Kapatılan NTV Tarih’in Yayın Yönetmeni Gürsel Göncü: Tarih bunu da yazacak!

Cumartesi, 6 Temmuz 2013 11:43

fft64_mf1527576Dipnot Tablet Yazarı Emiyra Yılmaz kapatılan NTV Tarih dergisinin yayın yönetmeni Gürsel Göncü ile röportaj yaptı. Göncü “Tarih bunu da yazacak. Biz yaptığımız işle, basılmayan bu sayıyla yazılacağız. Ama kapatma kararını alanlar çok iyi anılmayacaklar ne yazık ki. Ama onlar için de iyi niyetimi korumaya devam ediyorum. Umarım bundan sonra çok daha iyi işler yaparak tarih karşısında kendilerini affettirirler, bugünleri unuttururlar.” dedi.

NTV Tarih’i kim okuyordu? Nasıl bir okuyucu profiliniz vardı?

-Biz popüler bir tarih dergisiydik. Günümüz siyasetiyle uğraşmıyorduk. Ancak günümüz gelişmelerinden hareketle tarihe bakıyorduk. Bugünün siyaseti bizim için bir malzeme değildi doğrusu, bu yüzden de ortaya koymaya çalıştığımız belirgin bir siyasi duruş olduğunu söyleyemem. Dolayısıyla sağcı, solcu, İslamcı, liberal her kesimden okurumuz vardı. İnsanlar dergiyi eline alınca kendileri için bir çaba sarf edildiğini, konularından mizanpajına kadar özenle hazırlandığını görebiliyordu. Bence bu yüzden de okunan bir dergiydi.

-Okurun tepkisi ne oldu kapatılma kararına?
Aylık 35 bin satışımız vardı. Okurlar da şaşırdılar. Kapandığı haberi geldiği andan itibaren teklifler gelmeye başladı. Bu tarz bir dergiciliği sürdürmeyi planlıyoruz yine. İnsanlar büyük bir duyarlılık gösterdiler. Yardım edelim, paraya ihtiyacınız var mı diye mailler, tweetler yağıyor.

-Basılmayan sayının kapağını biliyoruz. Peki içerikte ne vardı?
Bu ay #yaşarkenyazılantarih kapağıyla çıkmayı planladığımız ve yayınlanmayan sayının içeriğini bulmacasından ajanda sayfalarına kadar Gezi protestolarına ayırmıştık. 19 günü detaylı olarak, saat saat dönüm noktalarını çıkarmıştık.
Osmanlı ve Bizans döneminden yakın tarihten isyan örneklerini derginin sayfalarına taşımıştık.
‘Gezi’de yaşananları tarih ileride nasıl yazacak?’ diye bir bölüm yapmıştık.

Medya ve gençliğin araştırmalardan yola çıkarak analiz edildiği bir dosyamız vardı.

Şu an tartışma konusu olan ve yaylaştırma projesi yapılması planlanan bütün bu alanın 200 yıllık tarihini araştırmıştık.
Kitap önerilerimiz arasında bir kitap vardı ki en çok ona üzüldüm diyebilirim. 1934 yılında basılmış ‘zehirli gazlardan nasıl korunacağını’ anlatan bir kitap vardı. Düşünebiliyor musunuz, ikinci dünya savaşı öncesi bugün tartıştığımız biber gazı gibi gazlardan nasıl korunacağının yazıldığı bir kitap.

Yani saklayabilecekleri, ilerde referans olarak alabilecekleri bir sayıydı.

-Nasıl bir işleyişiniz vardı? Her ay dergi çıkmadan yönetim tarafından kontrol edilir miydi?
Aslında haklarını teslim etmem gerekirse Doğuş Grubu, yönetimi 5 yıldır bir gün bile bize ‘şunu yazın, bunu yazmayın’ gibi bir yorumda bulunmadılar. Bu anlamda çok özgür ve bağımsız bir dergiydik. Bu ilk ve son oldu. Dergi basıma gittiği sırada çok hızlı bir şekilde kapatma kararı alındı.

-Böyle bir şey bekliyor muydunuz, şaşırdınız mı?
Doğrusunu söylemek gerekirse bir reaksiyon olabileceğini düşünüyordum ama derginin kapatılmasına kadar varacak bir müdahale beklemiyordum. Aslında biz her ay ne yapıyorsak yine onu yaptık. İşimizi yaptık. Siyaseten pozisyon almak gibi bir derdimiz yoktu. Hiçbir zaman da olmadı. Nasıl ki her ay güncel gelişmelere bağlı olarak tarihe dönüp bakıyorsak yine öyle yaptık. Gündemde de Gezi olduğuna göre tabi ki bunu yapacaktık. Başka ne beklenebilir ki. Ama herkes o kadar siyasi bakıyor ki, bizim yaptığımız işte de siyasi bir yön aramaya çalışıyorlar. Çok yazık oldu.

Bu ay çıkan diğer dergilere baktığımızda hepsinde yine Gezi var. Buradan baktığınızda sizin kapatılmanız tuhaf değil mi?
Bu tuhaf gerçekten. Anlam veremiyorum. Biz de popüler yayın yapan bir dergiyiz sonuçta. Ne yapmamız bekleniyordu ki?

Bütün bu süreçte medya çok eleştirildi. Sizce medya nerede hata yaptı?
Medya bence temelden bir hata yaptı. İşini yapmadı! İşi habercilik olanlar işlerini yapmadılar. Senin işin olanı biteni olduğu gibi vermek. Bunu yapmayınca işini de yapmamış oluyorsun. İlla ki göstericileri övmek ya da polisi kötülemek yani bir taraf olmak zorunda değilsin. Orada bir olay oluyor ve sen bunu olduğu gibi vermek zorundasın. İşin bu. Bu olayla medyanın kapasitesi de ortaya çıkmış oldu. Zaten son üç yıldır özellikle medya tam anlamıyla sermiş durumda. Biraz da siyasi atmosfere sığınarak, ‘nasıl olsa yapamayız, nasıl olsa izin verilmez’ diyerek herkes yatıyor medyada.

Tarih nasıl yazacak bu kapatılmayı?

Tarih bunu da yazacak. Biz yaptığımız işle, basılmayan bu sayıyla yazılacağız. Ama kapatma kararını alanlar çok iyi anılmayacaklar ne yazık ki. Ama onlar için de iyi niyetimi korumaya devam ediyorum. Umarım bundan sonra çok daha iyi işler yaparak tarih karşısında kendilerini affettirirler, bugünleri unuttururlar.

Dergi çıkabilseydi, ben NTV grubunun imajı için de iyi olacağını düşünüyordum. Aslında bütün o protesto dönemlerinde, binanın önüne insanlar gelip yayınları protesto ettiğinde de iyimser bakmaya çalışmıştım. Bu kadar tepki olduğuna göre demek ki hala insanların bir beklentisi var bizden diye düşünüyordum. Bize de dergi olarak çok tepki gelmişti. Hatta bu sayıda onları da yayımlayacaktık. NTV Tarih bu anlamda Doğuş grubunun imajının düzeltilmesi için de bir adım olabilirdi, ama olmadı.

Röportaj: Emiyra Yılmaz

App. Store’dan iPad ve iPhone’nunuza indirmek için TIKLAYINIZ