Kılıçdaroğlu: “Oğlum git hesabını ver” niye diyemiyorsun?

Perşembe, 9 Ocak 2014 15:40

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Bursa aday tanıtım töreninde konuştu.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satırbaşları:

Aranan ve kaçan kayınbirader. Biz babalar oğullar diyorduk, başka çemberler ortaya çıktı. Bacanak mı? Valla kayınbirader bacanak biz de şaşırdık. Bundan altı ay önce ülkenin yönetiminin sağlıklı olmadığını, demokrasinin tehlikede olduğunu, güçler ayrılığı ilkesinin ihlal edildiğini ve bir diktatörün ülkeyi yönettiğini söylemiştim.Dediler ki “Siz nasıl diktatör deyimini kullanırsınız?” Bakınız Türkiye’nin herhangi bir yerinde bir metrekare arazi kiralanacaksa Recep Tayyip Erdoğan’dan izin almak gerekiyor.

“Oğlum git hesabını ver” Niye diyemiyorsun?

Açıkça söylüyorum. Ben çalışma hayatı boyunca Recep Tayyip Erdoğan’dan çok daha fazla maaş aldım. Benim çocuklarımın adını kimse bilmez. Üç evlat yetiştirdim bu ülkeye feda olsun. Benim çocuklarım vakıf kurup devleti soymadı, milleti soymadı. Senin çocuğunun ne özelliği var? Silivri’ye gittim. Ziyaret ettim tutukluları. Çıkışta dedim ki burası toplama kampıdır. Hitler’in Almanya’da yaptığı toplama kampının 2013 versiyonu bu dedim. Hakkımda fezleke düzenlediler.

Çıktım kürsüye dedim ki, “Benim dokunulmazlığımı kaldırmazsanız namertsiniz, hesabını vereceğim” dedim. Oğlu aranıyor değil mi? Sen niye çıkıp demiyorsun ki, “Oğlum git hesabını ver” Niye diyemiyorsun? Senin çocuğunun ayrıcalığı ne? O çünkü senin koruman altında. Sen diyorsun ona yolsuzluk yap. Vakıf kurmuş, ihale veriyor müteahhite. Rüşveti de götür diyor oğlumun vakfına ver. Bunun adı nüfus ticaretidir. Kul hakkı yiyenlere artık yeter deyin.

Helal paranın ayakkabı kutusunda ne işi var?

Dedim helal paranın ayakkabı kutusunda ne işi var? Bankanın genel müdürü götürür bankaya yatırır. Ayakkabı kutusundan para çıktı demiyor, bize kumpas kurdular diyor. Peki o bakanların çocuklarının yatak odalarına para sayma makinalarını çeteler mi koydu? 700 bin liralık saati çete mi verdi? Bakanla oğlu telefonda konuşuyorlar.

Oğlu anlatıyor. Babası da İçişleri Bakanı. Diyor ki aman ha bunları telefonda konuşma dinlerler. İçişleri Bakanı’na bakın, tavsiyeye bakın. Senin oğlun temiz iş yapıyorsa bırakın dinlesinler. Benim telefonumu da dinliyorlar. Dinlemezseniz namertsiniz zaten. Verilecek hesabımız mı var? yok. Alnımız temiz. Yere bakmıyoruz biz. Allah kimseyi yere bakar hale getirmesin. En önemli özellik budur. Biz temiz siyasetten yanayız. Biz herkesin işi herkesin aşı olsun bundan yanayız. Biz hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye’den yanayız. Biz vatandaşa hesap vermeyi namuslu bir görev kabul eden bir anlayıştan yanayız. Biz Bursa’dan yanayız, dostluktan yanayız, kardeşlikten yanayız.