Kanada’yı Karıştıran Bir Tuhaf Seçim

Salı, 12 Haziran 2018 15:38

G7 Zirvesi ve Ontario Eyalet Seçimleri

Kanada’nın yenilikçi fikirleri ve giyim tarzı ile çok konuşulan yakışıklı, popüler Başbakanı ve iktidardaki Liberal partinin lideri Justin Trudeau’nun bugünlerde hem G7 zirvesi, hem de Ontario eyaleti seçimleri ile ilgili keyfi, epey kaçmış durumda.

Kanada’nın Quebec City kentinde düzenlenen G7 Liderler Zirvesi’nde ABD Başkanı Trump ve diğer liderler arasında yaşanan gümrük vergisi gerginliğinin üzerine, bir de aynı hafta Ontario seçimlerinde Trudeau’nun da desteklediği Ontario Eyaletinin Liberal Partisinin ağır yenilgisi
geldi. Muhafazakar Parti karşısındaki bu büyük yenilgi ve ABD ile yaşanan sorunlar, Trudeau için zor dönemlerin başlangıcı gibi duruyor.

Beyaz Saray’ın ve Başkan Trump’ın eleştirilerinin hedefi olan Trudeau, G7 sonunda düzenlediği basın toplantısında, Kanadalıların Birinci Dünya Savaşı’ndan günümüzde İŞİDle mücadelesine kadar, ABD askerleri ile birlikte savaştığını hatırlattı ve ABD’nin Kanada’dan ithal edilecek çelik ve alüminyuma yeni gelen, ek gümrük vergisi uygulamasını, Kanada halkına yapılan bir aşağılama ve hakaret olarak nitelendirdi.

Bir etkinlik için Toronto’da bulunan ünlü aktör Robert De Niro ise Amerikan başkanı adına Kanadalılardan özür diledi.

Trudeau, Kanada’nın iç işlerinde de, Trump benzeri bir lider olan Doug Ford ile uğraşacağa benziyor. Çocuklara okulda cinsel eğitim verilmesinden, devletin sosyal harcamaları, çevre koruma gibi alanlarda Liberallerden çok farklı ve tutucu yaklaşımları olan Muhafazakar Partinin lideri, yakında Ontario başbakanlığını devralacak. Başta çevre koruma amaçlı koyulan Karbon Vergisi olmak üzere birçok konuda Trudeau’nun, Doug Ford ile sıkıntı yaşanacağı tahmin ediliyor. Kanada’nın en kalabalık eyaleti olan Ontario’da 15 yıllık liberal iktidarının devrilmesi, dünyadaki popülizmin yeni zaferi olarak yorumlanıyor. Kanada da bu küresel ve popülist akımdan ve de halkın seçkinlere yani elit tabakaya kızgınlıklarından payını almış gibi görünüyor.

Liberallerin Ontario’daki Trajik Yenilgisi

161 yıllık parti tarihinde Liberal Parti, ilk defa, sandalye sayısını 7’ye düşürerek parlamentoda resmi parti olma özelliğini kaybetti. Liberal parti lideri Kathleen Wynne, partisinin 48 sandalye birden kaybetmesi üzerine seçim günü hemen partisinin liderliğinden istifa etti. Wynne, eyaletin hem ilk kadın başbakanı hem de lezbiyen olduğunu açıkça kabul eden bir başbakan olması dışında çok karizmatik bulunmuyor. Halktan kopuk olması ve elit olması nedeniyle giderek oy kaybettiği düşünülüyor.

Liberallerin bu trajik yenilgisi aslında liberallerin kendi bindikleri dalı kesmeleri şeklinde yorumlanabilir. Seçim öncesinde arka arkaya stratejik hatalar yapan ve zaten popüler olmaması ve elektrik zamları yüzünden halkın desteğini kaybeden Wynne’ın liderliğinde ısrar eden Liberal Parti, seçim kampanyasında da başarısızdı. Wynne’ın kampanya videosu ‘sorry not sorry’ ‘üzgünüm, üzgün değilim ‘ videosu kampanyada oldukça negatif bir hava estirdi. Soğuk bir tonla ‘beni daha çok kişi sevmediği için üzgünüm, ama icraatlarım için üzgün değilim’ demesi kampanyayı olumsuz etkiledi.

En son darbe de seçime 5 gün kala, anket sonuçlarını değerlendiren Wynne’ın, seçimi kaybettiğini ilan etmesi ve seçmenlerden bu kez de azınlık hükümeti için oy istemesi oldu. Bu da iyice ters teperek partiyi enkaza dönüştürdü.

Sonuç olarak uzun yıllardır ikinci parti durumundaki Muhafazakar Parti, Ontario parlamentosunda çoğunluğu alarak büyük bir zafer elde etti. Oysa Muhafazakar Parti henüz birkaç ay önce bir seks skandalı nedeniyle liderini değiştirmiş ve yerine yine popülaritesi, sadece ağabeyinden, kokain/uyuşturucu kullandığını itiraf eden, sonra kanserden hayatını kaybeden eski Toronto belediye başkanından kaynaklan, Doug Ford seçilmişti. Doug Ford, ağabeyi ‘Crack Mayor’ olarak bilinen Rob Ford kadar medyatik olmasa da, Trump’ın Toronto versiyonu olarak görülüyor. Bu zaferde şaşırtan başka benzerlik Trump ve Hillary Clinton durumunda olduğuna benzer şekilde, Doug Ford’un da kazanmasında bir Demir Leydi’ye duyulan antipatinin ana rolde olması.

Kaynak: Deniz Günalan