Maya canını senin! Oktar’ın “kedicikleri” kıyamet haberlerini Dipnot’ta yorumladı

Perşembe, 20 Aralık 2012 13:11

[wzslider autoplay="true" transition="'slide'"]

Herkes nefesini tuttu yarını bekliyor. Dünya, Maya takvimine göre 21 Aralık 2012′de ‘Marduk gezegeni dünyaya çarpacak ve kıyamet kopacak.

Maya takvimine göre 21 Aralık’taki kıyamette yıkılmayacak olan Şirince de ise heyecan dorukta. Yatak kapasitesi yüzde 300 arttırılan köyde yer yok. Kent dışından yüzlerce karavan otel bölgeye kamp kurdu.

Biz de Maya Takvim’i hakkında bilinmeyenleri, insanların neden Şirince’ye gittiklerini, 21 Aralık’ta insanların ne yapması gerektiğini internetin son fenomenleri Adnan Oktar’ın “kedicikleri” Didem Ürer, Gülşah Güçyetmez, Damla Pamir ve Aylin Kocaman’a sorduk;

21 Aralık ve Maya takvimi bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz?

DİDEM ÜRER: Bildiğiniz gibi Mayaların binlerce yıllık tarihleri kapsayan bir takvim sistemi vardır. Ve bu takvim sistemine göre 21 Aralık 2012 tarihi Mayalara göre bir çağın bitişini ifade eder. Bunu nereden biliyor Mayalar? Mayaların harabelerden elde edilmiş olan taş yapıtları vardır. Şimdi resme bakabilirsek; bu resimde gördüğümüz Stella Koba’daki Maya harabelerindeki ikinci en yüksek piramit olan NOHUCMUL piramidinin temelinde bulunmuştur ve MÖ 11 Ağustos 3114’de başlayan ve günümüzde 21 Aralık 2114 tarihinde sona eren bir döneme işaret eder. Bu nasıl oluyor Mayalarda?  Mayaların takvim sistemine göre her 1 milyon 872 bin günde bir, bir dönem sona eriyor. Yani geçmişe bakacak olursak Maya takviminde 5125 yılda bir, bir dönem başladığını söylerler ve bunu beş devreye ayırırlar. Biz de şu anda bu beşinci devredeyiz yani son devredeyiz ve bu Mayaların takviminde 13-000 tarihinde sona eriyor. Yani bizim miladi takvimimizde 21 Aralık 2012 tarihinde sona eriyor. Fakat insanların işte yanıldığı nokta bu oluyor, onlar tamamen dünya tarihinin sona  erdiğini zannediyor, halbuki Mayalara göre Yucatan’daki Meksika’nın Yucatan bölgesindeki Maya büyüklerinin açıklamalarına göre bu taşın yorumunu yapıyorlar ve onlar  bu tarihte gelecek olan ruhani mübarek şahıslardan bahsediyorlar.  Yani Maya takviminde gösterilen, bu tabletlerde anlatılanlara göre Maya büyükleri diyorlar ki, bu bir tarihin sona ermesi yani bir çağın bitişi fakat yeni, altın çağ dediğimiz bir çağın başlangıcı diyorlar.

GÜLŞAH GÜÇYETMEZ: Tabi kıyamet alametlerinin hepsi yani Peygamber Efendimiz (sav)’in bildirdiği alametlerin hepsi gerçekleşti ve arka arkaya gerçekleşti. Mesela bu kıyamet alametlerinden bazılarını sayayım. Afganistan’ın işgali, İran-Irak savaşı, Kabe’de kan akıtılması, Bağdat’ın alevlerle yok edilmesi, tozlu dumanlı bir fitne; 11 Eylül saldırıları, ay ve güneş tutulmaları, ay ve güneş tutulmalarının Ramazan ayında meydana gelmesi ve üst üste meydana gelmesi, ay ve güneş tutulmalarından sonra Halley kuyruklu yıldızının  çıkması ve bunun ardından; bakın çok önemli, çift kuyruklu, yani boynuzu andıran bir kuyruklu yıldızın çıkması yani Lulin kuyruklu yıldızının çıkması, aynı şekilde Independenta gemi infilakı, İran-Irak savaşından sonra biliyorsunuz Irak’ın yeniden yapılandırılması, Irak’ın üçe bölünmesi, Irak ve Şam’da ambargolar meydana gelmesi. Bunların hepsi bir bir, tek tek arka arkaya meydana geldi. İşte bunlar çok önemli kıyamet alametleridir. Ve hepsinin gerçekleşiyor olması bu dönemde, ahir zamanda Hz. Mehdi (as)’ın çıktığı dönemde olduğumuzun bir ispatı.

Sizce insanlar neden Şirince’ye gidiyorlar? Aranızda Şirince’ye gidecek olan var mı? 

DAMLA PAMİR: Kıyametten önce insanların ölümü zaten kıyamete bir geçiştir. İnsanlar istedikleri yere saklansınlar, Allah yine ayetinde bildiriyor, “yüksekçe yerlerde tahkim edilmiş şatolarda olsanız bile ölüm size yine bulur” diye bildiriyor Allah ayetinde. İstenildiği kadar özel, kapalı, gizli saklı yerler yapılsın, insanın kaderinde ölüm vakti ne zamansa onun bir gün, tek bir saniye ertelenmesi imkansızdır. Onun için Şirince’ye gidilmesi ya da Şirince’de çeşitli özel kapsamlı yerler yapılması aslında çok da fazla bir anlam ifade etmiyor. Burada insanların düşünmesi gereken, ölüm gerçeği; ölüm her an insanları yakalayabilir.

AYLİN KOCAMAN: İnsanlar Şirince’ye gidip saklanacaklarını, çeşitli yerlerde çeşitli sığınaklar yaparak kıyamet gününün dehşetinden kurtulacaklarını zannediyorlar. Aslında tabi 21 Aralık insanların kıyameti düşünmesi açısından da olumlu bir şey fakat insanlar şunu bilmiyorlar, kıyametin varlığı öyle onların bildikleri gibi değil. Birincisi, insanların asıl gerçekleşmiş olan alametlerin üzerinde durması gerekiyor. Ahir zaman alametlerinin tamamı gerçekleşti şu dönemde hepsi; Fırat’ın suyunun kesilmesinden kuyruklu yıldızların çıkmasına kadar, savaşlara kadar…

DİDEM ÜRER: Hadislerde o kadar çok detay var ki anlatılmış olan kıyamet alametleriyle ilgili; isterseniz onlardan birkaç tane örnek okuyalım çünkü bu tarifleri gördüğünde insanların gerçekten bu muziceyi kavrayabilmesi gerekiyor inşaAllah.

Sizce kıyamet ne zaman kopacak?

DİDEM ÜRER: Burada tüm bu alametleri gördüğümüz ve tüm bu alametlerin tarifini yaptığımız zaman bir gerçek ortaya çıkıyor. Bununla birlikte daha çok sayıda alamet var. Hatta gerçekleşmiş olan 650’ye yakın alamet var. Bunların herbirinin tek tek öğrenilmesi çok önemli çünkü biz Maya tabletlerine baktığımızda barışçıl bir dönem olmayacağını ve bir kargaşanın olduğunu söylüyoruz, aynı şekilde ekonomik kriz olacağını söylüyor. Mesela Nostradamus’un kehanetlerinde de bunlar geçer. Biliyorsunuz Nostradamus, Muhittin Arabi Hazretleri’nin sözlerinden istifade etmiştir, Peygamber Efendimiz (sav)’ hadisleriyle birebir mutabıktır anlattıkları; 2035 yılında bir devletler federasyonu kurulacağını anlatır fakat bundan önce dünyada bir ekonomik kriz olacağını ve insanların çok zor aşamalardan geçeceğini anlatır. Fakat bunlar kıyametin uzak olduğunu mu gösteriyor bize? Hayır. Kıyamet vakti yakın. Peki kıyamet vakti ne zaman diye soracak olursak, biz Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin sözlerinden ve Peygamber Efendimiz (sav) hadislerine baktığımızda önümüzde yaklaşık 120 yıllık bir süre olduğunu görüyoruz.

Yani Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri 1506’ya kadar Müslümanların rahat içinde yaşayacaklarını ve egemenlik halinde olacaklarını, galip olacaklarını ve 1506-1542 yılları arasında gizili olarak ilmin mücadelerinin devam edeceğini fakat 1542 yılında dünya üzerinde inanan hiç kimsenin kalmayacağını, Kur’an’ın yeryüzünden ref edileceğini ve Hicri 1545 yılında yani Miladi 2120 yılına denk geliyor.

Aylin Kocaman: Tabii Hz. Mehdi’nin çıkışıyla birlikte bir Altın Çağ’ın var olması gerekiyor, dolayısıyla biz şu an son dönemdeyiz. Karışıklıkların olduğu bir dönemdeyiz. Ardından Hz. Mehdi’nin ve Hz. İsa’nın gelişiyle müjdeneleceğiz, zaten şu an hayattalar. Onların dünyaya getirdiği huzur, barış dolu mekanda çok güzel, barış dolu bir hayat süreceğiz, Allah’ın izniyle buna Altın Çağ denecek. Dolayısıyla kıyamet vaktinin bu şekilde değerli Üstadımız Bediüzzaman Said Nursi tarafından yapılan hesabı da bu şekilde olması gerekiyor gerçekten.

Hangi kıyamet senaryosu gerçekçi?

AYLİN KOCAMAN: Kıyamet senaryosuna baktığımız zaman, insanların düşündüğü kıyamet senaryosuna genel olarak baktığımız zaman, insanlar bunu kimi zaman Kur’an’a göre düşünmedikleri için bu konuda farklı şeyler yapıyorlar. Mesela bu konuda tedbir almaya çalışıyorlar. Şirince Köyü’yle ilgili olanlar bu nedenle. Kendileri için sığınaklar, barınaklar kurmaya çalışmaları ondan. Halbuki Allah kıyamet günü için “Hayır, sığınacak herhangi bir yer yok. O gün, ‘sonunda varılıp karar kılınacak yer (müstakar)’ yalnızca Rabbi’nin Katıdır. (Kıyamet Suresi, 11-12)

Ayetlerde çok önemli tarifler var. Ayetlerde Yüce Rabbimiz dağların kökünden sökülüp savruludğu bir günden bahsediyor. Yani etraf düzlük haline gelecek, dağlar kalmayacak ve insanların korunacağı, sığınacağı bir yer var olmayacak, öyle bir değişiklik olacak. Allah yer sarsıntıya tutulur ve dağlar kum yığını olur diye belirtiyor ayetinde (şeytandan Allah’a sığınırım) her taraf düzlük olacak, bir tümsek kalmayacak buradaki tariflere göre. Bakın insanların genel olarak bir tekneyi tutup, denizlere açılıp belki oradan kurtulabilirim senaryoları vardır, filmlerde de bu işlenir. Halbuki o gün öyle bir şeyin de mümkün olmayacağı görülüyor. Denizlerin yanması, tutuşturulması söz konusu, yine denizlerin taşması,  karaya gelmesi söz konusu , onda da kaçacak herhangi bir yer bulamayacak insanlar kıyamet gününde bunlar olacak. Allah yıldızların ışıklarının silinmesinden bahsediyor, yani yıldızların dahi ışıklarının söndürüleceği bir günden bahsediliyor o gün. Dolayısıyla insanların kaçışı mümkün olmayacak o günde.

DAMLA PAMİR: Ayetlerde geçiyor “her gebenin bebeğini düşüreceği, çocukların saçlarının bembeyaz olabileceği, annenin emzirdiğini unutacağı, kimsenin birbirini tanımayacağı bir gün olacak. O günün şiddetli azabını gören anne, kardeş, dost; herkes kaçışmaya başlayacak. Dünyadakiler kıyamet gününün o şiddetli sarsıntısını çok net yaşayacaklar.

AYLİN KOCAMAN: Gözleri yuvalarından fırlayanlar, toprak olsaydım diyenler, kendi annesini, babasını, çocuğunu fidye olarak vermek isteyenler; dehşetten kurtulmak için, böyle insanlar olacak. Ama tabiki mümin olanlar bunu sadece izleyecekler.

21 Aralıkta insanlara ne yapmasını tavsiye ediyorsunuz?

GÜLŞAH GÜÇYETMEZ: 21 Aralık’ta Allah’ın izniyle kıyamet kopmayacak inşaAllah ama kıyamet yakın gerçekten. (Şeytandan Allah’a sığınırım) Muhammed Suresi, 18. Ayette Rabbimiz şöyle diyor: “Artık onlar, kıyamet-saatinin kendilerine apansız gelmesinden başkasını mı gözlüyorlar? İşte onun işaretleri gelmiştir.” diye bildiriyor. Gerçekten de işaretleri geldi. 21 Aralık’ta kıyamet kopmayacak, Allah’ın dilemesiyle, Allah bilir. Ama 21 Aralık’ta insanlar Mehdiyet’in o güzel sevgi ruhunun içine girecekler, Mehdiyet’in elektromanyetik alanının içine girecekler. Deccaliyetin negatif elektriği inşaAllah insanların üzerinden kalkacak, bunu yaşamaya başlayacaklar. O güzelliği yaşıyoruz zaten, yaşamaya da devam edeceğiz, inşaAllah bütün insanlar 21 Aralık’ta bunu hissetmeye başlayacaklar.

AYLİN KOCAMAN: Mehdi’nin varlığı çok güzel. Ahir zamanda olmamız çok büyük bir nimet. Hz. İsa’yı görebilmekle müjdelenmemiz çok büyük bir nimettir. Allah’ın haber verdiği, Peygamberimiz (sav)’in hadisleriyle haber verdiği bir dönemi yaşıyoruz şu anda. Bu dönemde bulunmamız çok büyük bir nimettir. İnsanlar bunun sevinci içinde olsunlar ve dua etsinler; Mehdi’nin gelişini görebilmek ve Mehdi’nin o güzel, barış dolu dünyasında bulunabilmek için, hep birlikte sevgi dolu halde bulunabilmek için dua etsinler. 21 Aralık’da ve sonrasında bunu yapsınlar inşaAllah.

DAMLA PAMİR: Biz inşaAllah 21 Aralık’da burada olacağız, Hocamızla birlikte inşaAllah Ankara havaları çalıp, kıyamet alametlerinden, Mehdi’nin çıkış alametlerinden bahsedeceğiz.

Adnan Oktar’ın kıyametle ilgili görüşlerine katılıyor musunuz?

DİDEM ÜRER: Biz bunların hepsini gerçekten Hocamızın vesilesiyle anlatabiliyoruz, Kuran’a göre anlatıyoruz, Kuran’dan anlıyoruz, Peygamberimiz (sav)’in hadislerinden anlıyoruz. Kıyametle ilgili anlattıkları, demin Aylin’in de anlattığı gibi Nemesis’le ilgili; gök taşının dünyaya çarpacak olması gerçekten akla mantığa en uygun olan kıyamet senaryosu olarak geliyor. Senaryo diyoruz, çünkü şu anda inandığımız bu. Ama Kuran’da anlatılan kıyamet, kıyamet alametleri gerçek alametlerdir. Kıyametin gerçekleşme şekli en güzel Kuran’da tarif edilmiştir, tek doğrudur Allah’ın izniyle.

GÜLŞAH GÜÇYETMEZ: Adnan Oktar Hocamız kıyamet alametlerinden bahsediyor, Mehdiyet’ten bahsediyor, İttihad-ı İslam’ın, birliğin mutlaka bu yüzyılda  hakim olmasına vesile olabilecek faaliyetlerde bulunuyor. Ki bu gerçekten çok önemlidir, şu anda bütün dünyayı saran bir fitne var, savaşlar katliamlar oluyor, insanlar acı çekiyor. Bunların son bulması için kıyamet alametlerinin, Mehdiyet’in anlatılması çok önemlidir ve her Müslüman için farz vazifesidir. Hep birlikte anlatalım, bu güzelliği yayalım, sevgiyi yayalım, bütün dünyada herkes Mehdiyet’in ışığını, ruhaniyetini hissetsin.