Sanal Gerçeklik Kurumların Seyahat Masraflarını Azaltabilir mi?

Perşembe, 6 Ekim 2016 14:01

Hazırlayan: Ergi Şener

 

Sanal Gerçeklik (Virtual Reality – VR) uygulamaları son zamanların en önde gelen teknoloji trendleri arasında yer almakta. Günümüzde, önde gelen pek çok firma ve marka VR uygulamalarını deneyerek, müşterilerine benzersiz deneyimler yaşatma yarışına girişmekteler. Bunların arasında, NBA’in maçlara yönelik 360 derece videolar hazırlamasını, Marriott Hotel’in balayı lokasyonuna karar vermeye çalışan çiftler için egzotik lokasyonlara sanal turlar düzenlemesini ve Ford’un yeni araçları için sanal test sürüşleri organize etmesini sayabiliriz. Araştırmalar, 2020’de VR şirketlerinin yılda $150 milyar gelir yaratacağını işaret ediyor, bu da bu alanda çalışan şirket sayısında ve geliştirilen uygulama çeşitliliğinde sürekli bir artışa neden oluyor.

 

VR bu hızla ilerlemeye devam ederse, pek çok sektörü derinden etkileyecek, hatta yıkıcı (disruptive) bir etkisi de olacak. VR teknolojisinin tehdit edeceği ve bir nevi rakip olacağı sektörlerden biri de kurumsal seyahat endüstrisi.

 

“VR seyahat” konsepti gerçek olmaya başlıyor

VR denilince son zamanlara kadar daha çok oyun uygulamaları ön plana çıkmaktaydı, fakat artık oyun sektörü dışında da pek çok firma özellikle satış ve pazarlama süreçlerine VR’ı entegre etmeye başlamış durumda. Birçok seyahat firması, VR ile daha önce hiç gitmedikleri yerleri görmek isteyen insanlara odaklanmakta. Bazı seyahat firmaları “bir sanal gerçeklik gezgini ol” (become a virtual reality traveler) sloganlarını kullanmaya başladı bile. Seyahat şirketleri, gidilmek istenen yerlerin özel görüntülerini müşterilere sunarak, müşterilerin kilometrelerce uzaktaki yerleri hissetmelerini sağlıyorlar. VR şirketleri seyahat firmaları ile ortak çalışmalar ile bu simulasyonların ne kadar başarılı sonuçlar verdiğini test etmeye başlamış durumda. VR gözlüklerle yaşanan deneyim belirli bölgelere yönelik seyahat satışlarını iki katına çıkarmış bile…

 

VR konferans salanlorı

Küçük ve orta büyüklükte (SME) şirketler açısından seyahat masrafları önemli bir bütçe kalemini oluşturmakta. Teorik olarak, VR uygulamaları seyahatin yerini almaya başlarsa, seyahat giderleri, şirketlerin ana iş kollarına aktarılabilecek. Buna yönelik şirketlerin bir bölümü kurum içinde ortak VR alanları oluşturmaya başladı bile. World Economic Forum (Dünya Ekonomi Forumu) tarafından yayınlanan son raporlardan birinde de bu konu “yönetim kurulu üyelerinin yönetim kurulu toplantılarında ya da acil gelişen toplantılarda “sanal” olarak bulunmalarının zamanı gelmedi mi” sorusuyla gündeme geldi.  VR ile, bu tarz kısa süreli toplantılarda herkesi toplamak için gerekli zaman ve masraf azaltılabilirse, teknolojinin benimsenmesi de hızla artacaktır.

 

VR seyahat deneyimi sayesinde, kurumlar hedef pazarlarına yönelik gerekli bilgileri ya da konferans, fuar gibi kurumsal etkinliklere yönelik detaylı bilgileri, daha etkin ve verimli şekilde elde edebilecekler. Bununla birlikte, firmalar, çalışanlarına yönelik eğitimlerinde de VR’dan yararlanabilecek. Özellikle, saha eğitimleri için katedilecek olan mesafe bu uygulamalar ile giderilmiş olacak. Ayrıca, şirket yöneticileri, saha personellerine ya da satış ekiplerine istedikleri anda görsel olarak bağlanarak daha kontrollü bir denetim  ve yönlendirme de sağlayabilecek.

 

Müşterilerin VR’a geçmeleri için gerekenler

Şu anda ortada dolaşan VR uygulamaları, ne yazık ki son kullanıcıların alışkın olduğu deneyimleri değiştirmeleri açısından yeterli seviyede değil. Bunun için VR’in cep telefonlarına indirilmesi ve alışkın olduğumuz cihazlar üzerinden bu deneyimlerin sağlanabilmesi gerekiyor. Teknoloji devlerinden Google bu alanda önemli çalışmalar gerçekleştirmekte. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde, VR deneyimlerine cep telefonlarından  ya da el terminallerinden erişilebilir olması, yeni nesil bir VR deneyimini getirecek ve hem geniş tüketici kitleleri, hem de işletmeler için teknolojiyi daha kullanılışlı ve uygun fiyatlı hale getirecek.

 

KOBİ’lerin VR ile imtihanı

KOBİ’ler açısından iş yaptıkları müşteriler ile yakın ilişki kurmak, bu nedenle seyahatler düzenleyip yüz yüze temas kurmak, sürdürülebilir iş ortaklıkları açısından önemli bir yer tuttuğu için, KOBİ’lerin VR uygulamaları ile seyahat planlamaları Fortune 500 firmalarına kıyasla çok da kolay olmayacağı bir gerçek. Bu konuda, Holiday Inn tarafından “Küçük İşletme Seyahatleri”ne yönelik gerçekleştirilen bir araştırma bu durumu tasdik etmekte. Bu araştırmaya göre KOBİ yönetici ve çalışanlarının %75’i büyük şirketlere kıyasla, çok daha fazla yüz yüze müşteri ziyaretleri gerçekleştirdiklerini belirtmekteler. Bu nedenle, her ne kadar VR teknolojisi, KOBİ’ler açısından oldukça önemli bir yer tutan seyahat masraflarını azaltma açısından fayda sağlasa da KOBİ’lerin bu teknolojiye adaptasyonunu daha uzun süreceğini öngörmek gerekiyor.

 

VR’ın her şeyin yerini tutamayacağının da bilincinde olmak gerekiyor

Yüz yüze görüşmelerin güven duygusunu da tetikleyen ve samimiyet ekseninde gelişen doğası, teknolojinin birebir olarak bu sürecin yerini almasını engelliyor. Kişisel ilişkiler ve fiziksel olarak yakın, ulaşılabilir olmak, insanların iş birlikleri, ortaklıklar kurarak işlerini ilerletmeleri açısından önemli bir yere sahip. İş seyahatleri esnasında geliştirilen samimiyet ve yakınlık, iş ortağı açısından güvenilirliğin de sağlanmasını desteklemekte.

 

Tüm bu süreçleri birebir VR ile değiştirmek çok kolay değil ve ciddi bir dönüşüm  ve  davranış değişikliği gerektiriyor, ancak bu sürecin hiç de yavaş bir biçimde gelişmediğinin de bilincinde olmakta yarar var.