Nitelikli Spor Salonları Nasıl Olmalı? Seçerken Nelere Dikkat Etmeli? Dipnot Tablet’te!

Pazar, 28 Temmuz 2013 10:06

fotografFitness ve spor salonları adına yapılan çalışmaların toplam mazisi Avrupa’da 50 yıldan fazla, güzel ülkemizde ise son 20 yıldır aktif olarak devam etmekte. Ancak bu yapılanma esnasında bilmeden yaptığımız o kadar çok yanlış var ki.

Bu yazımda sizlere, nitelikli iyi bir salon ararken özellikle bakmanız gereken kriterlerin neler olması gerektiği konusuna değinmek istiyorum.

Basit bir örnek vererek konuya giriş yapayım. Sadece İstanbul’da Etiler ve yaklaşık 4 km2 lik bir çevrede kurulu olan, bir tanesinin minimum açılış maliyeti 10 milyon dolardan başlayan benim bildiğim 7 büyük spor merkezi mevcut. Birbirlerine olan uzaklığı “trafik sorununu saymazsak” yürüme mesafesinde desem yalan olmaz. Birbirlerine o kadar yakınlar yani :)

Kimi salon bu telaffuz ettiğim yatırımı bilinçli kimisi ise bilinçsiz yapmış! Sonra da o üyeliklerini satmak için bin takla atıyorlar ve dolaylı yoldan o üyelik satılıncaya kadar da satış ekibinin kişisel numaranızdan tacizi, üzerine tuz biber. Eminim sizde bu yazımdan önce en az bir kez aranmışsınızdır. Şu telefonumu vereni bir bulsam…

‘Merhaba, ben Melek, falanca spor merkezinden arıyorum nasılsınız?’ Sorusu ile başlayan satış öncesi çekici seksi bir kadın sesi… Sonrasında bilinçsizliğe giden fazla sıfırlı Amerikan doları ile telaffuz edilen bir üyelik satışı.

Yahu, görmeden, bilmeden, tutmadan birşey alınır mı hiç kuzum?

Ama alan var ne haber! Sonrası boşa giden paralar. Ha şunu da anlamış değilim ayrıca, güzelim ülkemin Türk lirası dururken Amerikan doları ne demek? Kendini dolar ile anlatınca daha mı lüx oluyorsun acaba? Dolar eşittir daha çekici ve seksi mi demek oluyor? Bilemedim. Neyse.

Aslında bu yatırımı yapmadan önce o bölgede yaşan kişilerin ihtiyaçlarına cevap verecek ve sosyoekonomik gücüne hitap eden yatırımlar ve istekler belirlense bu tacizlerin hiçbirine gerek kalmadan üyelikler kendiliğinden gerçekleşecek.

Kocaman alışveriş merkezleri içerisine kurulmuş salonların içinde bir güneşlenme terasları veya havuzları olsa fena mı olurdu? Ama yok işte. E yoksa o üyeliği satamayacaksınız bunu bilmiyor musunuz! Diyelim o üyeliği hata ile aldınız, e iki gün sonra sıkılıp burada havuz neden yok diyeceksiniz. Bile bile lades demeyin işte siz de canım. Bu sektör bizim için daha sancılı bir bebek. Ve hatamız çok fazla. Çünkü yeterli spor bilincimiz daha oturmadı.

Ben olsam ne yapardım biliyor musunuz?

Önce işim ile evimin arasında bir güzergâhta bulunan bir merkezi tercih ederdim. Malum zaman geriye alamayacağınız bir kavram. Hele hele İstanbul gibi bir yede yaşıyorsanız. “Türkiye genelindeki büyük şehirlerde de buna dikkat edin derim.”

Sonrasında baktığım özellikle, temizlik, düzen ve kullanım rahatlığı.

Kendi hoşuma giden fonksiyonel tavrı olan bir salon tercihimdir. Örneğin yoga sever bir üye olabilirim veya tenis oynamak isteyebilirim ya da ne bileyim havuz vazgeçilmezimdir sırtıma ve eklemlerime çok iyi geliyordur. Anlatabiliyor muyum?

Haa şimdi gelelim asıl meseleye, salonun içerisi som altından da kaplı olsa gün gelip sıkılacağımdan dolayı, salonun bana en iyi gelecek olan sosyallik ve eğlenceli taraflarına bakarım. Ve bana bu özelliği yansıtacak olan iyi, kalifiye olarak yetiştirilmiş iletişim yeteneği güçlü, düzgün fiziğe sahip hocaları işin en önemli noktasıdır. Eğer sizi sonuç almaya götüremeyen bir spor ekibi var ise işiniz gerçekten zor. Direkt eğitmen kalitesinin ne olduğunu sorun. Lisanslarını ve bu meslek ile nekadar süredir uğraştıklarını sorgulayın. Tecrübe denklemi yapmak için yaşlarını sorun. Türkiye’deki bu yaş 35 üzeri unutmayın! 35 üzeri olan ve bu meslekte 7 yıldan fazla iyi kulüplerde çalışmış beden eğitimi mekteplisi olan ve uluslararası lisansları bulunan hocalar topluluğu cevabını veren bir salon ile karşılaşırsanız tercihiniz bu yönde olsun. “Genç eğitmenlere de şans vermek lazım ama maalesef işi bilenlerden bahsediyorum.”

Sadece spa seven bir üye de olabilirsiniz. Eğer durum gerçekten böyle ise boşu boşuna salona ekstra bir bedel ödemeden harici spa üyelikleri olup olmadığını sorgulayın. Üye olmuşsunuz a bir de bakmışsın salonu yılda 3 kere kullanmışsınız, spayı yoğun iş stresinizden arınmak için her gün. E hani spor yapacaktık? Gene olmadı paralar gitti havaya. :)

Enerjisi yüksek salonları tercih edin, ışık alsın, çalışanları güler yüzlü olsun enerjik olsun zıp zıp zıplasın. Unutmayın çalışanları gülmez ise sizi nasıl güldürüp motive edebilecekler değil mi?

Sonrasında ne olacak biliyor musunuz, en çok sevdiğiniz ve bağlandığınız hocanız mutlu olmadığı için o salondan gidecek ve siz yönetime falanca hoca giderse biz de öğrencileri olarak toplu halde üyeliğimizi iptal ettiririz tehtidlerinde bulunacaksınız. Aa endişe etmeyin sizi kimse kazımayacak. :)

Çünkü o kadar çok alternatif var ki artık. Her yıl beden eğitimi ve denkliği olan üniversiteler toplam sayısı 5000′e varan mezun veriyor. Kısacası biri gideer biri geliiir mantığı devrede. Siz de 2 hafta söylenip söylenip duracak, ortalığı provake edecek 1 ay sonunda da kuzu kuzu sporunuza kaldığınız yerden devam edeceksiniz. Ha ha haa
neden mi? E paraların hepsini verdiniz ya! Üyelik yıl sonuna kadar devam da ondan. Alan almıııışş satan satmış. Memnuniyet diye birşey yok. Hele hele şu zamanda canım Türkiye’m de hiç yok. O yüzden mızmızlanmak yerine seçimlerinizi doğru yapın ve bilinçli tüketici olun.

Demedi demeyin,

İyi araştırın.

Unutmayın gerçek eğlence sporun olduğu yerde başlar.

Sevgi ile kalın

BARIŞ ÇUNGUROĞLU