Orhan Pamuk “Türkiye’de durum korkunç bir aşamaya doğru gidiyor”

Cuma, 28 Mart 2014 17:22

Uluslararası yazarlar birliği PEN İnternational’ın Twitter ve ardından da YouTube’un yasaklanması ile ilgili olarak yayınladığı kınama mektubunu dünyanın önde gelen yazarlar arasında Günter Grass, Zadie Smith Salman Rüşdi, Margaret Atwood, Karl Ove Knausgaard, Elfriede Jelinek’in yanı sıra Türk yazarlardan nobel ödüllü Orhan Pamuk ve Elif Şafak da bulunuyor.

İngiliz Guardian gazetesine konuşan Orhan Pamuk “Türkiye’de durum kötüden daha da kötüye, hatta korkunç bir aşamaya doğru gidiyor. Türkiye’de ifade özgürlüğünün şimdiki kadar kötü olduğu zamanlar oldu. 2008’de YouTube’un kapandığı zaman gibi. Ama o zaman en azından gelecek konusunda umutluyduk. Oysa şimdi değiliz” dedi.

İşte Uluslararası yazarlar birliği PEN İnternational’ın açık mektubu:

 

“İnsanlar ülkelerin sınırları içerisinde ve dışarısında, yazılı ve sözel olarak sözcükler sayesinde birbirleriyle iletişim kurarlar. Bu yüzdendir ki demokrasinin olduğu kadar, yaratıcılığın, empati ve hoşgörünün de temel ilkesi fikirlerin özgürce paylaşılmasıdır. Geçen seneki Taksim Gezi Parkı protestoları hakkında PEN’in hazırladığı son raporda da görüldüğü üzere; hakaret suçlarından, ana akım medya kuruluşlarının uyguladığı otosansüre, polisin gazetecilere uyguladığı orantısız güce kadar Türkiye kendini özgürce ifade etme konusunda büyük sorunlar yaşamaktadır ki bu da internetteki kendini ifade etme özgürlüğü çemberini iyice daraltmaktadır.

Geriletici bir hamle olan, yeni internet yasasının yürürlüğe girmesiyle Twitter ve YouTube’un tamamıyla kapatılması, iletişim özgürlüğüne karşı yapılan kabul edilemez bir saldırıdır. Twitter ve YouTube, sınıf, din, etnik köken, politik görüş gözetmeksizin her kullanıcıya tek tek sesini duyurma olanağı veren ifade araçlarıdır. Twitter’ın Türkiye’de 12 milyon kullanıcısı bulunmaktadır ki bu da Türkiye’deki sivil toplumun canlılığının bir kanıtıdır. Türkiye ifade özgürlüğünü meşrulaştırarak savunan; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nce ve Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nce taraf devlet statüsündedir. Türkiye’nin liderlerinden ricamız şudur ki, demokrasinin temel taşlarından biri olan ifade özgürlüğü konusunda geri adım atmamak, tersine yükümlülüklerini tanıyarak, uluslararası anlaşmalar ışığında Twitter ve YouTube’un acilen erişime yeniden açılmasıdır. Umarız ki, onlar, eğer bir gün olur da çoğulculuğun, çeşitliliğin ve sözcüklerin özgürce kurulduğu bir dünyanın kıymetini anlarlarsa, işte o zaman bu güzel ülkenin daha da güçlü ve mutlu olacağının farkına varırlar.”