Kahvaltıda Yediğim Reçeli Doping Zannetmişler

Çarşamba, 26 Ağustos 2015 13:02

Yarı İngilizce-yarı Türkçe kelimelerle dolu, son derece Avrupai plaza dillerine aşinayız artık. Özellikle yurtdışında da operasyonları olan şirketlerle toplantı yaptığınızda bunu daha çok görüyorsunuz. O kadar profesyoneller ki iki dili birleştirerek “Tanzanca” bir dil bile icat etmiş durumdalar. Sürekli toplantı “set” ediyor, müşterilerinin hanelerine bol bol “penetrasyon” uyguluyorlar.

Fakat tüm bu profesyonel yapı içinde çoğu insan sabah metrobüste akbil basmayı ihmal etmiyor, işten izin alabilmek için türlü türlü numaralar icat etmeyi bırakmıyor. Bir ekonomi dergisi ufak bir araştırma yapsa, büyükannelerin 365 gün içerisinde 420 kere hastalandığını saptayabilirler. Haliyle patronlar da büyükanne rahatsızlıklarında çalışanlarına izin vermeyi ihmal etmiyorlar.

PROFESYONEL ŞİRKETLER BÖYLEYKEN SPORCULAR FARKLI OLUR MU?

Son olarak milli atlet Aslı Çakır Alptekin’in doping nedeniyle 8 yıl ceza aldığını ve 2010’dan bu yana kazandığı tüm unvanları iade etmesi gerektiğini okuduk spor basınında. Zaten bu iş ilk ayyuka çıktığı zaman bu tip bir durum ortaya çıktığını anlamıştık.

Çünkü son 20 yılda, ismi dopingle anılan sporcularımız kendilerinin ne kadar “masum” olduklarını iddia etseler de ya uluslararası federasyon birliklerinden ya da Spor Tahkim Mahkemesi CAS’tan sağlam cezalarla Edirne’den içeri giriyorlar.

Hal böyle olunca milletçe ufak bir paranoyanın içerisine girdik. Çünkü bu kadar çok sporcumuz sistematik bir şekilde doping yapıyor olamazdı. Her geçen gün “büyük adımlar” atan Türk sporunun önüne çekilmek istenen bir engeldi bu.

Sporcuların “biyolojik kimliği”ndeki gariplikleri fark eden anti-doping ajansları ve federasyonlar, sporcularımıza KDV zamları gibi ceza bindirmekte. Son yıllarla ilgili ufak bir özet yaptığımda doping kompozisyonumuzu daha iyi anlayacaksınız:

* 2002 yılındaki Avrupa Atletizm Şampiyonası’nda 1.500 metrede altın madalya kazanan Süreyya Ayhan, 2004 Atina Olimpiyatları öncesinde doping kullandığı gerekçesiyle aktif spordan ömür boyu men edildi.

* Hem 2012 Avrupa Atletizm Şampiyonası hem de 2013 Avrupa Salon Atletizm Şampiyonası’nda altın madalya kazanan Nevin Yanıt, doping testleri pozitif çıkınca 2014 yılında atletizmden 2 yıl men edildi. Yukarıda saydığımız şampiyonluklarla ilgili madalyaları da geri alındı.

* 2004 Atina Olimpiyatları çekiç atmada bronz madalya kazanan atletimiz Eşref Apak, kanında bulunan stanozolol maddesi nedeniyle 2013 yılında alınan kararla spordan 2 yıl men edildi.

* Cep Herkülümüz ve Milli gururumuz Halil Mutlu da dopingten nasibini almıştı. Mutlu, 2005 yılında testlerinde ortaya çıkan stereoid nedeniyle 2 yıl men cezası aldı.

* Elvan Abeylegesse ise bu listenin en ilginç cezalarından birini aldı. IAAF (Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği) tarafından yapılan geriye dönük doping testlerinde şans yüzüne gülmedi ve 2005 ve 2007 Dünya şampiyonalarında yasaklı madde kullandığı gerekçesiyle soruşturmaya tabi tutuldu. Karar yakın zaman içerisinde açıklanacak.

* Türk halterinin en önemli kadın sporcularından biri olan Nurcan Taylan da doping cezası alan isimler arasındaydı. 6 Avrupa ve 2 Dünya rekoru sahibi olan Taylan, doping kullandığı gerekçesiyle 2012 yılında 4 yıl men cezası aldı.

* 2005’te İspanya’da düzenlenen Akdeniz Oyunları’nda bronz madalya kazanarak geleceğin en önemli atletlerinden biri olacağını ispatlayan Binnaz Uslu, kariyerinde iki defa doping yaptığı gerekçesiyle ömür boyu spordan men edildi.

* 2004 Atina Olimpiyatları’nda bronz madalya, 2008 Avrupa Şampiyonası’nda da altın madalya kazanan halterci Sedat Artuç, daha sonraki dönemde doping kullandığı gerekçesiyle spordan 2 yıl men edildi.

dopingFUTBOL VE BASKETBOL

Tabii ki doping kullandığı gerekçesiyle ceza alan spor dalları atletizm, halter ya da çekiç atmadan ibaret değil. Geçmişte çok ünlü futbolcu ve basketbolcularımız da doping kullandıkları gerekçesiyle cezaya çarptırılmıştı.

* 1998-1999 sezonu başında Ankaragücü’nden Galatasaray’a transfer olan genç yetenek Hasan Şaş, doping kullandığı gerekçesiyle futboldan 6 ay men edilmişti.

* Bir dönemin transfer rekoru olan 8.75 milyon dolar karşılığında Gaziantepspor’dan Beşiktaş’a transfer olan Ayhan Akman, İstanbul’a geçmeden önce Gaziantespor’da doping kullandığı gerekçesiyle 6 ay futboldan men edilmişti.

* Arnavutluk doğumlu olmasına rağmen Basketbol Milli Takımı’na uzun yıllar hizmet eden Ermal Kurtoğlu da doping cezası alan ünlü sporcular arasındaydı. 2005 yılında düzenlenen Avrupa Basketbol Şampiyonası sonrasında yapılan doping testlerinde sonucu pozitif çıkan Kurtoğlu da 6 ay ceza alan sporcular arasına katılıyordu.

* Geçtiğimiz sezonu Galatasaray’da tamamladıktan sonra yeni sezona Pınar Karşıyaka’da giren Kerem Gönlüm de 2009 yılında doping kullandığı gerekçesiyle Türkiye Basketbol Federasyonu tarafından basketboldan 1 yıl men edildi.

Hazırlayan: ERDİ AYDEMİR

Yazının devamı ve Dipnot Tablet’in 231. sayısını indirmek için:

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

 available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Get-it-on-Google-Play