Özel Eğitim Kurumlarının Önemi

Cumartesi, 1 Ekim 2016 23:06

Her şeyi devletten beklememek gerektiğine inanan bir eğitmen olarak başarının sırrının özel eğitim kurumlarında olduğuna inandığımı belirtmemde fayda var.

Geçtiğimiz sene ülkemizde İstanbul Çırağan sarayında 6.sı gerçekleşen Uluslararası Boğaziçi zirvesinde, Türk sporuna yetiştirilen gençler konulu panele spordan sorumlu Gençlik Spor Genel Müdürlüğü Bakanı sayın Kılıç ile birlikte panelist olarak katılmıştım.

Sayın bakandan sonra yapmış olduğum bu konuşmanın ana fikri özel eğitim kurumlarına önem verilmesi, bu konuda iş adamları ve kurumların bu konuya eğilmeleri gerektiği idi.

Öncelikle özel eğitim kurumları neden bu denli önemli olduğunu anlamak gerekir. Özel eğitim gerektiren bireylerin eğitim ihtiyaçlarını karşılamak için kalifiye yetiştirilmiş bir ekip yapısıyla, standardın çok üzerinde geliştirilmiş eğitim programları ve yöntemleriyle kişilerin özür ve özelliklerine uygun ortamlarda sürdürülen eğitimdir.

Özel gereksinimi olan bireylerin, mümkün olan en erken dönemde, gereksinimlerine uygun eğitim ortamlarında, uygun yöntemler ve araç-gereçler kullanılarak desteklenmesi var olan kapasitelerini en üst seviyede kullanabilmeleri açısından önemlidir. Ayrıca bu bireylerin toplumca kendilerinden beklenen rol ve sorumluluklar ile gelişimsel görevlerini yerine getirebilmeleri, kendilerine en uygun özel eğitim hizmetinden yararlanabilmelerine bağlıdır.

Kişiye verilen önem ve değerin daha da arttığı bireyselleşen bir toplumda yaşamaktayız. Bu bakımdan dünya nüfusunun önemli bir kesimini oluşturan özel gereksinimi olan bireylerin ihtiyaçları da göz önünde bulundurulmaktadır.

En önemli anayasal hakları olan eğitim ve öğretim hakkı şüphesiz ihmal edilmeyecek bir konudur. Özellikle 1950’lerden sonraki eğitsel gelişmelere bakıldığında çok ayrıntılı olarak değerlendirilen iyileştirme kanunları görülmektedir. Bilim sanat merkezi, meslek edindirme okulları, kaynaştırma programları gibi çok sayıda uygulamalarla özel eğitim ihtiyacı duyan bireylerin toplumla barışık, mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşaması ve toplumda önemli bir yere sahip olduklarının hissedilmesi sağlanmaya çalışılmaktadır.

Eğitimin üç temel öğesi vardır.

1. Amaç

2. Öğretme ve öğrenme etkinlikleri

3. Değerlendirmeler

Eğitim amaçla başlar, öğretme-öğrenme etkinlikleriyle devam eder ve değerlendirme ile son bulur. Sürecin bu mantığı bütün kültürler için aynıdır. Amaçların içeriği ve öğrenme için kullanılan öğretme yöntemleri kültürden kültüre göre değişebilir, fakat sürecin doğası değişmez.

Özel eğitimin ilkeleri denildiğine,

1)    Özel eğitim gerektiren tüm bireyler, ilgi, istek, yeterlilik ve yetenekleri doğrultusunda ve ölçüsünde özel eğitim hizmetlerinden yararlandırılır.

2)    Özel eğitime erken başlamak esastır.

3)    Özel eğitim hizmetleri, özel eğitim gerektiren bireyleri sosyal ve fiziksel çevrelerinden mümkün olduğu kadar ayırmadan planlanır ve yürütülür.

4)    Özel eğitim gerektiren bireyler için bireysel eğitim planı geliştirilmesi ve eğitim programlarının bireyselleştirilerek uygulanması esastır.

5)    Ailelerin, özel eğitim sürecinin her boyutuna aktif katılımlarının sağlanması esastır.

6)    Özel eğitim politikalarının geliştirilmesinde, özel eğitim gerektiren bireylerin örgütlerinin görüşlerine önem verilir.

7)    Özel eğitim hizmetleri, özel eğitim gerektiren bireylerin toplumla etkileşim ve karşılıklı uyum sağlama sürecini kapsayacak şekilde planlanır.

Eğitiminin önemini yıllar önce kabul eden modern toplumlar, bu yönde   geliştirmeye  devam ediyor.

Türkiye de şu an ve gelecek için yapılması gereken çok şey var . Hepimiz bunun bilincinde olmalıyız. Kuşkusuz yeni nesil eğitilirken daha çok toleranslı ve herkesin aktif  rol alabileceği bir toplum hazırlamak bizim elimizde.

Kısacası diyeceğim şudur ki, geleceğimizin parlak olmasını istiyorsak herkesin elini taşın altına koyması şart.

Kendi adıma başarabildiğime inandığım okulum olan SEAM Academy (Sports Education and Manegement) eğitim kurumu geçtiğimiz yıl 55 eğitim ve 800 ün üzerinde genci, meslek bilgisi ve deneyimi ile ülkeye kazandırdığı gibi Türkiye de birçok buna benzer girişimciye de örnek olduğuna inanıyorum.

Bu başarılı adımların bizim için 2020 ye kadar bir hedef olduğu ve bundan sonraki hedeflerin de uluslararası başarılarla dolması gerektiğine inanan bir ülke insanı olarak tavsiyem, sokakta gördüğünüz her insana bilginizi akıtmaya çalışın. Unutmayın.! Eğitimli bir toplum ancak doğru bilgi akışı ile gerçekleşecektir.

Sevgi ve saygılarımla
Uluslararası Türk Eğitmeni
Barış Çunguroğlu