Özgün bir keşif: El yapımı defterler

Pazar, 19 Nisan 2015 10:00

En basit ifadeler, en anlamsız çizgiler ve sıradan karalamaların yer aldığı defterlerin anlamı 200 yıl aradan sonra yeniden değişiyor.

Eskiye özlem ve endüstriyelleşme ile birlikte gelen tek tipleşmeye karşı olarak yeniden yükselişe geçen el yapımı defterler tekrar hayatımıza giriyor. Kâğıdın ve defterin herkesin evine giriş tarihi sanılanın aksine yakın bir tarihe dayanıyor. 1804 yılına kadar elde üretilen kâğıt daha sonra sanayi devrimi ile birlikte seri üretime geçiyor. Türkiye’de ise kâğıt fabrikalarının kurulması 1955’li yılları bulsa da sonrasında hızlı bir şekilde üretim çoğalıyor.

Günümüzde küçük marketlerden, büyük kırtasiyelere ve alışveriş merkezlerine kadar her yerde bulabileceğimiz, herkesin evinde, iş yerinde bulunan bu mutlak gereksinim de ne oldu da tasarım ve özgünlük ön plana çıktı?

Özellikle son yıllarda hızla yükselen farklı olmak, eskiye dönüş ve tasarıma olan ilgi kişiyi topluluklardan ayırarak kendisini özgün hissetmesine yardımcı oluyor. Yazı yazmayı ve not tutmayı seven aynı zamanda farklı tasarımlardan hoşlanan insanların ağırlıklı olarak aldıkları bu defterlerin en büyük özelliği; bu defterlerden dünyada sadece o kişide bulunması ve onun için özel olarak tasarlanması. Bunun yanı sıra el yapımı defterler; geçmişten günümüze yaratıcı çalışmalara, ünlü olacak eskizlere, resimlere, notalara ve belki bir romanın ilk satırlarına tanıklık eden, yazar, ressam, yönetmen, gazeteci, tasarımcı ve mimarların vazgeçilmez bir yol arkadaşı olarak görülüyor.

Dipnot Tv olarak İstanbul’da yer alan defter atölyeleri ile görüştük. Bunlar; Büşra Hızlan’ın Bi-misal Atölyesi, İstanbul Kâğıt İsleri (İKİ), Tas Kâğıt Makas (TKM), Thingo Concept ve Nishmark.

 

elden gelenruh 2 eldengelenruh5

EL’DEN GELEN RUH

Mühendislik eğitimi alıp, işletme yüksek lisansı yapan Büşra Hızlan’ın hikâyesi yurtdışında girdiği bir dükkândan etkilenip Türkiye’ye döndüğünde ciltçilik ile tanışması ile başlıyor. Süleymaniye’de çok uzun yıllardır ciltçilik yapan Rafet Güngör’ün yanında 4 ay boyunca çıraklık yapan Hızlan, asıl eğitim hayatının bu ciltçilik atölyesinde başladığını söylüyor. Eski kitap ve tutkalın kokusuna adeta çarpılan Büşra Hızlan, sonrasında kendi atölyesini Bi- Misal’i açıyor. Seri üretimin taşıdığı ticari kaygıdan uzak durarak, el emeğinin ruhuna anlam kazandırıyor. Kitapların künyelerinde isimleri ve hikâyeleri yazan, tamamen elde üretilmiş özel defterler Bi Misal atölyesinde sizleri bekliyor.

 

tasariminvereklerinbuyusu1 tasariminvereklerinbuyusu2

TASARIMIN VE RENKLERİN BÜYÜSÜ

Seramik ve grafik mezunu iki girişimci, Emine Nihal Yavuz ve Duygu Çöklü Ankara’dan İstanbul’a tasarım ve kâğıda olan tutkularının peşinden geliyorlar. Emine Nihal Yavuz, pek de iyi olmayan hafızası sayesinde not alma alışkanlığını renkli kâğıt ve desenli kumaşlara olan ilgisi ile birleştirerek el yapımı defterlere yöneliyor. Hobi olarak başlayan bu ilgi, etrafından gelen siparişlerin çoğalması ile birlikte profesyonel bir atölyeye dönüşüyor. Defterlerinde desenli kumaşlar, huş ağacı ve akağaç, vintage düğmeler gibi farklı materyaller kullanan Emine Nihal, Thingo Concept adındaki atölyesinde defter aşıklarının buluşmasını arzuluyor.

 

himalayardan1400yilgelenek2 himalayardan1400yilgelenek4

HİMALAYALARDAN GELEN 1400 YILLIK GELENEK

Şehbal Eviner baba mesleği olan kırtasiyeciliği, kurumsal firmalardaki 15 yıllık satış ve pazarlama tecrübesi ile birleştirerek Nishmark’ı açıyor. Defter ve masaüstü grubunda internetten satışta en geniş çaplı ürün yelpazesine sahip olan Nismark’ın satışlarının %70’ini el yapımı defterler oluşturuyor.

Türkiye’de Kumm, Deepdesign, Muk design, yurtdışından ise Fabriano, Tudi Billo’nun el yapımı defterlerini satan Şehbal Eviner, bu defterlerin çok özel anlamları olduğunu vurguluyor. 1400 yıllık bir teknikle Himalaya Dağlarındaki ağaçlardan üretilen ve Nepal’den gelen defterlere sadece defter deyip geçmemek gerekiyor. Michelangelo gibi birçok sanatçının kullandığı bu defterler yeni yaratıcılarını bekliyor.

kucukkusurlaringetirdigisuprizler9 kucukkusurlaringetirdigisuprizler3

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KÜÇÜK KUSURLARIN GETİRDİĞİ SÜPRİZLER

Taş Kâğıt Makas, Zeynep Öktem, Derin İnan ve Yasemin Eren Gültekin’den oluşuyor. Mimar olan bu üç arkadaş meslekleri gereği kırtasiye malzemelerine uzak sayılmadıkları, dışarıda istedikleri boyut, renk, tasarım ve kâğıt çeşidine sahip defterler bulamadıkları için kendileri yapmaya başlıyorlar. İlk önce zevk için yaptıkları defterlere talep artınca işi büyütmeye karar veren ekibin defterleri yurtdışında da satılıyor. Seri üretim ve hepsi birbirinin aynısı soğuk defterlere sıcak ve içten bir alternatif sunan Taş Kâğıt Makas, binlerce defterde bulamadığınız aidiyet duygusunu yaratmaya çalışıyor.

 

istanbuldakagidiis edinenler3 istanbuldakagidiis edinenler6

İSTANBUL’DA KAĞIDI İŞ EDİNENLER

Uzun bir dönem reklam ajansı ve marka yönetimi alanlarında çalıştıktan sonra, tasarımı, kâğıdı ve defteri seven iki ortak İstanbul Kâğıt İşleri’ni (iKi) kurmaya karar vermişler. Yalnızca internet üzerinden satış imkânı sağlayan İKİ, yazmayı, çizmeyi ve elde üretilen ürünleri seven kişileri hedefliyor. Elde üretilen ürünlerin ruhu ve hikâyesi olduğunu vurgulayan iKi, tasarim estetigi ve kaliteye sahip zanaat ürünlere ilginin arttigina dikkat çekiyor. Defterlerin anlamı onu alan kişiyle birlikte başlıyor, kendi hikayeleri oluşturan ikili birbirlerine yoldaşlık ediyorlar.

Dipnot Tv