Masallar pastaya dönüşüyor!

Perşembe, 12 Şubat 2015 19:43

Gotik, surreal ve masallardan fırlamış pastalar… Duygu Tuğcu, Arnavut kökenli hamur işleriyle yoğrulmuş bir aileden geliyor. Profesyonel mutfaklarda yıllarca çalıştıktan sonra büyük bir risk alıyor ve pasta yapımına yöneliyor. Pastalar üzerine resim ve heykeller yapan Tuğcu, bunun yenilebilir bir sanat olduğunu belirtiyor. Birçok özel davetin vazgeçilmezi haline gelen tasarım pastaları TAFED Türkiye Aşçılar Federasyonu Milli Takım kaptanı olan Duygu Tuğcu ile Dipnot Tablet için konuştuk.

Hazırlayan: RABİA ÇELİK

Pasta yapma fikri nasıl doğdu?

Bizim evimizde yemek yapmayı bilmek on şart gibi. Özellikle hamur işi konusunda ailedeki bütün kadınlar uzman. Yapmayı bilmediğiniz zaman yan gözle size bakıyorlar. Üniversitede başka bir bölümden mezun olup kariyer yapmışken, bir günde ben pastacı olacağım dedim ve işi bıraktım. Biraz riskliydi ama risk almadan başarı da gelmez diye düşünüyorum. İlk zamanlarda bana çevrem bayağı karşı çıkmıştı ama yıllar sonra her şeye değdiğini çok iyi gördüm. Kimse kolay olacağını söylemedi bana. Zor bir süreç ama kendime inandım ve şu andaki konumuma geldim.

d8Bu konuda herhangi bir eğitim aldınız mı? Yoksa el yatkınlığı mı söz konusu?

Her şeyden önce ressam bir annenin kızı olduğum için genetik bazı unsurlar da var elbet. Resim, heykel ve seramik eğitimi aldım. Üstüne yurtiçi ve yurtdışında bu sektörde ismi önde gelen okullarda profesyonel pastacılık okudum. Her iki eğitim ve değişik hayal gücümün birleşmesi de sektörde beni ön plana çıkardı. Eğitimin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu iş doktorluk gibi bir iş çünkü. Her gün yeni bir şey çıkıyor. Gerek malzeme olsun, gerek yeni bir akım olsun kendimizi devamlı geliştirmemiz lazım. Ben oldum demek en büyük hata olur. Sektörle birlikte kişi de gelişmeli. Ben bunca sene sonra hala her gün 2 saatimi verip araştırma ve geliştirme yapıyorum.

Yaptığınız pastaları nasıl tarif ediyorsunuz?

Ürünlerimi çıkarırken sadece hayal gücümü kullanıyorum.  Gotik masallara ve sürreal öğelere hayranlığımdan dolayı işlerimde o şekilde etkileniyor tabi ki. Kendi sınırlarımı zorlayıcı şeyler yapmak bana çok büyük bir haz veriyor. Yemek olayının bir sanat olduğunu savunuyorum hep. Herkesin bakış açıcı farklı olduğu gibi benimki de farklı. Çoğu kişi bana çılgın şef veya canavar olarak hitap ediyor. Hoşuma da gitmiyor değil. Yaptığım ürünleri yenilebilir sanat olarak adlandırıyorum.

Pastaların üzerine resim çiziyorsunuz, heykeller yapıyorsunuz. Butik pasta yapmak özel bir teknik gerektiriyor mu?

Türkiye’de pasta boyama sanatını ve realistik şeker hamuru heykelleri ilk yapan kişi olduğum için çok mutluyum. Resim eğitimi almamın inanılmaz etkisi var tabi. Renk uyumlarını, anatomiyi, oran orantıyı bilmeden ortaya güzel şeyler çıkmaz ne yazık ki… Güzel sanatlar okuyan veya bu tarz eğitim almış arkadaşlar malzemeyi de tanıyınca çok daha başarılı oluyor. Doğal olarak diğer arkadaşların vizyonu açılıyor. Önceleri çok kalıplaşmış kurallar çerçevesindeydik ama bugünlerde gerçekten tasarım pasta sektörü çok başarılı ve her gün çok güzel işler görüyorum. Sırf sektörde değil hayatın içindeki her şey bakış açımızı değiştiriyor. Üstüne gerekli eğitimler alındığı takdirde yapılabileceklerin bir sınırı olduğunu düşünmüyorum.

d14Ne kadar sürüyor özel bir pastanın yapımı, hepsini siz mi yapıyorsunuz?

Şu anda sipariş almıyorum. Sipariş alıyorken bile her şeyini bizzat kendim yapıyordum. Kimsenin eli başkasının eline benzemez. İster kek olsun, ister figür olsun fark etmez. Bir şeyi en iyi kendiniz yaparsınız düşüncesindeyim. Eskiden akademisyen şef olduğum için şu an sadece pastacı arkadaşları eğitiyorum. Dünyada aslında en başarılı pastacıların Türkiye’de olduğuna inanıyorum. Çok primitif malzemelerle çalışıp, harika işler çıkarıyoruz. Olanaklar sağlandığında dünya çapında ismini duyurabilecek pastacılara sahibiz. Başarı kendi kendine oluşması gereken bir olgu..

Yaptığınız pastalar sağlıklı mı? Herhangi bir madde kullanıyor musunuz?

Yapılan pastalar Türk Gıda Koteksi’ne uygun olan malzemelerle yapılıyor. Tatlı türü olduğu için tabi ki şeker oranı yüksek. Vücudumuzun şekere de ihtiyacı var tabi ama yararlı mı? Hayır değil. Zararlı mı? Hayır zararlı da değil. Hiç kimsenin de her gün pasta veya tatlı yediğini düşünmüyorum. O şekilde olsa her şey gibi o da zararlı olurdu. Özel günlerde tüketilen bir şey olduğu için kimseye zararı yok. Alerjik insanların pastacıya bunu belirtmeleri ve pastacı arkadaşlarında buna göre hareket etmesi gerekiyor. İşi bilen kişiler çeşitli rahatsızlıkları olan kişilere göre ne malzemesi kullanacaklarını zaten bilirler. Öteki yandan katkı maddesi kullanılmasına kesinlikle karşıyım. Var olan her şey katkı maddesiz de yapılabilir. Önemli olan doğru reçeteyi bilmek.

Neden pasta canavarı?

Markalaşmadan önce profesyonel mutfakta çalışıyordum ve orada markaya ihtiyacınız yok. Şeker hamuru ile tasarım pasta alanına girmek istediğimde isim aramaya başladım. Neyse ki o zaman bu kadar fazla işim yoktu. Yemek yerken gözüm döndüğü için arkadaşlarım Duygu sen Tazmanya Canavarı’na benziyorsun diye benimle dalga geçiyorlardı. Bulacağım markanın hem Türkçe hem sempatik hem de fonetik olmasına özen gösterdim. Hazır canavarda diyorlardı bana, Pasta Canavarı koydum adını. Hem içinde ironik bir yapısı da olması hoşuma gitti.

Yazının devamı için:

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

 available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Get-it-on-Google-Play