RTÜK Başkanı: Gezi olaylarıyla ilgili 4-5 kanala para cezası verdik

Perşembe, 18 Temmuz 2013 15:17

davut_dursun0fc8d1070f8da585byRTÜK Başkanı Davut Dursun, “Gezi Parkı olaylarıyla ilgili şiddete özendirmeyle ilgili cezalar verildiğini” söyledi.

Davut Dursun, düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dursun, yarın itibariyle başkanlık görevine son vereceğini belirterek, önümüzdeki hafta RTÜK yeni başkanının seçileceğini söyledi.

‘Gezi olaylarında 4-5 kanala şiddeti özendirme cezası verdik’

Gezi parkı olayları sırasında uygulanan müeyyidelere ilişkin konuşan Dursun, “Gezi Parkı olaylarında 4-5 televizyon kanalına şiddeti özendirme cezası verdik. Halk TV’ye verilen 146 bin TL’lik cezanın Gezi Parkı olayları ile alakası yoktur. Verilen ceza kanalın 13 ve 17 Nisan tarihli yayınlarına ilişkindir” dedi.

Kamu spotları konusunda bir karışıklık yaşandığını söyleyen Dursun, Bakanlıkların kamu spotlarına ilişkin zorunlu yayın kanunları çıkardıklarını bildirdi.

‘RTÜK’te kira saltanatı’ şeklindeki haberlere cevap veren Dursun, Üst Kurulu üyelerine kira yardımı verilmediğine dikkati çekerek, “Üyelerine tahsis amaçlı kiraladığımız yerlere kira yardımı yapmıyoruz. Kurul kararıyla kira miktarı düşürüldü. Her üye için 2 bin 500 TL seviyesine çekilmiştir. Ankara’da 2 daire var. Bunlardan bir tanesi başkan ve diğeri de başkan vekillerine verilmiştir” şeklinde konuştu.

‘Yayın öncesi denetimler sansürdür’

Sayısal yayıncılık çalışmalarının başladığını da ifade eden Davut Dursun, “Türkiye, Kasım ayından itibaren sayısal yayıncılığa geçmiş olacak. İlk olarak 1 Kasım 2013’te Ankara’da faaliyete başlayacağız” diye konuştu.

Üst Kurul’un programları yayından önce denetleme yetkisinin olmadığına dikkati çeken Dursun, yayından önce yapılan denetimlerin sansür olduğunu dile getirdi. Seçim döneminde yayınların RTÜK tarafından yapıldığını ifade eden Dursun, denetim sonucunun Yüksek Seçim Kurulu ilkelerine göre yapıldığını kaydetti. Davut Dursun izleyicilerden gelen şikayetlerin ise en çok dramatik dizilere yönelik olduğuna işaret etti.

Medya okur-yazarlığı dersi

Medya okur-yazarlığı dersinin zorunluluğuna ilişkin açıklama yapan Dursun, “Bu dersin iletişim mezunları tarafından verilmesi tartışıldı. Bununla ilgili olarak şu anda bir düzenleme yapılmış değil ama bizim açımızdan bu dersin iletişim mezunları tarafından verilmesi taraftarıyız. Bu konu MEB’i ilgilendiriyor. Önümüzdeki dönem uygulanabilir ancak şu anda gerçekleşen bir uygulama değil” dedi.

RTÜK uzmanına soruşturma iddiaları

RTÜK’te Halk TV’yi izleyen ve bu kanalın raporlarını hazırlayan ve uygunsuz kelimeler sarf ettiği belirtilen İbrahim Uslu hakkında soruşturma açıldığı haberleri üzerine RTÜK Başkanı Dursun, “Doğru, böyle bir sorun var. Bildiğiniz gibi ifade özgürlüğü herkes için kutsal bir özgürlük, bu arkadaş için de öyle, buna itirazımız yok ancak bu arkadaşın attığı tweetler ile ilgili elimize bir dosya ulaştı. Maksadını aşan bir takım ifadeler söz konusu. Dosyanın incelenmesini talep ettim. Çalışma sonrası soruşturma yapmak gerekiyorsa soruşturulacak” diye konuştu.

İzleyici şikayetleri

Vatandaşların şikayet ve taleplerinin neler olduğunu açıklayan Dursun, “Bu program kaldırılsın şeklinde talepler oluyor. Özellikle cinsellik, şiddet ve marjinal ilişkiler üzerine şikayetler geliyor. Ya da kendi algısı dışında bir yayın olduğu zaman ‘işte böyle Kanuni olur mu, böyle harem olur mu? Şeklinde şikayetler geliyor. Ama unutmamak gerek bu şikayetlerin hepsi ihlal anlamına gelmez” değerlendirmesinde bulundu.

‘Gezi olayları sonrasında yayın kuruluşlarına ceza uygulanabilir’

Gezi Parkı olayları sonrasında yayın kuruluşlarına ilerleyen dönemde müeyyide uygulanabileceğine işaret eden RTÜK Başkanı Dursun, “Dünkü oturumumuzda bununla ilgili bir takım müeyyideler vardı. Biz illa Gezi Parkı olaylarıyla ilişkilendirmiyoruz. Şiddet özendiriliyor, küfür ediliyorsa bu ister Gezi olaylarıyla alakalı olsun ister başka bir konu bizim için fark etmez, bu tür programlara müeyyide uygulamak zorunda kalıyoruz” şeklinde konuştu.

İlaç reklamları

Gıda takviyesi ürünlerin ilaç olarak tanıtılması veya yanıltıcı reklam olarak verilmesine tepki gösteren Davut Dursun, “Biz herhangi bir ürünün reklamına karşı değiliz. 3 önemli husus var bu konuda. Reçete ile satılan ilaçsa bir ürün bunun reklamı mümkün değildir. Reçetesiz satılan bir ilaçsa bunun reklamı mümkün ancak sağlık bakanlığı’nın bunun reçetesiz satılabileceğine ilişkin bir belgesinin olması gerekir. Bir ürün gıda takviyesiyse gıda takviyesi diye tanıtılabilir ama gıda takviyesini ilaç gibi tanıtırsanız bu yanıltıcı olur” dedi.

Ulusal Kanal’a verilen müeyyidelerin çoğunun yanıltıcı reklam ve gizli reklamla alakalı olduğunu söyleyen Dursun, “Bu müeyyideler muhalefet yayınlardan ya da hükümet karşıtı yayınlardan dolayı değildir. Ulusal Kanal’a özel müeyyide bulunmamaktadır” ifadesini kulandı.

‘RTÜK ahlak bekçiliği yapmıyor’

Dursun, RTÜK’ün kendi isteğine göre müeyyide uyguladığı iddialarına ilişkin, “RTÜK ahlak bekçiliği yapmıyor. Kanunlar, yayınların genel ahlaka uygun olması gerektiğini söylüyor” dedi.

Davut Dursun, TV Yayıncıları Derneği Başkanlığı seçimlerine RTÜK’ün müdahalesinin olduğu şeklindeki haberin gerçek dışı olduğunu belirterek, “Bizim müdahalemizin olması söz konusu değil. Biz lehte ya da aleyhte bir ilişki içinde olmadık” açıklamasında bulundu.