videomu çekip YouTube’a yükledim. O zaman sadece çevremdeki arkadaşlarıma bahsediyordum, “Ben buraya videoları koyuyorum, açıp izleyin öğrenin”. Gerçekten de bu videoların başkalarının tarafından izlenebileceğini hiç düşünmemiştim. Ama sonra fark ettim ki insanların buna çok ihtiyacı varmış. O dönem YouTube kullanımı, kullanıcılar ve abone sayım o kadar azdı ki! Ve o zamanlar bilinmemesi sebebiyle kanalımın takipçi sayısı çok yavaş ilerlese de en başarılı kanallar arasındaydı. 10.000 abonem varken de sokakta tanınıyordum. Çünkü çorapla topuz ve eyeliner videom epey popüler olmuştu. YouTube kullanımının artması ve internet fiyatlarının ucuzlaması sayesinde, bu büyüme son 2 yılda hızlandı. Ve her ay aynı hızla büyümeye devam ediyor.

Her haliyle cıvıl cıvıl bir kadın! Videolarınızı izlerken o dolup taşan enerjinizi almamak mümkün değil. Kendinize hiç dur artık dediğiniz ya da kendinizi sorgulayıp her şeyden uzaklaşmak istediğiniz anlar oluyor mu?

Yaptığım şey aslında o kadar zor ki! Yardıma 3 arkadaşım geldi, yapılması gereken işlerin %10’unu bile yapamadılar. Büyük kitlelerle iletişime geçmek çok zor. Hem yönetmen, hem sunucu, kurgucu, içerik oluşturucu, hem montajcı, hem sosyal medya yöneticisi, hem set ekibi olmak inanılmaz zor. Üzerine haftada 2 ya da 3 video çekmeye çalışınca o ‘Cıvıl Cıvıl Kadının’ %30’u ekrana yansıyabiliyor. Her şeyi tek başına yapmak gerçekten çok yorucu. Bu da video çekme isteğimi asla köreltmese de bazen 1 hafta elimi hiçbir şeye sürmek istemediğim zamanlar olmuyor değil. Ama aklıma yeni bir video fikri geliyor ve onu anlatmak, öğretmek isteğimin verdiği heyecanla hemen kamera karşısına oturmak istiyorum. Yaptığın işi sevince yorulmayı da seviyor insan.

Siz v-logging alanının en önde gelenlerindensiniz. Peki bu farkı ne yaratıyor?

İlklerden olmamın dışında sanırım yaş olarak büyük küçük herkese hitap edebilmem, bunun yanı sıra gerçekten faydalı içerikler sunmam olduğunu düşünüyorum. Ama v-loggerlık artık içerikten çok kişisel bağa dönüşüyor. Yani içerik için sizi takip etseler de zamanla daha çok tarzınız, yaşamınız veya kişiliğiniz için takip etmeye devam edebiliyorlar. Arkadaşları ya da ailesi gibi görebiliyorlar. Bence samimiyetim, dürüstlüğüm ve kendim gibi olmam, herkese her şeye değer vermem, herkesin özel olduğuna inanmam, kendimi onlardan ayırmamam, araya bir set veya duvar örmüşüm hissi vermemem başta geliyor.

Çok tartışılan bir konu… Reklamını yaptığınız bütün ürünler gerçekten deneyip memnun kaldıklarınız mı? Demem o ki reklam alırken seçici misinizdir?

Ben bütün ürün, hizmet ve firmalarla ilgili fikirlerimde gerçeği yansıtırım. Hiçkimseye veya firmaya pozitif veya negatif önyargılı davranmam. Eğer bir markadan çok bahsediyorsam; bu gerçekten de onun ürünlerini, hizmetlerini fiyat/performans dengesi açısından çok iyi bulduğum içindir. Dürüstlük benim kişisel ahlakımın iş dünyama yansımasıdır. Hangi sektörde çalışırlarsa çalışsınlar dünya genelinde bazı insanlar para, mevki hırsından; diğerleri ise sağlık veya çocukları gibi kişisel ihtiyaçlarından tam olarak yaptıkları işte her zaman dürüst olmayabilirler. Ben şimdiye kadar asla o insanlardan olmadım. Kimseyi yadırgamadan diliyorum ki, umarım asla da olmak zorunda kalmam.

Bu arada YouTube’daki reklam veya sponsorluk çalışmalarıyla, diğer TV gibi diğer toplu iletişim araçlarındaki reklamlar arasında şöyle bir fark mevcut. Televizyonlardaki reklamlarda oynayan birçok ünlü şahıs görüyoruz. Ancak sanıyorum çoğunluk onların gerçekten de reklamını yaptığı ürünü veya hizmeti veren markayı kullandığını düşünmüyor. Oysa YouTube’da insanlar sizinle daha sıkı bir bağ kuruyor, size daha fazla güveniyorlar. Televizyonlardaki reklamlarla YouTube’daki reklamlar arasında bir fark olmadığını ve ikisinin de reklam olduğunu savunanlar da mevcuttur. Onlar da haklıdır. Sonuçta adı üzerinde reklam reklamdır. Ancak biraz önce bahsettiğim bağ ve güven sebebiyle, YouTube içerik üreticilerinin daha dürüst olması gerektiği kanısındayım.

Peki gelelim Sebi Bebi’nin bakımlı saçları ve pürüzsüz yüzüne… Bir sırrınız var mı bu konuda?

Saçlarıma her ürünü deniyorum. Özel bir sırrım yok. Sık maşadan kaçıyorum. Saçlarımı asla kuru taramıyorum. Duşta mutlaka bir saç kremi kullanıyorum ve duştan sonra durulanmayan kremlerden sürüyorum. Şampuanlarken en az 2 dakika saç diplerime masaj yapıyorum. Bu sebeple saçım çok hızlı uzuyor.
Cildimde en önem verdiğim şey temizlik. Sabah akşam mutlaka yüzümü uygun bir temizleyici ile yıkıyorum. Sonra serum ve kremimi sürüyorum. Göz altlarım nemsiz olduğu için mutlaka göz kremi kullanıyorum. Maske kullanmayı sıkça unutuyorum. Bu bir gerçek. Uzun süren işlemler bana karakterimden ötürü çok sıkıcı geliyor. (Gülüşmeler)

“Kanal mı açsak, çekip çekip koyarız” fikri şimdilerde çok popüler. Gelsin aboneler,paralar,reklamlar… Bu alanda isim yapmış biri olarak bu işin heveslilerine neler demek istersiniz?

Aslında bu konu hassas bir konu. Ben herkesin YouTube veya başka bir platforma video yüklemesini destekliyorum. Başladığım günden beri çevremdeki veya tanıştığım herkesi bu konuda yönlendirdim. Kişilerin anlatacakları bir şeyler olduğunda, bunu paylaşmaları son derece normal bir şey. Hep aynı şeyi söyledim. “Ya izlenmezse” korkusu olanlara da hep “Geleceğe çok güzel bir hatıra değil mi bu, çoluğun çocuğun için müthiş anılar!” diyerek teşvik ettim. Bu aslında görsel bir günlük gibi bence. İster kendinize saklarsınız, isterseniz de insanlarla paylaşırsınız. Bir video şeklinde günlük gibi aslında. Eskiden yaratıcılık ve öğreticilik önemliydi.Ancak bugünlerde bunlar da olmazsa olmaz değiller. Sadece hikayelerinizi dinlemek isteyen insanlar da var.

Eğer hedefiniz para kazanmaksa, benim kafam işin ticari tarafında olmadığı için fazla bir şey söyleyemeyeceğim. Dediğim gibi ben bu işe para için başlamadım. Para kazanmak diye bir şey yıllarca zaten mevcut değildi. Daha sonradan YouTube sayesinde bir sektöre dönüştü. Ve ben zaten bu gerçekleşmeden büyük bir kitleye ulaşmıştım. Elbette ki severek yaptığın bir şeyden para kazanmak herkesin hayalidir. Sevdiği, istediği için değil de popülerlik veya kazanç elde etmek için başlanıyorsa; bence işleri daha zor olacaktır.Her geçen gün bilinen bir v-logger olmak ve popüler kalmak daha da zorlaşıyor.

3 sene önce aynı şeyi söylüyordum. Şimdi de öyle. Dünyada milyonlarca içerik üreticisi var. Bu her ne kadar dezavantaj gibi gözükse de; cesur olanlar henüz yeterince içerik üreticisi olmadığı için, Türkiye’de halen hızla büyüyor. Gerçekten çok yetenekli ve ekrana yakışan, enerjisi güzel insanlar için şans yüksek. İster para kazanmak istesinler, ister popülerlik… Hemen başlamaları gerektiğini, en azından kendilerine bir şans vermeleri gerektiğini düşünüyorum.

İleride Sebi Bebi’yi bambaşka bir alanda görür müyüz? Değişik teklifler geliyor olmalı?

Sürekli yeni projeler üretiyoruz. Uzun zamandır üzerinde çalıştığımız birden fazla konu var. Teklifler elbette geliyor. Gerek TV gerek farklı mecralardan projeler geliyor. Reklam konusunda olduğu gibi her şey bana toz pembe gelmiyor. O yüzden ince eleyip sık dokumak zorundayım. Ama Sebi Bebi büyüyor ve çok daha güzel projelerle burada olmaya devam edeceğim.