Nazım Hikmet 111 Yaşında!

Salı, 26 Şubat 2013 15:05

images (1)Ülkü Demirci/ÖHA - Yapı Kredi Kültür Merkezi, Nazım Hikmet Ran’ ın 111. yaş gününü “Alnımın Çizgilerindesin Memleketim” adlı sergi ile kutluyor. 30 Ocak-28 Şubat tarihleri arasında ziyaretçilerini bekleyen sergi, Nazım Hikmet’ in ülkesinden ayrıldığı 1951 yılı ile ölüm tarihi olan 1963 yılı arasındaki zamana ışık tutuyor.

Sergide, ustanın kendi kaleminden 1951’ de Türkiye’ yi neden terk etmek zorunda kaldığını anlattığı bir yazı karşılıyor ziyaretçileri. Bu yazıyla açılışı yapılan sergi, Nazım Hikmet’ in Moskova’daki evinden en samimi fotoğraflarıyla, gittiği her bir ülkede kağıda düştüğü memleketi için hasret cümleleriyle ve Abidin Dino, Güzin Dino, Avni Arbaş gibi dostları ile Paris seyahatinden görülmemiş fotoğraflarıyla devam ediyor.

Bu sergiyi sıradan bir sergi olmaktan çıkaran şey ise; görülmeyeni, bugüne kadar gösterilmeyeni ve çok da iyi bilinmeyeni bizlere sunması. Sergide, şimdiye dek Nazım Hikmet’ in Türkiye’ de yayınlanmamış ve Rusya’daki arşivlerden özel olarak getirilen fotoğrafları da yayınlanmakta. Bu sadece bir fotoğraf sergisi değil. Usta’ nın Türkiye’ de yayınlanmayan eserleri de ziyaretçilere sunuluyor. En çok ilgi çeken ise, Nazım Hikmet’ in kendi el yazısından şiirlerini okumak. O müsveddelerde, şiirlerinin üzerinde nasıl karalamalar yaptığını, nelere titizlendiğini bizzat onun elinden görmek fırsatı veriyor sergi. Son yolculuğunun anlatıldığı bu sergi, şair Nazım Hikmet’ ten daha da fazlasını gösteriyor bize. Her bir fotoğrafta ve her bir müsveddede, nasıl dolu dolu yaşadığını, dostlarıyla ve de hayatla olan güzel bağını görüyoruz. Elbette sevdiklerine, dostlarına, aşkına yazdığı her bir notta hep bir ‘memleket hasreti’ var.

Nazım Hikmet’ in büyük aşkı Vera ile ölümünden önce çocuklar gibi yaşadığı hayatına da tanıklık ediyor sergi. Küçücük kağıtlara kalpler çizerek adını yazdığı ve kendi mezar taşına onun da isminin yazılmasını vasiyet ettiği aşkı Vera ile olan en güzel kareleri, ona olan şiirleri de bu sergide. Moskova’ da Nazım Hikmet’ in ölümünün ardından yapılan törende onu son yolculuğuna uğurlarken dahi elini bırakmadığı Vera’ nın o anları, başka bir boyut kazandırıyor sergiye.

Sergi görülmemiş fotoğrafları, yayınlanmamış eserleri ve Usta’nın kaleminden notları sunmakla kalmıyor, bir de video sunumuyla uğurluyor sizi oradan. Başladığı andan itibaren sizi içine çekecek ve şuurunuzda derin bir iz bırakacak olan bu sunum, Nazım Hikmet’ in Moskova’ da ki dostlarından röportajlarla Nazım’ ı anlatıyor, oradaki yaşamı ve ölümü üzerine çok önemli anekdotları yaşayanlarının dilinden paylaşıyor.

Serginin yaratıcısı M. Melih Güneş’ in de hislerini kağıda dökerek yayınladığı sergide, Güneş’ in de dediği gibi “…Şairin yolculuklarından sayılabilecek bu sergiyi, Nazım Hikmet gibi bir kültür varlığımızın edebi mirasının şehrine ulaşma yolculuğunda ‘bir gül bahçesinde dinlenme’ gibi görüyor, hasret ve ümitten ibaret Nazım Hikmete kulak veriyorum; “Bir yerlerde bir sevinç günün birinde fışkırır”