Ortadoğu ‘altın’ üçgeni: Türkiye-İran-BAE

Pazar, 22 Aralık 2013 14:56

Türkiye’yi sarsan yolsuzluk ve rüşvet operasyonu ile ilgili bambaşka bir başka konu var ki hem siyasi etkileri hem de ekonomik verileri bakımından çok daha büyük bir hadiseye işaret ediyor. Türkiye ile İran arasındaki altına dayalı ticaretin bir kaç yıllık öyküsünde, bugünün anlaşılması açısından ilginç bilgiler bulunuyor.

Amerika Birleşik Devletleri’nin baskısı ile Birleşmiş Milletler 2006 yılında İran’a yaptırım uygulamaya başladı. 2010 yılında hem ABD hem de AB, İran’a ticaret ambargosu koydu. 2012 yılının Ocak ayında ise İran’ın petrol ihracatını yarı yarıya düşüren yaptırımlar hayata geçirildi. Aynı yıl Mart ayında ise İran’a ya da İran üzerinden diğer ülkelere para transferi yasaklandı.

İşte bu durum Türkiye ile İran arasındaki ticareti garip bir hale soktu. Türkiye kısıtlamalara uymak kaydıyla İran’dan doğalgaz ve ham petrol alabiliyordu. Ancak para transferi yasaklandığı için ödeme yapamıyordu! Bunun için bulunan formül ise o günlerde kulaktan kulağa fısıldanıyordu…

Formül bilinmese de TÜİK verilerindeki bazı rakamlar oldukça şaşırtıcıydı. Türkiye’nin İran’a yaptığı kıymetli taş ve metal mamulleri ihracatı, 2012 yılının Ocak ayında 5 bin dolarken; Mart’ta ise 480 milyon dolara çıktı. Sonraki beş ay boyunca bu rakam ayda ortalama 1 milyar 300 milyon dolar oldu. Ağustos’ta 180 milyon dolara, Eylül ayında ise 17.5 milyon dolara düştü. Düşüşün nedeni ise İran’a yönelik yaptırımların sertleştirilmesiydi.

Bu sertleştirmenin hemen ardından alınan  veriler ise dikkatleri bu kez Birleşik Arap Emirlikleri üzerinde topladı. Ayda ortalama 100 milyon dolar seviyesinde seyreden altın ihracatı, BAE’ye Ağustos ayında 1 milyar 983 milyon dolar, Eylül ayında ise 1 milyar 230 milyon dolar olarak yansıdı.

Tam da bu hengamede bir iddia ortaya atıldı: İranlı ‘imtiyazlı’ işadamları, Türkiye’den dövizle yüklü miktarda altın satın alıyordu. Altınları İran’a götüren bu kişiler ihracattaki artış dikkat çekince altınları BAE üzerinden de taşıyordu. Yazdık bir kenara…

Kasım ayına gelindiğinde ise Başbakan Yardımcısı Ali Babacan Türkiye’nin hızla artan altın ihracatının nedenini açıkladı. Dedikoduları haklı çıkaran Babacan, altın ihracatının İran’dan alınan doğalgaza karşılık olduğunu ifade etti. Tam da bu sırada ABD Kongre’sinden geçen ve İran’a kıymetli taş satışını yasaklayan düzenleme “Türkiye’nin altın oyununu bozacağız” demeci ile gündeme geldi. Yine bu sıralarda konuşulmaya başlanan bir başka konu Halkbank’tı. Bankada İran’ın mevduat hesabının bulunduğu Türkiye’nin hatta Hindistan’ın doğalgaz ve petrole karşılık borcunu bu hesaba yatırdığı ve İranlıların da bu parayı altına çevirip ülkelerine götürdüğü haberleri yayıldı.

Fuat Kahraman’ın yazısının devamı Dipnot tablet dergide. Hemen ücretsiz indirin!iPad’inize ücretsiz indirmek için: App. Store’dan iPad ve iPhone’nunuza indirmek için TIKLAYINIZ

Android tabanlı tabletinize ücretsiz indirmek için:  https://play.google.com/store/apps/details?id=air.com.dipnot.dergi&hl=tr