SALT Beyoğlu’ndaki “Boğaz” enstalasyonu, İstanbul Boğazı’nı fiziki ve hayali halleriyle yeniden oluşturuyor!

Pazartesi, 18 Mayıs 2015 10:04

SALT Beyoğlu’nun giriş mekânı Forum’da, Haziran ve Temmuz aylarında sergilenecek olan BOĞAZ enstalasyonu, 1990’lardan bu yana tuhaf bir petrol boru hattına dönüşen İstanbul Boğazı’nı fiziki ve hayalî hâlleriyle yeniden oluşturuyor. 27 Mayıs’ta başlayacak olan sergi 2 Ağustos tarihine kadar ziyaret edilebilir.

İstanbul Boğazı’nda, Mart 1994’te feci bir kaza meydana geldi. Rusya’nın Novorossiysk Limanı’ndan yola çıkan, ham petrol yüklü 100 bin tonluk tanker Nassia, Boğaz’ın kuzey çıkışında bir kargo gemisiyle çarpıştı. Kargo gemisi yaşanan patlamanın ardından karaya otururken, yangın çıkan Nassia’dan denize 13 bin tondan fazla ham petrol sızdı. Haftalarca süren yangın, tahrip edici bir çevresel felakete yol açtı.

Bu kaza, İstanbul Boğazı’nın tarihinde önemli bir ana işaret ediyor. Sovyetler Birliği’nin çöküşüyle Hazar petrolünün 1990’larda dünyaya açılmasının ardından Boğaz, -Süveyş Kanalı, Malakka Boğazı, Bab’ül Mendep, Hürmüz Boğazı ve Dover Boğazı ile- dünyada petrol taşımacılığının en yoğun yapıldığı altı dar geçitten biri hâline gelir. Ancak, diğer geçitlerle karşılaştırıldığında, 14 milyon nüfuslu İstanbul’un kalbinden geçmesinden ötürü benzersiz bir konumdadır. Konuyu hayli karmaşıklaştıran bir başka gerçek ise, sert ve dar dönüşleriyle Boğaz’ı seyri en riskli ve zorlu kanallardan biri kılan coğrafi yapıdır.

Bogaz.1Sosyolog Ulrick Beck’in, “en makul nesnellikteki risk hesabı dahi gizli bir politika, etik ve ahlak içerir” fikrinden hareketle; devasa petrol tankerlerinin bu rotayı katetmesine yönelik çevre temelli mevcut kaygılar, ulusötesi boru hatlarına ve İstanbul’daki büyük ölçekli altyapı ve kentsel dönüşüm projelerine ilişkin tartışmalarla çelişir.

BOĞAZ, süregelen bu durumu, bir enstalasyon nesnesi üzerine kurulu mimari bir fiziki ve hayalî deneyim aracılığıyla görselleştiriyor. Proje, İstanbul Boğazı’nın, gerçek topografyasından bağımsız şekilde kıyı çizgisi boyunca yükseltilmesiyle oluşturulan bir ‘coğrafi nesne’ sunuyor. Dar Boğaz’ı kısıtlı bir deneyimsel konuma getirerek, coğrafi ölçeği mimarlığa ilişkin bir olgu olarak ortaya koyuyor. BOĞAZ nesnesindeki kıyı çizgisinin, yaygın olarak iç mekân tavan tasarımında kullanılan kartonpiyer modüllerinden meydana gelmesi, mimari ve coğrafi ölçekler arasındaki oyunlu geçişi güçlendiriyor.

Daha fazla bilgi için saltonline.org

Dipnot Tablet’in 217. sayısını indirmek için:

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

 available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Get-it-on-Google-Play