“Netenyahu uff puff edebilir ama İsrail’i dışlayan nükleer anlaşma ile Netenyahu artık yalnız”

Salı, 26 Kasım 2013 14:49

Ünlü İngiliz gazeteci, yazar, ortadoğu uzmanı Robert Fisk Independent gazetesine çarpıcı bir analiz yazısı yazdı. ABD ve Batı’lı müttefiklerin İran ile Pazar günü yapmış olduğu anlaşma dünyanın birinci gündem maddesi olmaya devam ediyor. Genevre’de yapılan anlaşma ile hem ABD’nin ortadoğu stratejisinde radikal bir değişim, hem de bölgedeki güç dengelerinde muhtemel bir kayma söz konusu. İşte bu konuyu deneyimli gazeteci Robert Fisk bugünkü köşe yazısında yaptığı analizler ile anlattı.

İşte Robert Fisk’in yazısından satır başları:

“Netenyahu uff puff edebilir ama İsrail’i dışlayan nükleer anlaşma ile Netenyahu artık yalnız”

“Bu anlaşma Ortadoğuda Sünni Müslümanlar ile büyüyen bir çatışma içinde olan Şiilerin zaferini işaret ediyor. Bu anlaşma Beşar Esad’a Suriye’de görevde kalacağına dair sağlam bir umut veriyor. Bu anlaşma İsrai’li dışlıyor. Anlaşma gizliden gizliye Genevre görüşmelerinin başarısız olacağını, bu sayede Şii İran’ın küçük düşeceğini, bunun da İran’nın Arap dünyasındaki tek müttefiği Esad’dan kurtulma çabalarını destekleyeceğini umud eden Suudileri, Katarı, Kuveyt’i ve diğer körfez ülkelerini kızdırıyor.” diyerek yazısına başlayan Fisk, bu anlaşmanın ABD’nin İran ile savaşa girmeyeceğini ve bölgede bir müdahelede bulunmayacağını da kanıtlıyor. Bunu zaten en son Suriye’ye yapılması planlanan müdaheleyi Batı’lı liderlerin bir türlü midelerinin almadığını, başka bir Afganistan ve Irak’dan kaçındıklarında da görmüştük diyor.

Genevre, Netenyahu’nun blöfünü gördü.

Fisk yazısında “Bu yüzden İran’ın nükleer güç konusundaki ani anlaşma kararı ABD ve AB tarafından çılgınca bir heyecan ile karşılarken, aynı şekilde Rus dışişleri bakanı Sergei Lavrov da ülkesi Rusya’nın ortadoğu da daha da güç kazandığını anlayınca abartılı bir heves ile karşıladı” diyor.
Genevre Netenyahu’nun blöfünü gördü. Eğer ortadoğuda sadece kendisinin nükleer güç sahibi olması doğrultusunda İran’ın nükleer tesislerini bombalamaya kalkarsa bunu yalnız olarak yapacak” diyen Fisk, “Netenyahu dün ‘dünyanın en tehlikesi ülkesinin, dünyanın en tehlikeli silahını ele geçirmesi konusunda önemli adım atıldı’ dediğinde Araplar ve Batı çok daha önce dünyanın en tehlikeli silahını ele geçirmiş olan İsrail’in, Genevre anlaşmasını reddederek belki de en tehlikeli dünya ülkesi konumuna geldiğini düşünecek” diyor. İsrail’in bu tavrı ile ülke kurulduğundan beri Amerikan ilişkilerinindeki en derin değişimi tetikleyeceğini ve bu değişimin İsrail’in yararına olmayacağını söylüyor.
Fisk önümüzdeki 6 ay boyunca ABD’deki Cumhuriyetçiler ve sağ görüşün bu anlaşmanın maddelerinin uygulanıp uygulanmadığını kontrol edeceğini belirtiyor. ABD “İran’ın Uranyum zenginleştirme hakkı yok” derken, İran’ın ise olduğunu iddia ettiğini hatırlatırken, zenginleştirmenin hiç olmadığı kadar çok gözetim altında olacağının da altını çiziyor.

Esad’lar rahat bir uyku uyumuşlardır

Ruhani “gelecek nesiller nükleer silah tehdidini bir şaka olarak hatırlayacak” diyor. Netenyahu ise Genevreyi bir “tahiri hata” olarak görüyor diyen Fisk yazısını, Sünni Arap dünyası oturup birbirlerinin dertlerine yanarken, bu akşam Esad’lar çocuklarını uyutup bir kadeh birşey içtikten sonra, gece de rahat bir uyku uyumuşlardır diyerek bitiriyor.