Referandumdan sadece 3 ‘Hayır’ oyu çıktı

Salı, 12 Mart 2013 12:34

130312falkland.hlargeFalkland Adaları’nın siyasi statüsünü belirlemek için yapılan referandumdan sadece 3 hayır çıktı.

Seçmenlere, “Adaların, Birleşik Krallık’ın deniz aşırı toprağı olarak kalmasını isteyip istemedikleri” sorulan referumu, Arjantin’in kabul etmediği belirtildi.

Arjantin’den sadece 400 kilometre uzaklıktaki Falkland Adaları’nda 1672 seçmenden 1520′si sandık başına gitti. Referandumda oy kullananların 1517′si Falkland Adaları’nın İngiltere’ye bağlı kalması yönünde oy kullandı. 3 kişi ise referandumda “hayır” oyu verdi.

Uluslararası seçim gözlemcisi Juan Henao, referandum sürecinin kurallara uygun biçimde tamamlandığını söyledi.

Arjantin, adanın geleceğini belirleyen referanduma karşı çıkma gerekçesini şu tezle savunuyor: “Sömürgeci bir güçle adaya yerleştirilmiş, sömürgeci insanlar, Falkland Adaları’nın geleceğini belirleyemez.”

Falkland Adaları’nda yaşayan 2500 kişi ise sonuçtan çok memnun. İki gün süren referandumun sonuçlarının açıklanmasının ardından başkent Port Stanley’de toplanan halk sevinç gösterisinde bulundu. Halk gösteriye ellerinde İngiltere bayrağıyla geldi.

NİMETLERDEN FAYDALANIYORLAR
Falkland Adaları sakinlerinin İngiltere’ye bağlı yaşamak istemelerini anlamak mümkün. Kendi hükümetleri var. Bütçelerini kendileri belirliyor. Yurtdışına çıktıklarında ise, Birleşik Krallık’ın verdiği pasaportun nimetlerinden faydalanıyorlar. Savunma ve dış politika konusundaki masraflarını da İngiltere üstleniyor.

Arjantin 10-11 Mart tarihleri arasında yapılan referandumu tanımadığını açıklamıştı.

83′TE 74 GÜN SÜREN SAVAŞ
Arjantin’in, 1833′den bu yana İngiltere’nin kontrolünde olan Falkland Adaları’nı 1982′de işgal etmesi iki ülke arasında savaşa yol açmıştı. 74 gün süren savaş sonrasında ateşkes ilan edilmiş ve İngiltere adalarda kontrolü yeniden ele geçirmişti.

Arjantin, 19. yüzyıldan beri egemenliği tartışma konusu olan adaların statüsüyle ilgili İngiltere’yi müzakereye ikna etmeye çalışıyor. İngiltere ise, adalarda yaşayan halkın çoğunluğunun İngiliz egemenliğinde kalmak istediğini savunuyor.