“O söylemim espiriydi” Arınç’tan Vardar Ovası açıklaması

Çarşamba, 14 Ağustos 2013 10:16

Başbakan Yardımcısı, “Vardar Ovası’nda rakı geçiyor onu söyleme.” sözlerine açıklık getirdi.

Ramazan Bayramı’nda Bursa’da katıldığı bir programda Vardar Ovası adlı türküye içinde rakı kelimesi geçiyor diye itiraz edildiğine yönelik yorumlar yapılması üzerine Arınç, söz konusu olayın Bursa’da Balkan göçmenleriyle bayramlaşma sırasında yaşandığını ve gündem maddesi haline gelmesine anlam veremediğini söyledi.

44719adb45“Neşeli ortamda geçen olayı malesef her zaman olduğu gibi mecrasından saptırdılar. İyi de oldu, bu vesileyle kimin ne kadar, kaç gram, kilo olduğu, ne yapmak istediği ortaya çıkıyor” diyen Arınç, Bursa’daki olayda Kültür ve Turizm Bakanlığı kadrosunda bulunduğunu ifade eden kadın sanatçının yurt dışı turnelere gönderilmediğinden şikayet ettiğini, kendisinin de “Birkaç şarkı dinleyip, not vereceğim, 8’i aşarsan Kültür Bakanımızdan seni yurt dışına göndermesini söyleyeceğim.” diye espri yaptığını anlattı.

“VARDAR OVASI SÖYLEMİM ESPRİYDİ”
Arınç, çok neşeli, espiritüel bir ortamda türkülerin söylendiğini, Vardar Ovası türküsüne sıra gelince ’Onun içinde rakı falan geçiyor’ dediğini ve herkesin güldüğünü, kimsede olağanüstülük olmadığını ifade ederek, şöyle devam etti:

’Niye Vardar Ovası olmadı diye o akşam bütün televizyon kanalları olayı verdi. Bereket ki herşeyi verdiler, yoksa kesip biçip verselerdi, ’adam rakıya çok fena taktı’ derlerdi. Yüzde 100 espriydi. Espriyi bu kadarla anlayan, bu kadarını bile hoş görmeyen bir zihniyet var karşımızda, bu onların seviyesini gösterir. Orada rakı parası geçiyor, aynı zamanda sıla parası da başlık parası da geçiyor. İki sene öncesini bulmuşlar Atatürk Araştırma Merkezi’nin Atatürk ile bir toplantısına başkanlık etmiştim Üsküp’te. Orada da sanatçılar pekçok türküler söylediler. Ben de twitimde bunlardan ne kadar çok hoşlandığımı yazmışım, ama orada hoşlandığım şarkıyı, türküyü yazmamışlar. Belki orada sıla parası vardı, belki başlık parası, belki de rakı parası vardı. Öyle bir twit atmanın 2 sene sonra böyle karşılanacağını hiç tahmin etmemiştim. Diyelim ki bu bir espri değildi, ciddi olarak söyledim, buna da kimsenin gücenmemesi lazım, kızmaması lazım. Her şarkıyı, türküyü beğenecek halimiz yok.’

“BAZILARINI BEĞENMEMEK HAKKIM OLMALI”

Arınç, MHP İzmir Milletvekili Kenan Tanrıkulu’nun ülkücüleri ziyaretinde açılan ’Türküyü sevmeyen, Türk’ü de sevmez’ pankartıyla kendisine gönderme yapıldığını ve buna üzüldüğünü belirterek, ’Öyle türküler, şarkılar var ki içinde ringo ringo şişelerden, tombul tombul bilmen nereye kadar, sana tapıyorumdan bilmem neye kadar. Ankaralı Namık’tan veya Turgut’tan bir şey dinleyen insan coşup bunları tekrarlayabilir, bazılarından kadınlar, bazılarından erkekler çok hoşlanabilir, ama bırakın ben de bazılarından hoşlanmayayım, dinlemek istemeyeyim. Bazılarını beğenmemek benim için de hak olmalı’ diye konuştu.

“DİN BİLGİNLERİNE BİLE SORDULAR”

Alkollü içkilerin satışına ilişkin yasal düzenlemelerin yapıldığını ve yapılan düzenlemenin Avrupa’nın birçok ülkesinde uzun yıllardır uygulandığını vurgulayan Arınç, şöyle devam etti:

’İster ciddi kabul edin bunu, benim için bir hak olarak görmelisiniz, isterse bunu baştan itibaren yüzde 100 espiri olarak alın, bunun üzerinde hiç durmamak gerekirdi. Medyamız bunun üzerine din bilginlerine bile sordular, ’içinde rakı geçerse şarkı türkü dinlemek caiz midir’ diye. Soracak başka bir şey bulamamışlar. Sosyal bilimcilere, siyasetçilere soruyorlar, işin ön kötüsü de o.

“ADAM, ATATÜRK DEYİNCE RAKI GELİYOR AKLINA”

Yalova’da malum meşhur birisi var, hemen Atatürk ile bağlantı yapmış. Adam, Atatürk deyince rakı geliyor aklına, rakı denince Atatürk aklına geliyor, Atatürk’ün ne devrimleri ne bu ülkeye yaptıkları, komutanlığı, siyaset, devlet adamlığı değil. Ağzınızdan rakı çıktı mı? Hele nahoş bir şekilde çıktıysa ona göre, bu rakıyı Atatürk sevdiği için sevmeyenlerden filan diye yakıştırma yapıyor. Başka garip siyasetçiler de var. Böyle bir olay Türkiye’nin gündemine birkaç gündür oturunca şunu düşünüyorum: Zaman zaman bazı şeyler söylesem, insanlar bunları tartışsa diye fakat hükümet sözcülüğü vazifesi omuzlarımdan beni çökertiyor, rahat hareket edemiyorum. ’Sen, ciddi bir siyaset adamı biliniyorsun, zaman zaman bu tür şeyler söyleyince zihnimiz dağılıyor’ diyenler de var. Onlara da elbette hak vermek gerekir.’