Kılıçdaroğlu: Düşünce özgürlüğünün önünü açmak temel görevimiz

Salı, 2 Temmuz 2013 14:27

aa7957e7e5CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan’a yönelik eleştirilerini sürdürdü. Kılıçdaroğlu, “Egosu o kadar güçlü hale geldi ki ‘tüm milliyetçilikleri ayaklar altına alırım’ dedi. Bugün milliyetçi kesiliyor, sevsinler senin milliyetçiliğini” diye konuştu.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu.

Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:

“Demokrasiyi kökleştirmek, düşünce özgürlüğünün önünü açmak bizim temel görevimiz.

2002′de bir seçim yapıldı, iktidardaki parti yüzde 34 oy aldı. Ama genel başkanları milletvekili seçilemiyordu. Anayasa değişti, seçim kurulu karar aldı, Siirt’te yeni seçim yapıldı bu kişi parlamentoya milletvekili olarak geldi.

Güzel şeyler söylüyordu. ‘Özgürlük, demokrasinin üstünde vesayet olmamalı’ diyordu. Birçok çevre o sözlere inandı. Liberal aydınlar umut bağladı.

‘DANIŞTAY’DA KÜLTÜR KALMADI’

Onlar kendi dünyalarına uygun bir özgürlük anlayışını savunuyor. Bir referandum yaptılar, yargı sil baştan değişti. Danıştay Başkanı’nın görev süresi doldu ama başkan adayı çıkmıyor. Neden? Çünkü, kapı arkasında pazarlıklar bitmedi. Danıştay kültürünü yerle bir ettiler. Yargıtay’da da Danıştay’da da kültür kalmadı.

Üniversiteler suskun kuruluşlar haline getirildi. Bereket veresin orada gençler var da mezuniyet törenlerinde özgürce haykırabiliyorlar.

Yasama organını kendi tekeline aldı ağzından cümle çıkıyor, etresi gün kanun teklifi hazırlanıyor. Yargı talimatla dava açıp, talimatla karar alıyor.

Kaç çocuk yapacaksınız, nasıl doğum yapacaksınız, nasıl eğleneceksiniz. ‘Ben bilirim’ diyor. Egosu o kadar güçlü hale geldi ki ‘tüm milliyetçilikleri ayaklar altına alırım’ dedi. Bugün milliyetçi kesiliyor, sevsinler senin milliyetçiliğini.

Korku duvarlarını bu ülkenin genç, yiğit evlatları yıktı. Herkesin korktuğu ortamda ‘Senden korkmuyoruz, ister TOMA’yla, ister plastik merminle, ister gerçek merminle gel, bedenimi siper ediyorum senden korkmuyorum’ dedi.

‘SENİ DİKİZCİ Mİ ATADIK?’

Diyor ki ‘Beşiktaş’ta oturuyorum, gelen geçenleri seyrediyorum.’ Biz seni dikizci olarak mı atadık. Bir de utanmadan söylüyor.

Bu tiran hakkında bizim konuşmamızdan çok bu ülkenin psikologlarının konuşması lazım. Bana kimse dokunamaz dedi. Bizim 3-5 çapulcu çıktı, karizmasını çizdi yere çökertti.

‘KIYMETİN KALMADI’

Şimdi ister 30 kanal canlı versin, tüm gazeteler manşet yapsın senin bu ülkede de kıymetin kalmadı, dünyada da kıymetin kalmadı.

4 kişi hayatını kaybetti, çıkıp da ‘Allah rahmet eylesin’ dedi mi?

Bugün yine yalan söylüyor. Kabataş iskelesinde bir kadıncağız saldırıya uğramış. Arkadaşlarıma hemen bu kadıncağızı bulun dedim. Kabataş’taki olayı ortaya çıkarmak senin görevin. Taksim’de bir polisin başörtülü bir kadına nasıl tokat attığını ben biliyorum. Bunu neden konuşmuyorsun. Senin amacın oy devşirmek onun hesabını yapıyorsun.

Kin var senin yüreğinde. Bir insan bu kadar kini nasıl içinde barındırıyor. Babamın bir sözünü hiç unutmam ‘oğlum sen doğru dur, eğri belasını bulur’ dedi.

Cami imamı ‘ben din adamıyım yalan söylemem’ dedi. Onu alnından öpüyorum. Yalanla iktidar olunmaz.

‘SEÇİM BARAJINI KALDIRALIM’

Recep Tayyip Erdoğan’ı düştüğü kuyudan çıkaracak bir formül var. Demokrasi ipine sarılacak. Sen demokrasi mi istiyorsun, gel yüzde 10 seçim barajını kaldıralım. Seçim barajını Kenan Evren getirdi, Erdoğan savunuyor.

Yüzde 49 oy aldı, Meclis’te oy oranı yüzde 69. Aradaki fark çalınan oydur.”