Nuri Bilge Ceylan’dan “Yılmaz Güney pozu” açıklaması: ‘Hesaplayarak yapmadım’

Çarşamba, 28 Mayıs 2014 11:11

Hollanda’nın Rotterdam şehrinde düzenlenen 2. Kırmızı Lale Film Festivali’nin “Master Class” bölümüne katılan Nuri Bilge Ceylan, Yılmaz Güney pozuyla ilgili açıklama yaptı. Ceylan, “öyle bir ilişki kurulması da beni rahatsız etmez. Ama çok bilinçli, böyle hesaplanarak yapılan bir şey de değildi” dedi.

Cannes Film Festivali’nde “Kış Uykusu” filmiyle Altın Palmiye ödülü kazanan yönetmen Nuri Bilge Ceylan, Hollanda’nın Rotterdam şehrinde düzenlenen 2. Kırmızı Lale Film Festivali’nin “Master Class” bölümüne katıldı.

Sinemaseverlerin sorularını yanıtlayan Ceylan, Altın Palmiye ödülünü kazanmaktan onur duyduğunu belirterek, şöyle konuştu:

“Ama çok korkutucu bir şey tabi böyle şeyler. Çünkü ben yalnızlığı seven bir insanım. Film yapma gücünü daha çok kendimi yalnız hissettiğim bölgelerden alan bir insanım. Bu tip şeyler sonuçta insanın bir sürü yapay diyebileceğim ilişkiler şebekesiyle kuşatılmasına sebep oluyor. İnsanın hayatında bir havai fişek gibi büyük bir aydınlık yaratıyor ama genellikle havai fişekten sonra insanın gözü kör olur gider. İyice bir karanlık gelir. Bunların bilincinde olan bir insanım. Ödülleri de çok abartmam. Bunları sadece oyun gibi görmek, oyunun bir parçası olarak görmek gerek sonuçta.”

“BİLİNÇLİ, HESAPLI YAPILAN BİR ŞEY DEĞİLDİ”

Ödülü aldıktan sonra kaldırdığı sağ yumruğunun önceden hesaplanan bir şey olmadığını, bir saniye içinde gerçekleştiğini kaydeden Ceylan, bunun 32 yıl önce benzer hareketi yapan Yılmaz Güney ile ilişkilendirilmesinin kendisini rahatsız etmediğini dile getirdi.

Daha önce “Uzak” filmiyle aldığı ilk ödülünü Yılmaz Güney’e adadığını hatırlatan Ceylan, şöyle devam etti:

“Ben ödülü alırken öyle bir şey (sağ yumruğunu kaldırması) yapmadım. Daha sonra bir fotoğraf çekimi var karşınızda yüzlerce fotoğrafçının olduğu? Orada sürekli çığlıklar halinde bağırarak sizden çeşitleme yapmanızı, elinizi kaldırmanızı, gözlüğünüzü çıkarmanızı, yumruğunuzu sıkmanızı, elinizi cebinize sokmanızı isteyen, bağıran bir güruh var. Bir şeyler yapmak zorunda kalıyorsunuz ama tabii ki Yılmaz Güney’e bir selam olarak da algılanabilir. Orada bir saniye için yumruğumu da sıktım. Tabi Yılmaz Güney’i çok severim ben. Sinemasını çok severim, Yol filmini çok severim. Hayatını ilginç bulurum. Çok okumuşumdur. Yani öyle bir ilişki kurulması da beni rahatsız etmez. Ama çok bilinçli, böyle hesaplanarak yapılan bir şey de değildi. Bir saniye içinde gelip geçen bir şeydi.”