“Para için memleketimi terk etmedim”

Pazar, 28 Temmuz 2013 13:36

omer_ozkan_ve_ekibi_yilin_saglik_calisanlari_odulunu_aldi_h75621Çift kol nakli, kadavradan ilk rahim nakli, beş yüz naklinden üçünü gerçekleştirerek dünya tıp literatüre giren bir hekim Prof. Dr. Ömer Özkan. Yaptığı son yüz nakliyle yine tüm dikkatleri üzerine çekti; çünkü bu sefer alt ve üst çene nakli de yaptı. Sekiz aylık hamile eşi Doç. Dr. Özlenen Özkan’la aynı ekipte çalışan ünlü doktor, bir yandan da doğacak bebeğinin heyecanını yaşıyor. Ameliyatları nasıl yapıyor, nerelerden teklif aldı. Hepsinin cevabını Vatan’dan Banu Duran’a anlattı.

İşte Türk halkının kalbinde taht kuran Ömer Özkan’ın cevapları

-Günde kaç saat çalışıyorsunuz?

Saat sınırlamam yok; 24 saat veya 36 saat çalıştığım da oluyor. Özellikle de nakil dönemlerinde uyuduğum uyku bile huzurlu olmuyor, her zaman alarm durumunda oluyorum. Normalde ise her gün saat 17.00′ye dek Akdeniz Üniversitesi’ndeyim, sonra da muayehanemde özel hastalarımla ilgileniyorum.

HER GÜN 2-3 AMELİYAT YAPARIM

-Her gün mutlaka ameliyatınız oluyor mu?

Tabii, mutlaka her gün 2-3 ameliyatım oluyor.

Yüz nakli yapmak kaç yıllık bir rüya; doktor olmanız bile; “bir gün yüz nakli yapabilmek için” miydi?

‘YÜZ NAKLİ YAPMAK HAYALİMDİ’

Yıllar önce yayınlanan o meşhur “Face/Off” filminden sonra birçok cerrahın aslında yapılabilir mi dediği, konuyla ilgisi olmayan insanların da ilgi duyduğu bir konuydu. Tabii plastik cerrahinin de en tavan ameliyatlarından biri olacaktı. Özellikle 2000′li yılların başında deneysel çalışmaların başlamasıyla birlikte hız kazandı. Uzmanlığımın ilk yıllarından itibaren birçok plastik cerrahın da hayali olmuştur…

-Dünyada ilk kaç yılında yapılmış; sizin ki kaçıncıydı?

Dünyada ilk kez 2005 yılında yapıldı. Fransa’da kısmi yüz nakliydi. Bizimki tahmin ediyorum 15′inci veya 16′ncıydı. Ama iki veya üçüncü tam yüz nakliydi.

ÖNCE KOL NAKLİ SONRA YÜZ NAKLİ YAPTIM

İlk hayalim kol nakliydi, yüz nakli sonradan gelişti

-Yüz nakli ameliyatıyla ilgili ilk adımınız neydi?

Aslında ilk planım ve hayalim dünyada biraz daha tecrübenin olduğu, bizde henüz yapılmayan kol nakliydi. Bunun da mevzuatı yani kanuni dayanağı yoktu. Özel bir izinle çok uzun uğraşların; en az 7-8 yıllık bir süre sonunda bunu gerçekleştirdik. Çok riskliydi. Özel izindi. Hasta için, benim için, destek veren yönetim ve izin veren bakanlık için çok riskli bir durumdu. Oldukça zorlu bir süreçti. Şükür ki sorunsuz geçti. Yani yüz naklinin yolunu açan kol nakliydi.

-Yüz naklini kimler yaptırabilir? Şartlarınız neler?

İnternette “kompozit doku nakli endikasyon listesi” diye girildiğinde ayrıntılı görülebilir. Özetle; ağır sosyal uzaklaşmaya yol açan, en az orta yüzde deformiteye yol açan bozukluklar, ağız göz çevresinde fonksiyonel bozukluk olması gerekir.

-Herkesin yüzü herkese nakil olabilir mi? Yüzün kabul edilmemesi diye bir şey olur mu?

Kriterleri var. Yaş, cinsiyet, kan grubu, boyut uyumu, medikal eşleştirmeler gerekiyor. Alıcı hastaların listesi bakanlığa önceden sunulur. Uygun donör bulunduğunda saatler içerisinde eşleştirme yapılır. Organizasyon tamamlanır. Yüzün kabul edilmemesi tabii mümkün. Sıkıntılı bir durumdur.

-Ortalama olarak yüz nakli ameliyatı ne kadar sürüyor? Ameliyata kaç kişi giriyor?

En az 8-10 saat. Çok kişi girer. Ama organizasyonu, ameliyatı yöneten ekip başı tecrübeli bir plastik cerrahtır. Artık şablonu oluştu. Biraz daha kolay organize olabiliyoruz.

-Peki genelde ameliyatın ardından süreç nasıl işliyor? Kaç gün yoğun bakımda kalınıyor; sonra ne oluyor… Tam iyileşme için ne kadar geçmesi gerekiyor?

Esas zorlu süreç başlar. En az 2-3 gün yoğun bakımda kalır. Şişlikler epey olur. Birinci haftadan itibaren hızla iner. Tam iyileşme, özellikle sinir iyileşmesi açısından 4-5 yıl sürebilir. Ama birinci yıldan itibaren yüz epey oturmuş olur.

İlk yıl sonunda her şey serbest güneşlenmek de, tıraş da…

-Ameliyatın ardından hasta ilaç kullanıyor mu; ne kadar süre?

İlaç tabii kullanılır. Başlangıçta yüksek doz, sonra oldukça düşük doz. Ameliyatın evreleri var; ilk 10 gün, sonraki bir ay ve ilk bir yıl. Kullanılan ilaçlar çok farklı. Bir yılın sonunda böbrek nakil hastası gibi ömür boyu iki hap alırlar.

-Yüz nakli yapılan Uğur Acar mesela… Tıraş olabiliyor mu yoksa deriye değmemesi mi gerekir?

Tabii, bir yıl sonunda hiç bir şeyin sakıncası yok. Kendi yüzü gibi olur… Tamamen normal şekilde tıraş olur, hisseder. Her insan kadar koruması yeterlidir.

ŞİMDİKİ HEDEF RAHİM NAKLİ..

İmkansız denilen yüz naklini de gerçekleştirdiniz. Peki bundan sonraki adım nedir; sırada ne var?

Mutlaka vardır. Ama şu ana kadar olanlar bile yeterince yorucuydu. Zaten nakil yapmakla bitmiyor, hastanın rehabilitasyonu çok önemli. Şu andaki uğraşım ise rahim nakli yaptığımız hastanın bebek sahibi olması.

‘YÜZLERİMİZİ BAĞIŞLADIK’

-Arkanıza yaslandığınızda “Vay be, ben neymişim. Helal olsun bana” diyor musunuz?

Tabii dersiniz ama biraz da şükretmek anlamında. Bir çok insanın hayal ettiği şeyi büyük oranda gerçekleştiriyorsunuz. Bunun için uzun yıllar ve emeğinizi harcıyorsunuz. Sonuçlandırabilme imkanının oluşması mutlu ediyor.

-Siz de kendi yüzünüzü bağışlar mısınız?

Tabii ben de, eşim de bağışladık bile.

‘ÇOK PARA KAZANABİLİRDİM AMA..’

-Size eminim transferler teklifleri gelmiştir; nerelerden geldi? Neden kabul etmediniz?

Tabii geldi… 2-3 yıldır hem de… Geçmiş süreçte çok önemli imkanlar veya şartlar oldu ama şu ana kadar ki durumumdan pişman değilim. Şu an için mutluyum ama önümüzdeki dönemde neler olur bilmem. Benim ve ailem için ne zaman ne uygunsa onu yaparım. Sonuçta hayat geçip gidiyor. Şu da var ki, yurt dışının eski cazibesi yok. Bilimsel olarak Türklerin bir eksiği yok, yabancıların yapamadığı bazı şeyleri bile biz yapabiliyoruz.

-Peki bu ameliyatları yurt dışında yapsaydınız ne olurdu?

Çok daha fazla para kazanırdım.