Mevlana vefatının 739. yılında anıldı

Salı, 18 Aralık 2012 08:49

Hazreti Mevlana Celaleddin-i Rumi, vefatının 739. yıl dönümünde, Şeb-i Arus töreniyle anıldı.

Mevlana Kültür Merkezi’nde düzenlenen törene Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Tacik bakanlar Hamrokhom Zarifi, Rustam Mengliev, Kasim Kasimov, Gul Sherali, Mirzoshokhrukh Asrori, Kosova Dışleri Bakanı Enver Hoxhaj, AK Parti Konya milletvekilleri, YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya, ÖSYM Başkanı Ali Demir, Konya Valisi Aydın Nezih Doğan, AK Parti Genel Sekreteri Haluk İpek, Garnizon Komutanı Tümgeneral Yılmaz Özkaya, AK Parti İl Başkanı Ahmet Sorgun ile Başbakan Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan, yerli ve yabancı çok sayıda konuk katıldı.

Törende Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in telgrafları okundu.

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek’in selamlama konuşmasıyla başlayan “Şeb-i Arus” töreni, İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu eşliğinde sanatçı Ahmet Özhan’ın verdiği tasavvuf musikisi konseriyle devam etti.

Özhan’ın konser öncesi verdiği selama Başbakan Erdoğan ayağa kalkarak karşılık verdi. Konserin ardından Araştırmacı-Yazar Ömer Tuğrul İnançer’in mesnevi sohbetiyle devam eden tören sema gösterisiyle sona erdi.

Şeb-i Arus: Düğün Gecesi

Ölümü sevgiliye (Allah’a) kavuşmak olarak gören Mevlana’nın hayata gözlerini yumduğu 17 Aralık, “Şeb-i Arus”, yani “Düğün Gecesi” olarak adlandırılıyor.

Türk ve İslam aleminin yetiştirdiği en büyük mutasavvıflardan Mevlana Celaleddin-i Rumi, 739. ölüm yıl dönümünde şiir, sema ve müzikle harmanlanmış “Şeb-i Arus” töreninde, farklı din, dil, ırk ve mezhepten insanları bir araya getirmeye devam ediyor.

Bugün kitapları ve hakkında yazılan eserleri birçok dile çevrilen, verdiği mesajları ile farklı dine mensup insanları bir araya getiren Mevlana, her yıl aralık ayında düzenlenen anma törenlerinde dünyanın dört bir tarafından gelen insanlar tarafından anılıyor.

“Mesnevi, Fihi Mafih, Divanı Kebir ve Mektubat” gibi ünlü eserleri bulunan Mevlana, daha çok törenlerde gerçekleştirilen ve Mevlana ismiyle adeta özdeşleşen sema törenleriyle biliniyor.

Mevlevilik deyince ilk akla gelen sema, lügatte işitmek manasında kullanılıyor. Terim olarak, musiki nağmelerin dinlerken vecde gelip hareket etmek, kendinden geçip dönmek olarak tanımlanıyor. Sema, sembolik olarak, kainatın oluşumunu, insanın alemde dirilişini, yüce yaratıcıya olan aşk ile harekete geçişini ve kulluğunu idrak edip “İnsan-ı Kamil” e doğru yönelişini ifade ediyor.

Mutrıb ve semazenlerin şeyh postunu selamlayıp, semahanede yerlerini almalarından sonra postnişin, semahanedekileri selamlayıp posta oturur. Mevlana’nın Hazreti Muhammed’i öven Na’t-ı Şerif’le başlayan Sema töreni, ardından postnişin ve semazenlerin, sema meydanında sağdan sola doğru dairevi yürüyüşüyle devam ediyor. Sema meydanının bu şekilde üç kez dolaşılmasına “Devr-i Veledi” deniyor.

Sema, Mevlevilik geleneğine göre okunan Kuran-ı Kerim ve duayla sona eriyor.